SON DAKİKA
reklam
reklam

Terör sevdalısı Amerikalı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 24 Şubat 2019, Pazar - 12:15   Okunma Sayısı:

Suriye’deki Amerikan askerlerini çekme planını tartışmak üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmek isteyen John Bolton, Ankara’ya gelmeden önce Kürtlerle ilgili yaptığı açıklamada, “ABD’nin Suriye’den çekilmesi Türkiye’nin Kürt savaşçılarının güvenliğini garanti etmesine bağlı" demiş ve Türkiye’nin ABD ile tam koordinasyon içinde olmadan Suriye’de askeri operasyon düzenlememesi” gerektiğini söylemişti.

 

Meclis konuşması

Erdoğan, Meclis’te milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada, Suriye’nin kuzeyinde YPG mevzilerine yönelik askeri harekâtı başlatmaya hazır olduğunu belirterek Bolton’ın sözlerini 'kabul edilemez' olarak nitelendirmiştir. Daha sonra da çok meşgul olduğu bahanesiyle Amerikalı ziyaretçiyle görüşmedi."

Cumhurbaşkanı, "Bu mesajı kabullenmemiz mümkün değil. John Bolton, çok ciddi bir yanlış yapmıştır. Kim bu şekilde düşünüyorsa onlar da yanlış içerisindedir.'' ifadelerini kullanmıştı.

Richard Spencer, Times gazetesi için kaleme aldığı yazısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın meşgul olduğu gerekçesiyle Bolton ile görüşmemesini ve Suriye’de bulunan ABD üslerinin Türkiye’ye devredilmesini talebini, “ABD’nin sıra dışı bir şekilde hor görülmesi” olarak yorumlamıştır.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre Richard Spencer imzalı yazı “Erdoğan (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan), ABD’yi hor görmesinin ardından Kürtlere saldırmaya hazır” başlığını taşımaktadır.

 

Yorumlama

Çok değil daha 5-6 yıl öncesine kadar Türkiye hakkındaki olumsuz faaliyet ve demeçler, kapalı kapılar ardında konuşulur ve kokusu çıktığı zaman “demecin resmi olmadığı, söyleyeni bağladığı veya Amerikan resmi politikasında müttefiklere karşı tahripkâr edimler olamayacağını belirtirlerdi.

Şimdi artık her şey aleni konuşuluyor. Düzeltme için zaman ayırmaya veya çaba sarf etmeye gerek bile duyulmadığı gibi bu tür demeçler sık sık ve zaman-mekân farkı gözetmeksizin verilebiliyor.

Geçen yazımda belirtmiştim. Dünya, küreselleşmeden uzaklaşarak yeniden bloklaşmaya gidiyor. Türkiye NATO’nun üyesi olmasına rağmen karşı blokun içinde yer almaktadır. İşte kırılma da burada başlıyor.

 

Sözde soykırım iddiaları sevdalısı

(Macron)

 

Ermeni derneklerinin koordinasyon konseyi olan Ermeni Organizasyonlar Koordinasyon Konseyi’nin (CCAF) gelenekselleşen yemeğine davetli olan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yaptığı konuşmada, 24 Nisan gününü “Ermeni Soykırımı Anma Günü” ilan ettiğini açıklamıştır.

Macron daha sonra twitterda yaptığı paylaşımda, "Fransa tarihle yüzleşir. Gelecek birkaç hafta içerisinde söz verdiğim gibi 24 Nisan’ı Ermeni soykırımını anma günü ilan ediyoruz" ifadelerini kullanmıştır. Aslında Fransa, PKK’ya vefasını göstermek için 2001 yılında1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanımıştı. Macron ise, 2017’deki seçim çalışmalarında 24 Nisan’ı resmi anma günü haline getirmeyi vaat etmişti.

 

 

BBC Türkçe’ye göre Macron, bu adımla ilgili olarak Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı önceden bilgilendirdiğini ifade ederek "IŞİD’e karşı mücadele, insan hakları ve sivil özgürlüklerin yanı sıra soykırım konusunda da Türkiye ile fikir ayrılıklarımız var" demiştir.

Macron Ankara ile diyalog kanallarını açık tutmak istediğini de ifade etti.

 

Yorumlama

Macron, içinden geçenleri bütün açıklığıyla söyle. Seni de tanıdık ama senden öncekileri daha iyi tanıyoruz. Bayan Mitterand’ın kulakları çınlasın. 2007 yılında Türkiye’ye; Portekiz, İspanya, İtalya, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’nin de katılımıyla “Akdeniz Birliği” çağrısında bulundu. Sarkozy’nin kafasına göre söz konusu birliğe Akdeniz’in güney havzasındaki Magrep ve Arap ülkeleri de dahil edilebilirdi.

Sana gelince Macron, 2018 Aralık ayından bu yana devam eden hükümet karşıtı protestoları kontrol altına almaya çalış! Ülkeyi referanduma mı götürürsün, milletvekillerinin görev sürelerini mi kısaltırsın, sayılarını mı azaltırsın, “Sarı Yelekliler”le bir çay-kahve mi içersin, zamları kontrol altına mı almak istersin, bunlarla ilgilen!

Bak, sayende Fransa çatırdamaya başladı. Çevrendeki dar halkada bulunan yıkama-yağlama ekibini uzaklaştır. Sol veya sosyalist olmak söylemle olmaz…

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam