Kalenin yeri ve tarihteki önemi
Preveze, Yanya ilinin güneyinde Yunan Denizi ile Narda Körfezi’ni birbirinden ayıran yarımadanın ucuna kurulmuştur. Karşısında Punda Kalesi bulunur. Liman büyük gemilerin yanaşmasına elverişli olmayacak kadar sığdır. 1538 Preveze Deniz Savaşı ve 1897 Türk-Yunan Savaşı ile harp tarihimizde ünlü bir yeri vardır.
Preveze Kalesi, ikmal yönünden deniz kuvvetlerine, harekât yönünden bağımsız Yanya Kolordusu Komutanlığı emrine verilmişti. Sahil bataryalarındaki toplar, Yunan harp gemilerinde bulunan toplarla boy ölçüşecek nitelikte değildi. Atış istikametleri, taktik ihtiyaçlar göz önüne alınmadan düzenlenmişti.
Aslında kale, müstahkem mevkiler arasında değerini yitirmiş ve Harbiye Nezaretince 1911 yılında müstahkem mevkiler kadrosundan çıkarılmıştır. Nitekim Yanya Kolordu Komutanlığının Başkomutanlık Vekâletine bildirdiği durumuyla Preveze istihkâmlarındaki topların teknik yönden yetersizliği ve ateş edemeyecek kadar harap duruma gelmeleri nedeniyle Preveze’nin bir savunma tesisi olmadığı gerçekti. Bu nedenle kalede mevcut silah ve cephaneden iyi durumda olanlar ayıklanacak ve Yanya Müstahkem Mevkiine taşınacaktı.
Harekât öncesi durum
Yunan Komutanlığı, kendi harp gemilerinden bir veya iki tanesini Narda Körfezi’ne sokmak istiyordu. Yunan harp gemilerinin Narda Körfezi’ne girme hakları yoktu. Buna karşın 2’nci Ordu Müfettişliği bunu bilmediği için “gemiler düşmanca harekette bulunacak olurlarsa durdurulması, aksi halde kendi sularında seyir ve harekette serbest olduklarından ilişilmemesi”ne dair emir verilmişti.
Bu ilgisizlik ve bilgisizlikten yararlanan Yunan Deniz Filosu Komutanı, 105 m’lik topları olan iki adet gambotunu Prevezeli bir Rum balıkçının kılavuzluğunda 16/17 Ekim gecesi gizlice Narda Körfezi’ne sokmayı başarmıştı.
Türk Komutanlığı, Boğaz’dan giriş çıkış yapılabileceğine ihtimal vermemiş ve geçişleri engelleyici herhangi bir düzen almamıştı. Oysa Boğaz’ın girişine topçu ateşi planlanabilir, yol işaret şamandıraları kaldırılabilir, karartma tedbirleri alınabilirdi.
Eldeki gemiler, körfez dışında yararlı olmasalar da iç kesimde karakol hizmetleri, topçu desteği, Preveze Boğazı’nı kapama gibi çok önemli görevler yapabilirdi.
Yunan Harekâtı
1 Kasım 1912 günü Loros’ta toplanan Yunan Preveze Müfrezesi, Preveze istikametinde yürüyüşe başlamış, keşif kollarının bölgede Türk unsurları bulunmadığı şeklindeki raporları üzerine Epir Çete Müfrezesiyle birleşmiştir. Yine Loros’tan yola çıkan 300 kişilik Girit Gönüllü Çete Grubu da Aya Apostol manastırı bölgesinde tertiplenmişti.
Hava koşullarının uygunsuzluğu nedeniyle harekât 2 Kasım 1912 günü saat 06.00’da başlatılmıştır. Narda Körfezi kıyılarına paralel şekilde seyreden Türk gambotu, Preveze’ye ilerleyen Yunan kuvvetlerine makineli tüfek ateşi açınca Yunan sahra bataryası hemen mevziye girdi. Eski Preveze bölgesindeki Türk topçusu üzerine ve Türk gambotuna ateş açmaya başladı. Gambot yara alınca bölgeden uzaklaştı.
2 Kasım 1912 günü gelişmeleri
Türk Piyade Taburu erleri canla başla savunma yapıyorlar, Yunan birlikleri ise bizim mevzilerimize giremiyorlardı. İleriye yanaşması gereken ihtiyat bölüğü, uygun zaman ve yerde ileri savunma düzenindeki yerini alamadığı için erler başıboş şekilde Preveze yönünde kaçmaya başlamışlardı.
Saat 12.00… Girit Çetesi, Türk birlikleri üzerinde baskıyı arttırmış, Yunan harp gemileri denizden kendi kara birliklerini ateşleriyle destekliyordu. Saat 13.00’te başlatılan Yunan saldırısı saat 14.00’te tekrarlandı. Preveze Kalesi’ne üç mermi attılar. Yunan harp gemileri şehri denizden kuşattılar. Limandaki Antalya ve Tokat torpidobotlarımız kendi personeli tarafından batırıldılar…
Preveze’nin teslimi
Büyük devletlerin konsolosları 3 Kasım 1912 günü Preveze Mevkii ve Türk Piyade Tabur Komutanlığını ziyaret ederek muharebenin durdurulmasını, dayanmanın yarar sağlamayacağını, teslim olmanın gerekliliğini telkin ve tavsiye ettiler.
Her taraftan bağlantısı kesilmiş, muharebe gücü kalmamış bir avuç insan için yapılacak başka bir şey kalmadığı düşüncesi ilgililerce benimsendi ve teslim olma tavsiyesine uyuldu. Konsoloslarla birlikte Türk askeri temsilcisi ve Yunan Tabur Komutanının bulunduğu toplantıda işlemlerin saat 11.00’de bitirilmesi, Preveze Kalesi ve Preveze Türk kuvvetinin harp esiri olarak teslim alınması, silahsızlandırıldıktan sonra Yunanistan’ın iç bölgelerine götürülmesi gibi kayıtlarla taraflar arasında bir protokol onaylandı.
Sonuç
Böylece 1538 Preveze Deniz Muharebesi, 1897 Türk-Yunan Savaşı zaferleriyle Türk harp tarihinde ünlü bir yeri olan Preveze Kalesi, 3 Kasım 1912 saat 09.00’dan itibaren Yunan hâkimiyetine girmiş oluyor, kaleyi savunan ve mevcudu 810 kişi olan askeri birlik harp gemilerine bindirilerek Lefka’ya götürülüyordu. Taşınabilen ağır toplar ve mermiler ise, Yunan kuvvetleri tarafından sonraki günlerde Yanya Kalesi’ne karşı kullanılacaktı.
Preveze Mevki Komutanlığı envanterinde altı adet top bulunmaktaydı. Bunlardan bir adet 120 mm’lik top seferberliğin ilanıyla birlikte Mitika’ya götürülmüş, bunun yerine 80 mm’lik bir top, ayrıca İçkaleye de 37 ve 40 mm’lik iki top yerleştirilmişti. Topların hepsi adi ateşli, kullanılamaz durumda ve ışıldaksızdı. Yunan işgal kuvveti tamamına el koymuştur.
Balkan Faciası incelendiği zaman tespit edilen hatalı hususların hepsini bu muharebede de görmek mümkündür.