SON DAKİKA
reklam
reklam

Tatlı belâ S-400

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 1 Mart 2019, Cuma - 09:39   Okunma Sayısı:

 

Ankara’nın hava savunma stratejisi Doğu ve Batı’yı karşı karşıya getiriyor. S-400 ya da Patriot alımı ABD öncülüğündeki NATO’yu da harekete geçiriyor. Hatta ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada “NATO müttefikleri Doğu’dan silah alırken ABD buna seyirci kalamaz” ifadelerini kullanmak suretiyle tepki göstermiştir. Türk hükümetinin söylemleriyle Penc’in sözleri birbirini tutmuyor.

Türkiye'nin S-400 alımı ve hava savunma stratejisi konusunda söz sahibi olma kararlılığına ABD takoz olmaya başladı. ABD öncülüğündeki NATO ise, Ankara’ya karşı biraz daha yumuşak dil kullanmayı hatta Türkiye’nin tercih sebebini anlamaya çalıştıkları söylemlerini sürdürüyor. Oysa taşıdıkları kaygılar vardır ve şöyledir:

 

  • ABD; Türkiye’nin S-400 alımı sonucu Rusya ile yaptığı ticareti Türkiye’nin eksen

değiştirmesi olarak görmekte ve kaygıya kapılmakta,

  • ABD, Yüksek teknoloji ürünlerinin özellikle de F-35 uçaklarının yazılımlarının

S-400’lerin eline geçeceği düşüncesini taşımakta…

 

Farklı düşünmek

Dünya, küreselleşmenin dışında bloklaşmaya yönelmiştir. Türkiye, hava savunmasında önceliklerini doğru olarak ortaya koymalıdır. Siyasetinden ekonomisine, hukukundan ticaretine kadar önceliğin Amerikan çıkarlarında olduğunu hatırlatmaya gerek var mı? Bu sistem kendi adalet mekanizmasını, ekonomik yardım veya ambargo anlayışını ve hükümetleri yerinden edecek senaryoları içermektedir. NATO da bu sistemin içindedir.

Tarih içerisinde kendisine yönelik tehdidin Rus Çarlığı olduğunu kabul eden Türkiye, NATO’nun üyesi olduğundan beri de eski Sovyetler Birliği’ni tehdit olarak görmeye başlamıştır.

 

Yeni sorunlar

Zaten ekonomik ve parasal problemler yaşayan bir Türkiye, Suriye’den bir saldırıya uğradığında NATO şemsiyesi altına alınmayacağını sezerek dışlandığını görmüştür. Kendi içinde bile zıtlıklar ve çatlamalar yaşayan NATO’nun lider ülkelerinden Almanya ve Fransa dahi ABD’ye karşı kendilerini korumak istediklerini beyan etmişlerdir.

Hal böyle olsa da Türkiye’ye destek vermeyi pek uygun görmedikleri gibi AB dışında tutmayı yeğlemişlerdir. Bu yetmiyormuş gibi S-400 alımı konusunda kararlı tavrını sürdüren Türkiye, ABD Başkanı Trump’ın da zaman zaman müttefiklik icabına uymayan uyarı ve tehditlerine muhatap olmaktadır.

 

Yeniden şekillenme

Aslında basit şekliye söylemek gerekirse ABD Türkiye’ye, “Benim verdiğim silah, araç ve gereçlerle benim karşımda duramazsın” demek istemektedir. İşte bu noktada Türkiye büyük bir iş düşmektedir. Hem NATO’da olacaksın, İran ve Rusya’ya karşı İncirlik Hava ve Kürecik Radar Üslerini faal halde tutacaksın, hem de Rusya’dan S-400 uzun menzilli füze almak suretiyle kendi milli savunmanı sağladığını söyleyeceksin

S-400 füzelerinden ABD ve NATO’nun rahatsızlık duyduğu kadar İncirlik ve Kürecik üslerinden de Rusya’nın tedirginlik duyması gayet doğaldır. Rusya, kendi ihtimalât hesaplarında bu üsleri kendisine tehdit olarak görmektedir.

Milli ihtiyaçlar için düşünülen bir silah sistemi olarak S-400’lerin NATO sistemine entegre edilmesini dile getirenler de oluyor. İyi güzel de NATO kime karşı?  Muhasım olduğu bir devletin silah sistemini ne yapsın?

 

Destursuz müttefik (!)

ABD’nin bize karşı doğrudan bir saldırıda bulunması her zaman zayıf bir ihtimaldir. Ancak eğer saldırıyı düşünüyorsa bunu YPG vasıtasıyla yapacaktır. Onları Kürt olma ve Kürt devleti kurma bilinciyle keskinleştirmekte ve kışkırtmaktadır. Hatta göğsünü gere gere onlara kendi kara gücü edasıyla bakmaktadır. Binlerce TIR silah ve mühimmat göndermiş ve göndermeye de devam etmektedir.

Büyük müttefik, destursuz müttefikiyle güneyden bizi taciz ederken kendisi de kritik malzeme (uçak yedek parçaları, helikopter motorları, denizaltı malzemeleri, özel elektronik aygıtlar vb) satışlarında kısıtlama, ekonomik yardımlardan vaz geçme gibi kendine has eylemlerle Türkiye’yi rahatsız etmeye devam edecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam