gemi seyahatimdeki ilk fotoğraflar
bu sararmaya yüz tutmuş kartlar.
yıllar öncesinin Tekirdağ’ı albümde saklı.
savrulan tozlarla tepelerden inen patikalar
sahilde buluşur sessizce, ağlamaklı
limanda toplanmış hayat
eski iskeleyle yanındaki barınakta,
birkaç gemi, üç beş yat…
yoksul mahallelerde bacalar tütse de
gemiciler henüz yakmadı ışıkları…
bulutlarla grileşen akşamın kızıllığı
ve tepelerdeki sokak lambalarının cılızlığı
hüzünlendirir elbet aşıkları
şarap ve rakı; kentin serveti, akçesi
yapıncak, narince bağları, ayçiçeği tarlaları
geride kalıyor Trakya mutfağının gizli bahçesi.
sanki şu sırtta çakıp sönen Hoşköy feneri,
Mehlika’nın kara sevdalıları*nın mihmandarı
bir de yarını hayal ediyorum
güneşin doğuşunu, seheri
bu güzelliklere nelerini vermez gönül neferi.