SON DAKİKA
reklam
reklam

Geçtiğimiz hafta neler oldu?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 4 Mart 2019, Pazartesi - 11:44   Okunma Sayısı:

 

Güneydoğu Anadolu bölgemiz, şu an için Türkiye’nin en hassas bölgesidir. Sınırlarımıza ve ötesine yığdığımız birliklerle Suriye’ye yapılması muhtemel bir operasyon, yerel seçimler ve az sayıda da olsa Şırnak merkezli küçük çaplı arama-tarama faaliyetleri bu hassasiyeti daha da arttırmaktadır.

Geçen hafta Cudi Dağı Silopi ilçesi Kösreli köyü kırsalında PKK’lıların üs haline getirmeye çalıştıkları mağara ve sığınaklara yapılan operasyonlarda BKC tüfek mühimmatı, mutfak tüpleri, kablo, hücum yelekleri, sırt çantaları ve yaşam malzemeleri ele geçirilmiş ve imha edilmiştir.

 

Rusya cephesi

14 Şubat’ta Astana Zirvesi’nde Türkiye, Rusya ve İran temsilcileri toplanmış ve Türkiye’nin Suriye sınırıyla ilgili terör kaygılarını ele almışlardı.

ABD’yi suçlayan Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Türkiye’nin kaygılarına Amerika Birleşik Devletleri’nin yaptığı hataların neden olduğunu, Kürt güçleri desteklemek suretiyle Arapların çoğunlukta olduğu bölgeleri kontrol altına alma konusunda cesaretlendirdiğini belirtmiştir.

Lavrov, Rus ve İran güçlerinin meşru Şam hükümetinin davetiyle Suriye’de bulunduğunu; ancak Şam hükümetinin Türk ordusunun varlığına karşı çıksa da Astana sürecini desteklediğini belirtmiştir. Arap Birliği Genel Sekreteri ise, Türkiye ve İran’ı çatışmalara müdahil olmakla suçlamıştır.

Buraya kadar yaptığı açıklamalar söylenmesi gereken veya uygun olanlardan diyebilirsiniz; ama mesajların devamında ayrıntılarda gizli gerçek göze çarpıyor. Rusya Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin özel konumu nedeniyle Suriye sınırı hakkındaki endişelerini anlayışla karşıladıklarını; ancak Kürt güçleri hakkında tam bir fikir birliği içinde olmadıklarını belirttikten sonra "Sapla samanın ayrılması gerektiğini, hangi Kürt güçlerinin terörist olarak tanımlanması gerektiği konusunda Türkiye ile tam bir fikir birliği içinde olmadıklarını" ifade etmiştir.

 

Nasıl yorumlamak gerek?

ABD, bir NATO ülkesi olan Türkiye’nin S-400 füzelerini almak istemesini içine sindirememiştir. YPG’ye TIR’lar dolusu silah vermesi en somut tepki örneğidir. ABD, Irak ve Suriye topraklarında kendisine müzahir unsurları desteklemektedir.

Dikkat edilmesi gereken konu, Rusya Dışişleri Bakanı’nın terör konusunda Kürtlere nasıl bakılacağını anlatmaya kalkışmasıdır. Halen Moskova’da PKK bürosunu kapatmamış olan bir Rusya’nın, yarın Amerika ile tekrar yakınlaşması muhtemel bir Türkiye’ye karşı PKK unsurunu elinde koz olarak göreceğidir.

***                           ***                        ***

Venezuela’da durum

Venezuela’da muhalefet lideri Ulusal Meclisin Başkanı Juan Guaido, kendisini "geçici devlet başkanı" ilan etmiş ve başta ABD olmak üzere Avustralya, Kanada, Kolombiya, Peru, Ekvador, Paraguay, Brezilya, Şili, Panama, Arjantin, Kosta Rika ve Guatemala gibi ülkeler tarafından tanınmıştır. Son olarak da Avrupa Parlamentosu bu tanıma kervanına katılmıştı.

Meksika, Türkiye, Rusya, İran, Küba, Çin ve Bolivya ise, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro hükümetini desteklediklerini tekrarlamışlardır.

Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Mogherini, Venezuela’da yaşam koşullarının kötüleştiğini, hükümetin insani yardımı kabul etmemesinin ülkedeki gerginliği artırdığını belirtmiştir.

"Venezuela güvenlik güçlerinin insani yardımın girişine izin vermelerini, şiddete başvurmama ve itidalli davranmalarını bekliyoruz” ifadesini kullanan Mogherini, Venezuela’daki krizin nedenlerinin siyasi olduğunu ve sadece siyasi yoldan çözülebileceğini” vurgulamıştır. Venezuela’ya asker göndermeyi seçeneklerden biri olarak gösteren ABD Başkanı Donald Trump ise, ağız değiştirerek askeri müdahaleden kaçınılmasını istemiştir.

Nasıl olsa ülkeyi karıştırdınız. Artık önce iç savaş ardından da müdahale imkânını düşünüyorsunuzdur. Sakın başka kimseleri suçlamaya kalkışmayın.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam