Yeni Zelanda’da ülkenin beş büyük kentinden birinde katliam yaşandı. Dakikalarca insanlara ateş eden kişi, katliamı internetten canlı olarak yayınladı.49 ölü,
Brenton Tarrant, Avustralya vatandaşı, iki camiye bilinçli saldırı, üç Türk yaralı… Cuma gününün seçilmesi ilginç… 20’si ağır 48 yaralı… 49 ölü.
Terör küresel stratejinin parçasıdır. Gayesi ürkütmek, korkutmaktır. Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü kutlamalarına beş kala böylesi bir katliam planlanmış ve yapılmıştır.
Dinle Tarrant!
Katil Tarrant, şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle! Bir kere öbür tarafta senin yakana yapışacak onca masum olduğunu bil! Öbür tarafa gidene kadar da bu masumların senin rüyalarına gireceklerini bil!
Bundan 104 sene önce senin ataların ülkemizi işgale soyunmuş ve topraklarımıza ayak basmak cüretini göstermişlerdi. Onlar da bayrağımıza, mukaddesatımıza el uzattılar. Odunu yediler ve gittiler…
Belge:
“Yeni Zelanda-Avusturalya, Hint ve İsrail kökenli askerlerden oluşan İngiliz ordusuyla Türk ordusu arasında Ürdün Vadisi ile Nablus'a giden Kudüs yolunda meydana gelen muharebe ve sonuçları Türk ordusunun Ürdün'ün doğusunda Hicaz Demiryolundan Amman'a doğru çekilmesi. Hayfa’nın işgali”
Yeni Zelanda ile tanışıklığımız I. Dünya Savaşı yılları içinde yani 1915 yılında olmuştur. Açıklamadan görüleceği üzere savaş yıllarında İngiliz ajanlarının programlamaları sonucu Yeni Zelandalı gençler, Çanakkale’den başka Ürdün Vadisi’nde de karşımıza çıkmışlardır. Daha doğrusu onlar bizi tanımışlardır.
Katil Tarrant! O günlerin hıncıyla böyle bir cinayete niyet edip gerçekleştirdiysen hükümetinin seni eğitme politikası yanlış. Din adamlarınız da yetersiz kalmış. İyi eğitilememişsin. Unutma ki,
Ancak kendinize doğru şeyleri söylediğiniz zaman büyürsünüz,
Günümüzdeki ilişkiler
Savaştan sonra ikili ilişkiler gayet dostane şekilde yürütülmüştür. Ülkemizle Yeni Zelanda arasındaki dış ticaret hacmi 2015 verilerine göre 150 milyon ABD doları civarındadır.
Dünya üzerinde birçok toplantı, gösteri ve buluşmada barış ve insanlığın huzuru üzerinde görüşme ve çalışmalar yapılır. Dini mekân ve mabetlerde insanlığın iyiliği için dualar edilir. Okullarda çocuklara insan ilişkileri öğretilir. Tüm bunlara rağmen özellikle Avrupa’nın bazı ülkelerinde –özellikle Avusturya- başlayan sağcı yükselişler dalga dalga yeryüzüne yayılmaktadır.
Dünya yüzünde
Bu yayılış, sığınmacılara karşı yapılan iğrenç uygulamalarda, zengin-fakir ayırımında, Afrika’nın bazı ülkelerinde olduğu gibi yoksul ama yeraltı servetleri bol olan ülkelere davranışlarda net olarak kendini göstermektedir.
Ülkeleri yönetenlerin, özellikle din konusunda sarf edecekleri bir sözün fanatikler üzerine rüzgâr şeklinde gittiğini unutmamak gerekir. Ayırımcı, tehditkâr ve öteleyici konuşmalar zemin bulmaya her zaman uygundur.
Katil Tarrant’ın böylesi bir katliamı gerçekleştirmiş olmasını geriye doğru incelemek bugünkü sonucun aydınlatılmasına ışık tutacaktır. Katilin özellikle 2016 yılından itibaren zaman zaman Türkiye’ye gelmeye başlaması dikkat çekicidir. 2016 yılında Türkiye’de yaşanan kan ve acı dolu günlere göz atacak olursak;
2016 yılı kronolojisi
*12 Ocak… Sultanahmet’te bombalı saldırı… Meydanda IŞİD terör örgütü tarafından turist kafilesine yönelik yapılan canlı bombalı saldırıda 10 kişi öldü, 15 kişi yaralandı.
*17 Şubat… Ankara’da bombalı saldırı… Bomba yüklü araç, Genelkurmay, TBMM ve kuvvet komutanlıklarının yakınında 5 askeri servis aracının geçişi sırasında patlatıldı. Saldırıda 29 kişi öldü, 61 kişi yaralandı
*18 Şubat… Lice’de askeri araca saldırı: 6 Şehit. Diyarbakır’ın Lice ilçesinde askeri aracın geçişi sırasında bombalı saldırı gerçekleştirildi. PKK’lı hainlerin düzenlediği saldırıda 6 askerimiz şehit oldu.