SON DAKİKA
reklam
reklam

Sudan ve El Beşir karşıtı gösteriler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 23 Mart 2019, Cumartesi - 10:34   Okunma Sayısı:

 

Bu yılın ocak ayından beri Sudan’da El Beşir karşıtı gösteriler sürüyor. Hatta Omdurman kentinde göstericiler parlamentoya yürümeye çalışmış ancak göstericiler başarılı olamamışlardı.

 

Kıpırdanmalar ayaklanmalara dönüşüyor

Mart ayına gelindiğinde protestoculara her sektörden ve yaştan katılım olduğu ve yelpazenin genişlediği görülmektedir. İlk defa 13 Aralık 2018’de Mavi Nil eyaletinin Ad-Damazin kentinde geçim sıkıntılarıyla başlayan kıpırdanmalar, seri şekilde isyanlara dönüşmüş ve “Devrim” kavramının daha fazla kullanılıyor olmasıyla da rejime yönelik olmaya başlamıştır.

Gösteriler, ülkede sıkıyönetim olmasına rağmen kısa zamanda başkent Hartum, Damar, Berber, Karima, Sennar, Gedaref gibi kentlere de sıçramıştır.

Mart ayı içerisindeki gösterilerde Polisin ve maskeli sivil milislerin saldırısı sonucu, 50’den fazla gösterici ölmüş, onlarca kişi yaralanmıştır. 2000 civarında göstericinin ise tutuklandığı ve işkenceye maruz kaldıkları iddia edilmiştir.

İsyanlardan iki hafta sonra, “Özgürlük ve Değişim Deklarasyonu”nun yayımlanmasıyla devrimin lider kadrosu oluşturulmuş, artık Ulusal Değişim ve Yapılanma Eş Güdüm Komitesi adı ortaya çıkmıştır. Komite, El Beşir’in Siyasal İslam içinde tükendiği haberlerini yayarak geniş bir muhalefet yelpazesi oluşturdu. Deklarasyonda,

 

"Mevcut rejim ekonomik, siyasi, bölgesel ve uluslararası alanlarda tecrit edilmiştir. Krize çözüm getiremez. Bu kriz ancak yeni bir rejimle aşılabilir. Ekonomik ve toplumsal çöküşü önlemek için acilen, belli bir program ve öncelikler dahilinde çalışacak, uzmanlardan oluşan geçici bir egemen konsey ve hükümet kurulmalıdır… Bu geçici hükümet hemen barışı sağlamalı ve adil seçimleri düzenlemelidir"  ifadeleri yer almıştır.

Başkanı Ömer El Beşir

Beşir’in yönetimi ele geçirmesi

II. Dünya Savaşı’ndan sonra Afrika’da bağımsızlığını kazanan ilk ülkelerden biri olan Sudan’da siyasi hayat baskılar altında geçmiştir. 1998’de düzenlediği bir askeri darbe ile parlamenter rejimi yıkıp iktidarı ele geçiren, bugüne kadar saltanatını sürdürmeyi başarmıştır. Müslüman Kardeşler yanlısı El Beşir, Sudan halkına şeriatı dayatmaya çalışınca Sudan bölünmüş ve Güney Sudan gövdeden ayrılmıştır.

Sudan rejimi, Güney Sudan'ın ayrılmasıyla ekonomik istikrarı sağlayamamıştır. Petrol gelirlerinin önlemli bir kısmının kaybedilmesi istikrar üzerinde çok etkili olmuş, büyük iş kayıpları ve işten çıkarmalar yaşanmıştır. Kriz içinde krizler görülmüş, krizler ardına krizler birbirini kovalamıştır. Gösterilerin sayısı artmış, göstericiler kendilerini barışçıl yöntemlerle ifade etmeye özen gösterse de silahlı muhalif grupların provokasyonlarına maruz kalabilip şiddete başvurabilmektedirler.

 

Ülkedeki durumun analizi

Sudanlı aydınlara göre, ülkedeki çalkalanmayı Arap Baharı’ndan farklı görmektedirler. Ülkede görülen protestolar ulusal demokratik güçlerle ve yürütülmekte ve belli program ve taleplerle hareket eden örgütlerin kurumsal yapıları tarafından yönlendirilmektedir.

Hatta bazı aydınlara göre Sudan da yaşananlar, "Salt protesto gösterilerinin, hatta salt rejim değişikliği arzulayan sıradan bir devrimin ötesine geçiyor. Yaşananlar çok daha büyük bir şey" diyor. Adeta derin toplumsal değişikliklere açılan bir toplumsal hareket de denilebilir.

 

Ömer Hasan El Beşir kimdir?

1944’te dünyaya gelen Beşir, Sudan askeri akademisinden 1966’da mezun oldu ve generalliğe kadar yükselmiştir. 1973 İsrail-Mısır Savaşı’nda Mısır ordusunda bulunan Beşir, daha sonra Sudan Halk Kurtuluş Ordusu’na karşı mücadelede görev yapmıştır. 1989’da seçimle iş başına gelen Başbakan Sadık el Mehdi hükümetini deviren Beşir, Ekim 1993’te kendisini iktidara getiren askeri cuntayı dağıtmış ve kendisini devlet başkanı ilan etmiştir. Yaklaşık 30 yıl kadar önce darbeyle iktidarı ele geçiren Hasan el Beşir, o zamandan beri ülkesini baskıyla yönetti. 

Beşir, yurt dışındaki radikal dincileri destekleyerek birçok komşu ülkeyle Batılı hükümetleri kendisine hasım hale getirmiştir. Hatta El Kaide lideri Usame Bin Ladin, 1990’larda, sınır dışı edilmeden önce Sudan’da üslenmiştir. 

Beşir hükümetiyle ABD arasındaki ilişkiler, Washington’ın 1998’de kimyasal silahlarda kullanılan maddeler imal edildiğini öne sürdüğü Hartum yakınlarındaki bir ilaç fabrikasını bombalamasıyla en düşük seviyeye inmiştir.

Darfur’da 2003 başlarında isyancı bir grup hükümet hedeflerine saldırmış, Cancavid olarak adlandırılan Arap milisler, Darfurlu çiftçileri topraklarından uzaklaştırmıştır. 

Devlet tarafından yönlendirildikleri öne sürülen Cancavidlerin saldırısı sonucu milyonlarca kişi yakılıp-yıkılmış köylerini terk etti. 2 milyon mülteci Darfur'un belli başlı şehirlerinin dışındaki kamplara, 200 bin kadar mülteci ise komşu Çad’a sığınmıştır. 2006 yılında ise açlık ve hastalıklardan 200 bin kişinin öldüğü belirtilmiştir.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Sudan Devlet Başkanı Ömer Hasan El Beşir hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten tutuklama emri çıkarmıştır. 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam