SON DAKİKA
reklam
reklam

Örneklemeler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 2 Nisan 2019, Salı - 11:10   Okunma Sayısı:

 

Yeni Zelanda Christchurch’deki iki camiye düzenlenen ve 50 kişinin hayatını kaybettiği, 50 kişinin de yaralandığı terör saldırasının ardından gelen ilk Cuma namazı kılındı. Müslümanlara destek amacıyla cuma ezanı, devlet kurumları Radyo Yeni Zelanda (RNZ) ve Yeni Zelanda Televizyonu (TVNZ) aracılığıyla canlı olarak yayınlandı.

Başbakan Jacinda Ardern, namaz öncesindeki kısa konuşmasına Hz. Muhammed’in hadisiyle başladı:

"Peygamber Muhammed dedi ki, 'karşılıklı şefkat, merhamet ve sempatileri ile inananlar tek bir beden gibidir. Vücudun herhangi bir kısmı acı çekerse, tüm vücut acı hisseder.'  Hadisin bitiminde de “Yeni Zelanda'da sizinle. Yasta, biz biriz." ifadeleri kullandı.

 

Başka türlü destekler

Ülke genelinde yapılan törenlerde, Başbakan Ardern’in çağrısı üzerine, çok sayıda Yeni Zelandalı kadın sembolik başörtüsü takarak Müslümanlara destek vermiştir. Avustralyalı Müslümanlar, Christchurch’teki Nur ve Linwood camilerine düzenlenen terör saldırısının ardından ilk cuma namazında hayatını kaybeden 50 kişi için gıyabi cenaze namazı kılmıştır. 

Zelanda’daki camilerde verilen cuma vaazı ve hutbesinde, terörün korku salarak toplumu birbirinden ayırmayı hedeflediği hatırlatılarak birlik mesajları verilmiştir. Güvenliği sağlamak amacıyla camilere gelen üniformalı polisler namaz esnasında dışarıda beklemişlerdir.

Hume Bölgesi Emniyet Amiri Darren Franks, camilerde bulunmalarını,

 

"Camiler için risk yok, namaza gelenler için de bir risk yok. Burada toplumla birlikte olduğumuzu vurgulamak istiyoruz. Herkesin rahat bir şekilde ibadetini yapma hakkı var ve toplumun bizi polis üniformasıyla dışarıda görmesi çok önemli. Onun için buradayız." sözleriyle açıklamıştır.

 

Din, ırk, mezhep ve renk farkı gözetmeksizin insanların birbirlerine destek olmaları ne güzel bir şey. Yeni Zelanda, dünyaya yeni bir anlayış getirmiştir. İnsan hakları kriterleriyle övünen Avrupa ülkelerine de örnek olması dileğiyle!

 

Pentagon’dan Trump’a yalanlama

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Charles E. Summers, ABD Başkanı Donald Trump’ın yaptığı, "DEAŞ'ın elinde kalan son toprak parçası bu gece itibariyle alınmış olacak" açıklamasını teyit etmemiş.

Pentagon’da basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Summers, Trump’ın yaptığı, "DEAŞ’ın elinde kalan son toprak parçası bu gece itibariyle alınmış olacak" açıklaması dolayısıyla basın mensuplarına, "Ortaklarımızla birlikte her nerede olursa olsun DEAŞ'la mücadeleye devam edeceğiz." ifadesini kullanmakla yetinmiş.

 

Zafer üstüne zafer

ABD Başkanı Trump, DEAŞ’ın Suriye’de yenilgiye uğratıldığını bakın kaç kez söylemiş:

  • 19 Aralık 2018'de Suriye’den çekileceklerini duyururken, DEAŞ’ın Suriye’de yenilgiye

uğratıldığını ve Amerikan askerlerinin artık ülkelerine geri döneceğini söylemişti.

  • 15 Şubat 2019'da DEAŞ'ın elindeki toprakların tamamının alındığına dair 24 saat içinde

açıklama yapacağını söylemişti.

  • 28 Şubat’ta "DEAŞ'ın elindeki toprakların yüzde 100'ü alındı." Açıklamasında

bulunmuş, ancak bu açıklaması kısa sürede yalanlanmıştı.

Trump, son kez de DEAŞ’ın elindeki topraklar ile bugün örgütün elinde kalan toprağı karşılaştırarak "Şu küçük nokta kaldı o da bu geceye kadar alınmış olacak." ifadesini kullanmıştı. Belki sohbetleri arasında kullandığı başka cümleler de olmuştur.

 

Bizde olsa

Tüm bunlar gösteriyor ki, bağıran çağıran da olsa Amerika’da fikir hürriyeti vardır. Trump gibi bir insanın çalışmak istemediklerini görevden alma gibi bir özelliği olmasına rağmen herkes fikrini makul ölçüleri geçmemek kaydıyla söyleyebiliyor.

Bizde olsa kıyamet kopardı herhalde? Sözü ayağa düşürmeden yapılan "Ortaklarımızla birlikte her nerede olursa olsun DEAŞ'la mücadeleye devam edeceğiz" açıklama da güzel değil mi?

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam