SON DAKİKA
reklam
reklam

Hollanda’nın 1915 tehcirine bakışı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 11 Nisan 2019, Perşembe - 11:55   Okunma Sayısı:

Hollanda, Türkiye ile yaklaşık 5 asır süren bir dostluk sürdürmüş olmasına rağmen 1915 Tehciri nedeniyle geçtiğimiz yıllarda aleyhimizdeki önemli faaliyetlere imza atan ülkeler arasında yer almıştır. Aslında bu dostluk ilişkisinin temelinde ortak düşman İspanyolların olması yatmaktadır.

Osmanlı Devleti, İnebahtı Deniz Savaşı’nda İspanyollara karşı ağır bir mağlubiyet alınca Osmanlı limanlarını, İspanyolların düşmanları Hollanda gemilerine açmış ve 17’nci yüzyılda Hollanda’ya büyük ticari imtiyazlar tanımıştır. Öyle ki, Protestan korsanlar, hilâl şeklinde yaptıkları rozetlerinin üzerine “Papa taraftarı olmaktansa Türk olmak” ibaresini yazmışlardır.

 

Günümüzün Hollandası

42.500 km2 yüzölçümü ve yaklaşık 17 milyon nüfusuyla Hollanda, Avrupa standartlarının bile üzerinde bir liberal toplumsal yapıya sahip, Dünya Basın Özgürlüğü endeksinde ikinci sırada yer alan bir ülkedir.

2017 yılı genel seçimlerinde 13 parti Temsilciler Meclisine girmiş ve ülke tarihinde ilk kez Türkler tarafından kurulan Denk Partisi, üç milletvekiliyle mecliste yerini almıştır. Genel seçimlerden sonra halkın aşırı sağa yönelmesi siyasetçilerin söylemlerine de etki edince siyaset adamları İslam karşıtı açıklamalara yönelmişlerdir.

Seçimlerden ikinci büyük parti olarak çıkan Özgürlük Partisi (PVV)’nin lideri Geert Wilders, merkez partileri de kendi çizgisine çekmeyi başarmıştır. Bugün için Temsilciler Meclisi’nde siyasi partilerin çoğu, İslam karşıtı görüşlere sahiptir.

 

Etnik ve dini yapı

Ocak 2016 verilerine göre Hollanda nüfusunun %77’si yerli halk, diğerleri göçmen kökenlidir. Bunlar arasında da Türkler, Faslılar, Surinamlılar, Hollanda Antillerinden gelenler ve Friesland bölgesinde yaşayan yerli etnik azınlık Frizler bulunmaktadır.

2014 yılı itibariyle halkın %49’unun herhangi bir dine mensup olmadığı ortaya konulmuştur. Katolik inanç%24, Protestanlık %16 civarında olup Müslümanların ortalaması %5 seviyesindedir.

 

1915 olaylarına bakışı

Hollanda Parlamentosu, 22 Şubat 2018’de koalisyon ortağı Hristiyan Birliği (CU) tarafından hazırlanan, “1915’te Anadolu'da Ermenilere yönelik katliamların soykırım olarak tanınması" önerisini kabul etmiş ve Dışişleri Bakanı Sigrid Kaag, 24 Nisan’da Ermenistan’ın başkenti Erivan’da düzenlenecek sözde “soykırımı anma törenine” hükümeti temsilen bir heyet gönderileceğini söylemiştir.

“Ermeni soykırımının tanınması” önerisine, Türkiye kökenli milletvekilleri tarafından kurulan DENK partisi dışındaki tüm partiler destek vermiş ve öneri, 3’e karşı 142 oyla kabul edilmiştir.

Ancak Dışişleri Bakanı Kaag, bu kararın hükümetin "Ermeni soykırımını" tanıdığı anlamına gelmediğine işaret etmiş, Hollanda hükümetinin soykırım yerine, "soykırım meselesi" demeye devam edeceğini belirtmiştir.

Dışişleri Bakanı Kaag, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde "Ermeni soykırımı yapıldığına ilişkin herhangi bir karar alınmadığına" dikkati çekerek, uluslararası mahkemeler tarafından alınmış bağlayıcı bir karar da bulunmadığını vurgulamıştır.

 

10 Nisan 2018

Hollanda'nın Amsterdam kentinde 1915 olaylarında hayatını kaybedenlerin anısına sözde “soykırım anıtı” açılmıştır. Ermenistan’da yerel bir sanatçı tarafından yapılan ve üç parçadan oluşan anıt, Amsterdam’daki Ermeni-Apostolik kilisesinin dış duvarına monte edilmiştir.

Amsterdam Belediyesi tarafından Ocak ayında izin verilen anıt için gerekli olan 13 bin euro, Ermeni cemaati tarafından toplanmıştır. Sint Grigor Narekats Kültür Vakfı Başkanı Vahan Avakyan, Parool gazetesine yaptığı açıklamada, 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından Suriye’ye sürgün edilen Ermenilerin 800 bin ile 1,5 milyon kayıp verdiğini öne sürmüştür. "Soykırım kurbanı olmayan hemen hemen hiç Ermeni ailesi yok" görüşünü savunan Avakyan, kurbanların toplu mezarlarda kaybolduğunu iddia etmiştir.

21 Nisan’daki açılışa Ermenistan hükümet temsilcileri de katılmışlardır. Daha önce Almelo kentinde Ermeni kilisesinin bahçesinde ve Assen kentindeki mezarlıkta da iki ayrı anıt açılmıştı.

 

Peki, Hollanda neden destek veriyor?

Demokrasi seviyesinin yükseklerde olması Hollanda’daki topluluklara toplanma ve gösteri yürüyüşlerinde olağanüstü imkânlar sağlamaktadır. Ancak yapılan konuşmalar tarihi gerçekleri yansıtmamaktadır. Eylem olmayınca yalan yanlış herkes bir şeyler söyleyebilmektedir.

Hollanda, Nazi Almanya’nın işgaline uğramıştır. Ülkenin yüzölçümü ve nüfus yapısıyla kıyaslandığı takdirde işgalcilerin Avrupa’da en fazla Yahudi’yi katlettikleri yerlerden biridir. Böyle olunca birçok mazlumun olayına tanık olmaları belki de Hollandalıları Ermenilerin söylemlerine kulak vermeye itiyor olabilir.

AB içindeki Fransa, Avusturya ve Almanya gibi ülkelerin Türkiye’nin AB’ye girişine pek de sıcak bakmamaları Hollanda’yı da etkiliyor olabilir.

Daha fazla görüşme, daha fazla iletişim ve anlatımla konunun doğru şekliyle Hollandalı yöneticilere ve halka anlatılması olumlu gelişme yaratacaktır.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam