Coğrafî konum ve etnik yapılar
Coğrafî konumları itibarı ile Araplar ile Kürtler arasında sıkışıp kalan ve yaşam tarzları ile büyük çoğunluğu şehirli olan Irak Türklerinin, sahipsizlik ve çaresizlik içerisinde kalan eğitimli, aydın, bilim adamı ve yolunu bulan her biri, 1000 yıldan beri vatan edindikleri topraklarını terk etmek zorunda bırakılmışlardır.
Irak dışına çıkmayı başaran Irak Türklerinin öncelikle kalmak ve yaşamak istedikleri yer ise Türkiye’dir. Türkiye’nin bunlara ikâmet izni ve vermemesi ve Türkiye’nin kötü ekonomik koşulları, Irak Türklerini büyük ölçüde Avrupa, Kanada, ABD ve Avustralya ülkelerine gitmeye zorlamıştır.
Saddam, Irak’ın kuzeyindeki Kürt ve Türkmen nüfusunun yapısını bozmaya devam etmiş ve Araplaştırma politikasını sürdürmüştür. Baskılardan yılıp kaçanlar, sürgüne gönderilenler, zorunlu göçe tabi tutulanlar, hapse atılanlar ve faili meçhul şekilde ölüme sürüklenenler, bu dönemin zihinlerden kolay kolay silinemeyecek olaylarıdır.
Büyük bir kısmının Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği siyasî mülteci statüsü ile bu ülkelere giderken, bu statüyü kazanamayan ve resmî yoldan buralara gidemeyen Irak Türkleri, çareyi ne yazık ki insan kaçakçılarına başvurmakta aramaya başlamışlardır.
Günümüzde Kerkük-Musul
PKK ve PYD’yi destekleyen ABD, IŞİD’i Kuzey Irak’tan çıkarmak için çaba gösterse de bunların yerini alan PKK yandaşları IŞİD’den boşalan bölgeleri ele geçirmeye hatta PKK bayraklarıyla gösteri yapmaya başlamıştı.
DEAŞ terör örgütünün başkent ilan ettiği Rakka, aylar süren kuşatmadan sonra yapılan dört aylık bir operasyonla SDG ismini kullanan terör örgütü PKK/PYD tarafından ABD’nin yardımıyla salı günü geri alınmıştı. Terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı YPG mensupları, Rakka meydanında PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın posterini asmış, meydandaki törende konuşma yapan bir YPG militanı ise Rakka’nın alınmasını Öcalan’a adamıştı.
ABD Dışişleri Bakanı
Türkiye’nin, Rakka’da Öcalan posterleri açılmasını ve bu bayrakların önünde uluslararası basına poz verilmesini kınadığı esnada ABD sözcüsü açıklama yapmaktan kaçınmış, son olarak da ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) posterlerin açılmasını kınamıştı.
Gel gelelim, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Rakka’nın terör örgütü DEAŞ’ı elinden alınmasına ilişkin terör örgütü PKK/PYD’yi tebrik etti. Mesajda, “İşimiz henüz bitmedi; ancak Rakka’nın kurtarılması IŞİD’le mücadelede kritik bir dönemeçtir. Bu teröristleri mağlup etmek için Suriye içindeki ve uluslararası çabaların başarısının altını çizmektedir.” ifadesini kullanan Tillerson, Rakka’da yeni dönemde sivil bir konseyin kurulacağını ve şehrin bu konsey eliyle yönetileceğini kaydetti.
Bu tepki dış görünüşlüdür. TIR’larla gönderilen zırhlı askeri araçlar, cephane, roket ve motorlu araçlar perdenin arkasında gizlenmektedir. Bana göre gayet doğal… ABD başka türlü hareket etse şaşardım zaten.
Barzani’ye karşı…
ABD, terör örgütünün bayraklı gösterisine tepki gösterdi ve PKK’yı kınadı. Barzani Irak hükümetine pes etti ve yandaşları kendisine ateş püskürdü. Irak ordusu kuzeye doğru ilerledikçe çatışmadan mevzilerini bırakıp çekilen Peşmergeler, dağlık alanda mevzilenmiş ve sivil halka karşı havan silahlarıyla ateş açmıştır.
Irak merkezi hükümetine tabi olduğunu açıklasa da Irak Başbakanı Abadi, Irak’ın toprak bütünlüğü konusunda aşırı hassas davranıyor. Kerkük ve Musul illeri, Başbakan Abadi’nin istediği şekilde merkezi hükümetin kontrolüne geçti. Türkiye’nin şimdi istediği ise Kerkük’ün eski yapısının yeniden oluşturulmasıdır.
Barzani, şimdi kendi aşiretini ve Kürt hareketini ikiye böldü. Goran hareketinin büyük bölümü Barzani’ye karşı olmuştur.
Barzani’nin hataları
Irak merkezi yönetimine bağlı birliklere yönelik olarak “işgal güçleri” ifadesini kullanan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkan Yardımcısı Resul hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştır. IKBY Başkanı Mesut Barzani, Irak yargısının IKBY Başkan Yardımcısı Kosret Resul hakkında çıkardığı tutuklama kararının siyasi olduğunu belirtmiştir.
Açıklamasında Barzani, bir halkın barışçıl şekilde ne düşündüğünü dile getirmesiyle toplu cezalandırma ve yakalanmaya maruz kaldığını, böylesi bir zihniyetle yaşamanın mümkün olmadığını kaydetmiş ve Bağdat’ın Resul gibi mücadeleci kişileri yakalamaya ellerinin ulaşamayacağını dile getirmişti.
Barzanî, yardımcısının yakalanmasını önlemeye çalışmış ve onu savunmaya çalışarak ayrıştırıcı demeçler vermişti. Referandum uygulamasıyla ve sonrasında da bağımsızlıktan vaz geçerek Irak’ın kuzeyindeki Kürt halkının ikiye bölünmesine neden olmuştu.
Barzani, Türkiye’yi demokratik bir ülke olarak görmekte, başına kötü şeyler geleceğini sezdiğinde ise ülkemize sığınmayı düşünmektedir... Halen ABD birliklerinin kontrolünde olan bu sahalar üzerinde bırakın Barzani’yi Irak hükümetinin bile egemenlik hakları tartışmalıdır.