SON DAKİKA
reklam
reklam

Yüceltirken batırmak

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 3 Mayıs 2019, Cuma - 09:42   Okunma Sayısı:

 

Birçok eşya, sahip olduğumuz gelenek ve sarf ettiğimiz sözcüklerin tarihi oldukça derinlere dayanır. Beğenmediğimiz veya kızdığımız insanlara ya da tepki göstermek istediğimiz olaylara bakışımızı farklı kılmak için günümüze kadar gelen ve kültürümüzün bir parçası olan kısa tümcelerle yakıştırmalar yaparız.

 

İfade biçimleri Anadolu’nun her köşesinden değişik şekilde fışkırır. Her yörenin insanına göre değişir, hatta değişik şekilde telâffuz edilir. Bu yazıyı şu başlıklar altında sizlere sunarak günün stresini azaltmak istedim:

 

Biz insanız

Kendimize söylenmesini istemeyiz ama başkalarına şu deyimleri yakıştırırız: Dobiş,             bastıbacak, hıyar, yerden bitme, saksı kafa, yer cücesi, tosun, fındık kurdu, yerden bitme, çokbilmiş, çalçene, geveze

 

Yüz çirkinliğini ifade etmek

Bu ifadeye belli fiziksel özellikleri anlatan sözcükleri de katmak mümkündür. Örneğin; Maymun, şebek, çehre züğürdü, pişmiş kelle, adam küsuratı (değersiz, bayağı kimse), yüzüne bakılmaz, karakoncolos, işkembe suratlı, muşmula suratlı, kepçekulak, kocakafa, sallabaş, pisbıyık, baston yutmuş, sırık…

 

Kısa tümceli geniş ifadeler

Mundar öldüğüne bakmaz, öd ağacından tabut ister,

Evinde yoktur gecelik, gönlünden geçer hocalık

Evinde yok bulgur, ağzı çalıyor tambur,

Başındaki fese bak, girdiği kümese bak

Kepeği yok itine, kemha yamar g.tüne (Aba bulamaz etine atlas yamar g.tüne)

Kılığı adam kılığı, yediği ekmek kırığı

Çalımına bakarsın çırak durasın gelir, evine bakarsın sadaka veresin gelir.

Çuvalında buğday yok, boş değirmen arar.

Bir şinik darısı var, beş değirmende un öğütmek ister

 

Değişik insan karakterlerini anlatmak için

Ölüyü görür ağlar, davulu görür oynar,

Arasada dilenir, kalaltında (kale altında) sadaka verir İstanbul ağzındaki Sultanahmet’te dilenip Ayasofya’da sadaka vermek deyimiyle eşdeğerdir.)

Elin tazısı gider av getirir, bizimki gider çul götürür.

Gelin oynamayı severdi, güveyi de çalgıcı çıktı.

Ben isterdim gözü sürmeli, onlar gönderdi köyden sürmeli

Cansız koyundan süt sağmak (bitin yağını hesaplamak)

Köre bir pabuç verip de oraya basma buraya basma demek

Hem camide hem kilisede mum yakmak

Güneşinde mendil kurumamak

Kendisi muhtac-ı himmet dede, nerede kaldı gayrıya himmet ede (Kendisi yardıma muhtaç iken başkalarına yardım etmeyi düşünenler için)

Sivrisineği kavağa yaslanırken görüp sormuşlar, kavak bana yaslanıyor demiş.

 

Farklı anlatımlar

Bakma gözüm şaşıdır, gör bahtım ne yahşıdır

Evlek evlek sattık, böyle böyle battık

Ağzımı yaktığına göre aş olsa başımı yardığına göre taş olsa

Ellerin köyüne zerdeli, bizim köye zırdeli

Eşeği düğüne çağırmışlar, ya odun eksik ya da su demiş.

Yengece niçin yan yan gidersin demişler, serde kabadayılık var demiş.

İtle yatan bitle kalkar

Köpeğin ahmağı baklavadan pay umar

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam