SON DAKİKA
reklam
reklam

Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (II)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 4 Mayıs 2019, Cumartesi - 10:49   Okunma Sayısı:

Bu arada girişim sermayesi yatırım fonları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (Kanun) 54’üncü maddesi kapsamında III-52.4 sayılı Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (Tebliğ) ile düzenlenmiştir. Girişim sermayesi yatırım fonlarının vergisel avantajlarını da Cankat kardeşimiz yayınladığı yazısında şu cümlelerle anlatmış; “Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi olarak Türkiye’de kurulmuş veya kurulacak olan girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kazancından veya beyan edilen gelirden girişim sermayesi fonu ayrılabilir. Bu fon, kurum kazancının veya beyan edilen gelirin %10’unu ve öz sermayenin %20’sini aşamaz. ( VUK Md. 325/A/1 ) Kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından VUK md.325/A/1’e göre indirim yapılacaktır. Unutulmamalıdır ki buradaki kazanç, ilgili şirketin vergi matrahı üzerinden hesaplanacaktır. Örneğin, şirketin vergi matrahında gözüken 100 bin TL olan kazanç üzerinden normalde %22 olarak kurumlar vergisi tahsil edilmesi gerekirken, bunun %10’unu yani 10 bin TL’sini bir girişim sermayesi yatırım fonuna aktardıysa ilgili kurum, matrah 90 bin TL üzerinden hesaplanacak ve 90 bin TL’nin %22’si üzerinden kurumlar vergisi mükellefi olacaktır. Girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar pasifte geçici bir hesapta tutulur. Mükelleflerce, fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırım yapılmaması halinde, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. ( VUK md. 325/A/2 ) Bu fon; amacı dışında herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi, ortaklara dağıtılması, dar mükelleflerce ana merkeze aktarılması veya işin terki, işletmenin tasfiyesi, devredilmesi, bölünmesi ya da girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinin veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının elden çıkarılmasından itibaren altı ay içinde bu maddede belirtilen amaçla yeniden kullanılmaması halinde, bu işlemlerin yapıldığı veya sürenin dolduğu dönemde vergiye tabi tutulur. ( VUK md. 325/A/3 ) Kurumlar açısından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun İstisnalar başlıklı 5.maddesinde tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma payları ile girişim sermayesi yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde ettikleri kâr payları kurumlar vergisinin istisnasından yararlanacağı belirtilmiştir. Bu noktada vergisel avantaj, sadece fona yatırılan miktar üzerinden değil aynı zamanda bu fon aracılığıyla hisse senetleri üzerinden elde edilen karlar da vergi avantajından yararlanacaktır.” Yani anlayacağınız girişim sermayesi yatırım fonlarının vergisel avantajları belirli koşullara bağlı avantajlar olarak karşımıza çıkıyor . Bu koşulları açıklarsak ; girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına sermaye olarak konulması veya girişim sermayesi yatırım fonu paylarının satın alınması amacıyla, ilgili dönem kazancından veya beyan edilen gelirden girişim sermayesi fonu kurum kazancının veya beyan edilen gelirin %10’unu ve öz sermayenin %20’sini aşamıyor ve buradaki kazanç, ilgili şirketin vergi matrahı üzerinden hesaplanıyor. Cankat Şir kardeşimiz; bu avantajın yönlendirici vergi olduğunu beliriyor ve sermaye fazlası sahip şirketlerin, vergisel avantajlardan yararlanmak suretiyle sermaye ihtiyacı duyan şirketlerin bu ihtiyacını karşılamaya yönlendirme olduğunu yazısında açıklıyor.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam