SON DAKİKA
reklam
reklam

Ulusal Egemenlik Bayramıyla ilgili tespitler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 7 Mayıs 2019, Salı - 11:33   Okunma Sayısı:

 

23 Nisan günü okulların önünde gezdim. Minik öğrencilerle konuştum. Yurt ve millet uğruna hayatını seve seve feda edenlerin arkasında Atatürk sevgisiyle dopdolu bir neslin gelmekte olduğunu görmekten son derece mutlu oldum. Bu miniklere çeşitli sorular sordum. 

 

     ---23 Nisan neyi ifade ediyor, ne olmuş bugün?

    ---Ulusal egemenliğimiz ilan edildi. Daha sonra Atatürk bunu çocuklara bayram olarak hediye etti. 

     --Peki, ulusal egemenlik nedir?

     ---Kendi topraklarımız üzerinde sahip olma ve söz söyleme hakkını elde ettik.

 

Bir başka öğrenciye soruyorum:

 

     ---Bu hakkı hangi yılda elde etmişiz?

     ---1920 yılında

     ---Kurtuluş Savaşı daha önce mi daha sonra mı başlatıldı?

     ---19 Mayıs 1919’da başlatıldı.

 

Bir diğer öğrenciye:

 

     ---23 Nisan günüyle ilgili sana bir görev verildi mi?

     ---Evet, şiir okuma görevi verildi.

     --- Peki, biraz önce okulca İstiklâl Marşı'nı okudunuz. Sözlerini söyleyebilir misin?

Bu öğrenci İstiklal Marşının iki kıtasına ait sözleri doğru olarak okudu. Başka bir soru daha yönelttik.

 

     ---Büyüyünce ne olacaksın, hedefin ne?

     ---Amerika’ya gidip tıp tahsili yamak...

 

Yeni nesil çok zeki, ama onları işleyecek beyin göçü benim de çok canımı sıkıyor doğrusu... Yapacak pek de bir şey yok galiba?

 

BMM açılışında işgalin durumu

  • Büyük Millet Meclisi’nin Ankara’da açıldığı gün ülkenin durumuna göz atacak olursak;

Türkiye topraklarında 38.000 İngiliz, 59.000 Fransız, 17.000 kişilik İtalyan askeri ve 90.000 mevcutlu Yunan ordusu bulunuyordu.

  • Dolayısıyla Büyük Millet Meclisi, yaklaşık 200.000 kişilik bir işgal ve istilâ kuvvetine

karşı koymak için hazırlanmak zorundaydı. Güney bölgemizde Fransız işgalini destekleyen 10.000 kadar silahlandırılmış Ermeni, Karadeniz bölgemizde ise 20-30.00 arasında değişen Pontusçu Rum’a karşı da tedbir almak gerekiyordu.

  • Düzce ve Bolu ayaklanmaları henüz bastırılmamıştır. Daha ciddi ve tehlikeli bir

ayaklanma da Yozgat bölgesinde baş göstermek üzereydi. Bu hareketler Ankara’yı çepeçevre

saran bir hal alıyordu.

  • Kuva-yı İnzibatiye adı verilen mürettep tümen, Geyve Boğazı’nı zorlayarak Anadolu

içlerine girmek, Yunan cephesindeki milli kuvvetlerin arkasına düşmek, oradan Ankara üzerine ilerleyerek ulusal hareketi ortadan kaldırmak amacıyla saldırıya geçmişti.

 

Bunlara da dikkat etsek?

Bunlar okul civarlarındaki gezilerimde tespit ettiğim hususlardı. Bayramın hemen öncesinde Berat Kandili vardı. O gece PKK terör örgütü, askerlerimize saldırdı ve beş erimizi kalleşçe şehit etti. Ulusal Egemenlik Bayramımız bizleri daha da birbirimize bağlı kılmalı. Herkes karşısındakini kardeşi olarak görmeli.

Tam da böylesi bir günde şehit ailelerini ziyaret ettik mi? Mezarlıklarda bayrağımızın gölgesinde yatan gencecik vatan evlâtlarımıza dualar ettik mi? Babasızlığın ne olduğunu yeğenimden biliyorum. Oğlunu kaybetmiş bir babanın ruh halini siz biliyor musunuz?

Bu günleri bizlere bahşeden ve vatanı uğruna hayatını kaybeden gencecik şehitlerimizin anne babalarına hürmet gösterelim. Kendi imkânlarınız dahilinde ihtiyaçlarını karşılayalım.

Her gününüzün bayram tadında geçmesi dileğiyle!

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam