SON DAKİKA
reklam
reklam

Müzelerin Kültürümüzdeki Yeri

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 9 Mayıs 2019, Perşembe - 10:32   Okunma Sayısı:

Önümüzdeki hafta tüm yurt çapında Müzeler Haftası’nı kutlayacağız. Dolayısıyla da müzelere yönelik bir yazı yazmanın şart olduğuna inanarak bu seferki  yazımızı Müzeler Haftası’na ayırdık. 

Değerli okuyucular; müzeler; sanat, bilim, tarih, kültürle ilgili eserlerin halka gösterilmek için toplanıp sergilendiği yerlerdir. Eski eser; belge, anıt ve kalıntılar vardır müzelerde. Eski eserler, bize, geçmiş yıllarda insanların düşünüş, inanç, yaşayış ve yetenekleri hakkında bilgi verirler. Geçmişi öğrenerek bugünü anlamamıza yardımcı olurlar.

Müzeler Haftası'nda ülkemizin kültür varlıkları tanıtılıyor. Eski eserlerin korunması, gereği    bu haftada anlatılır. Müzelerimiz gezilerek milli kültür ve tarih bilgimiz zenginleştirilir. Hafta içinde açık oturumlar düzenlenir. Uzmanların konferans vermeleri sağlanır ve okullarda Tabiat Varlıkları ve Müzeler köşesi hazırlanır, bu köşede müzecilikle ilgili basında çıkan yazılar sergilenir.

Öğrencilerin müzecilikle ilgili yazıları burada değerlendirilir. Çevrede bulunan eski eser niteliğindeki belge ve kalıntılar bu köşede sergilenir.

Eski eserlerin derlenip toplanması önce İngiltere’de başlamıştır. İmparatorluğun değişik yerlerinden toplanan belgeler, kalıntılar, heykeller başkente getirilerek bugünkü müzenin ilk biçimi oluşturulmuştur. Daha sonra Avrupa'nın öteki ülkelerinde de benzer çabaların gösterilmiştir.

Müzeler başlangıçta halka açık değillerdi. Müzelerden  sadece devlet yöneticileri ile bilginler yararlanıyordu. 1850 yılından sonra müzelerdeki eski eserler sergilenerek halkın ilgisine ve bilgisine sunulmaya başlandı.

Yurdumuzda müze çalışmaları 1846 yılında Ahmet Fethi Paşa tarafından başlatıldı. İlk müze İstanbul’da Aya İrini Kilisesi'nde kuruldu. Daha sonra aynı zamanda Türkiye’de müzeciliğin de öncü isimlerinden olarak  sayılan Osman Hamdi Bey zamanında yurdun çeşitli bölgelerinde özellikle Nemrut Dağı'nda eski Sayda kentinde yapılan arkeolojik kazılardan çıkan eserler İstanbul’a getirildi. Bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi kuruldu. Osman Hamdi Beyin ölümünden sonra bu göreve Halit Eldem atandı. Onun zamanında Türk İslam eserlerini içine alan İslam Müzesi kuruldu.

Cumhuriyet döneminde bir yandan müzeler açılırken öte yandan da arkeolojik kazılar yapıldı. Roma Hamamı, Ahlatlıbel, Alacahöyük, Alişar, Boğazlıyan kazıları ilk milli arkeolojik kazılardır. Bu kazılardan çıkan eserler Ankara'da Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir. Ülkemiz toprakları üstünde birçok uygarlıklar yaşanmıştır. Bu uygarlıkların kalıntıları, anıtları belgeleri müzelerimizde sergileniyor.

Yurdumuza gelen turistlerin büyük bir çoğunluğu bu müzelerimizi gezmekteler. Müzelerimizi zenginleştirmek için bulduğumuz eski eserleri müze yöneticilerine teslim etmeliyiz. Çevremizde izinsiz kazı yapılıyorsa durumu ilgili makamlara bildirmek bir yurttaşlık görevidir.

Bu vesileyle tüm müze çalışışlarının ve emekçilerinin müze haftalarını en içten dileklerimle kutluyorum.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam