SON DAKİKA
reklam
reklam

Fıkralar ve veba yakarışı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Haziran 2019, Cumartesi - 22:46   Okunma Sayısı:

Temel Kaptan bir gün gemide gidiyormuş. O gün hava sisli, rüzgârlı ve soğukmuş. Temel,

 

    ---Pusulayı getirin bana, demiş. Tayfa pusulayı aramış bulamamış. Temel’e

    ---Pusula yok neyi getirelim? demişler.

    ---O zaman kelime-i şehadet getirin.

 

*               *                *

Lazların atölyesinde bir iş kazası olmuş ve bir Laz’ın parmağı kopmuş. Lazlar hemen ilk yardım yaparak kopan parmağı bir buz torbası içinde hastaneye yetiştirmişler. Koşarak cerraha parmağı vermişler. Parmağı alan cerrah,

 

    ---Güzel, parmağa bir şey olmamış. Hasta nerde?

    ---Ne hastası? Onu da mı getirmemiz gerekiyordu?

 

*               *                *

Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadın girmiş. Tartılmak isteyen bayan tartının üzerine çıkıp parayı atmış. Kilosu fazla gelince, manto ve ceketini çıkarmış ve para atıp tekrar tartılmış.
Yine sıkılmış eteğini çıkarınca, Temel atılmış ve parayı atmış, “Devam edin bundan sonrası müesseseden.”

 

*               *                *

Hâkim Temel’e sorar:

 

    ---Bu adamı merdivenden iterek sen mi düşürdün?  Temel yanıtlar:

    ---Sadece bir basamak ittim, diğerlerinden kendisi düştü.

 

*               *                *

Pilot Temel telsize var gücüyle bağırıyordu:

 

    ---Ula, sağ motor bozuldu. Düşeyrum, düşeyrum. Meydey düşeyrum. Kule düşeyrum. Kule hemen cevapladı:

    ---Mesaj anlaşıldı. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin. Temel gayet ciddi,

    ---Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk.

 

*               *                *

Temel bir gün yolda yürürken bir kız görmüş ve kıza âşık olmuş gitmiş kızın yanına;

 

    ---Sizi çok beğendim, sizinle çıkabilir miyim? Kız gülümsemiş.

    ---Olmaz çünkü ben lezbiyenim, demiş. Temel gülmüş ve lezbiyenin ne olduğunu sormuş.

    ---Yani kadınlardan hoşlanırım. Bunun üzerine Temel:

    ---Uyy, ben de lazbiyenum o zaman. Ben de kadınlardan hoşlaniyrum.

 

*               *                *

Bir Hitit Prensinin Veba Yakarışı

…

…

Eğer bir adam açsa doyurmak

Eğer bir adam çıplaksa giydirmek

Yaralıysa merhem sarmak

Kralların görevleriydi

Oysa onlar

Boyuna saray entrikalarıyla uğraştılar

Birbirlerinin karınlarını deştiler

Kan içtiler.

Hani hâkimler haklıyı haksız çıkarmayacaklardı,

Yakınlarını kayırmayacaklardı?

Hani tapınaklar tanrıların evleriydi?

Rahipler önce huzurunuzda ağlaştılar

Sadakatlerine dair ant içtiler

Sonra da kurbanlık öküzleri

Kendi işlerine koştular.

Doymadı aç gözleri

Kurbanlık atları yok pahasına sattılar

Suçları öğrenilince de

Dağa kaçtı, kurt yedi, hırsızlar çaldı diye

Yalanlar attılar    (Cenan ile Mecnun, Osman Tuğlu, s: 114)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam