Nükleer araştırma ve tesisler konusunda anlaşma(ma), İran’ın başına büyük dertler açtı. Başkan Trump’ın “dediğim dedik” anlayışıyla konu iyice çıkmaza girdi. “Dünya beşten büyüktür” sözünün geçersizliğini ispatlamak istercesine tavır ve eylemler sergilemeye başladı. Amerikan yönetimi, büyük ve güçlü devlet olmanın avantajını kullanarak İran üzerinde ağır baskı ve uygulamalara yönelmiştir.
ABD, öncelikle İran yönetimini itibarsızlaştırıcı ve devlet nizamını yıkıcı demeçlerle bir saldırı hazırlığı sinyali vermiştir. Körfez’e gönderdiği uçak gemileri, İran sahası üzerinde hava keşfi yapan F-35 uçakları, çevre ülkelerde icra ettiği tatbikatlar, üs olarak kullanmak istediği yeni limanlar ve bu limanlara devam ettirdiği yeni sevkiyatlar ABD’nin İran’a ders verme (!) kararlılığını göstermektedir.
Kararlılık gösterisi
ABD Genelkurmay Başkanlığı Kurmay Direktörü Koramiral Michael Gilday, ABD’nin birlik ve müttefiklerine İran’dan yöneltilebilecek bir saldırı ihtimalinin yüksek olduğunu belirtmiştir.
“ABD’nin Ortadoğu’da toplam 70 bin askeri bulunduğu, üç hafta kadar önce İran’dan gelebilecek tehditlere karşı tedbir amacıyla USS Abraham Lincoln Uçak Gemisi Taarruz Grubu ile nükleer kapasiteli 4 adet B-52 bombardıman uçağından oluşan Bombardıman Görev Gücü’nü Basra Körfezi’ne sevk ettiği” açıklamasını yapmıştır.
ABD’li amiral, İran’ın mesajı aldığını teyit ettikten sonra, “Uçak gemisi grubunun yönünü değiştirdik. Bölgeye bombardıman uçakları yanında ek askeri unsurlar, keşif amaçlı insanlı ve insansız hava araçları, 4 Patriot bataryasından oluşan bir Patriot taburu, kuvvet koruma önlemlerini geliştirmek üzere bir mühendis birliği ve bir savaş uçağı filosu gönderdik.
Bunu da kamuya açık bir şekilde ilan ettik. Böylece bir şeyleri provoke etmeye çalışmadığımızı, sadece İran’ın bizi tehdit ettiğine dair işaretlere yanıt verdiğimizi ortaya koyduk” diye konuşmuştur.
Gazetecilerin, İran tehditlerine yönelik kanıt talebini gizlilik kurallarını öne sürerek geçiştiren koramiral, ellerindeki istihbarata güvenlerinin tam olduğunu savunmuştur.
Körfez’deki saldırılar
Geçen haftalarda Körfez’de yakıt tankerlerine ve Suudi Arabistan’daki petrol boru hatlarına ve Bağdat kentine roketli saldırılar yapılmıştı.
Bunların tümünü değerlendiren ABD Savunma Bakanının uluslararası güvenlik işlerinden sorumlu yardımcısı Katie Wheelbarger, bölgeye yapılan sevkiyatın ABD’nin bölgedeki üslerinin ve askerlerinin güvenliğini arttırmaya, pozisyonunu güçlendirmeye ve ek keşif ve istihbarat kabiliyetini yükseltmeye yönelik olduğuna işaret etmiştir.
Wheelbarger, “İran ile bir çatışma peşinde değiliz. Gönderilen bu ek kuvveti çatışmayı teşvik eden bir adım olarak değil, daha çok savunma amaçlı olarak görüyor, İran’ı müzakere masasına çekmeye çalışıyoruz.” diye konuşmuştur.
Yeni kuvvet konuşlandırılması
ABD, Türkiye sınırına yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Yunanistan’ın Dedeağaç limanına geçtiğimiz hafta donanmaya ait bir gemi ile 2 bin asker, yaklaşık 700 araç, konteyner ve ekipmandan oluşan askeri sevkiyat yapmıştır.
Askeri araçlar gemiden indirilerek, Dedeağaç'ta bulunan birliklere gönderilmiş ve burada konuşlandırılmıştır. Askeri araçların, Romanya, Bulgaristan ve Macaristan´da yapılacak çok uluslu Saber Guardian-2019 tatbikatında kullanılacağı ileri sürülmüştür.
ABD’nin Selanik’teki genel danışmanı Gregory Pfleger, Dedeağaç’a gelerek, askeri araçların sevkiyatını yerinde inceledikten sonra Yunanistan’ın ABD ordusunun limanlar yoluyla hareketlerini ve Balkanlardaki tanıtımlarını desteklemesindeki rolünü vurgulamıştır.
Pfleger, “Dedeağaç limanı ile Yunan Silahlı Kuvvetleri ile geliştirdiğimiz işbirliğini vurgulaması ve ilişkilerimizin evrimleştiğini görmekte ne kadar olumlu olduğumuzu vurgulamak istiyorum. Aynı zamanda bir kez daha gördüğümüzü vurgulamak istiyorum. Dedeağaç limanının bölgedeki mevcut avantajı ve güvenlik ve ekonomi konusundaki dinamiği vurgulamaya devam edeceğiz. Ortaklarımızla birlikte çalışarak bu dinamiğin beklentisinin gerçekleşmesini sağlayacağız” demiştir.
Ortaya çıkan tablo ve değerlendirme
- ABD, Türkiye sınırına yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Yunanistan’ın
Dedeağaç (Aleksandropolis) kenti limanına dört gün önce donanmaya ait bir gemi ile 2 bin asker, yaklaşık 700 araç, konteyner ve ekipmandan oluşan askeri sevkiyatı gerçekleştirmiştir.
- Askeri araçlar gemiden indirilerek, Dedeağaç’ta bulunan birliklere gönderilere burada
konuşlandırılmıştır. Askeri araçların, Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’da yapılacak çok uluslu Saber Guardian-2019 tatbikatında kullanılacağı iddia edilmiştir.
- Yunanistan’ın küçük bir limanı limanın son sevkiyatla birlikte kısa süre içinde askeri
sevkiyat yapılabilecek hale getirilmiştir.
- Türkiye, hava sahasını kullandırtmamaktadır. Karadeniz’de yapılacak gözetlemede
ABD bu üssü havadan ve karadan kullanıyor. Almanya ise sığınmacı trafiği için kullanıyor. Dolayısıyla Adalardan sonra ana karada bir ABD üssü yaratılmış ve yeni nesil radar sistemi tesis edilmiştir.
- Böylesi bir birliğin ABD’nin Dedeağaç limanının gelişimine katkısı olacağı ve
Yunanistan ekonomisine bir artı değer kazandıracağı göz ardı edilmemelidir.
- 1992 yılında Bush yönetimiyle başlayan ve Türkiye ve Yunanistan’a yapılan 7/10
Oranındaki yardımlar 1998 yılında kaldırılmıştır. Bugün için Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 füzeleri nedeniyle F-35 ortak üretim ve pilot eğitimiyle ilgili benzer kısıtlamalar ABD tarafından uygulanmaktadır. Bu uygulamayla Yunanistan’a yapılacak ABD yardımlarının aleyhimize dönüşebileceği aşikârdır.