SON DAKİKA
reklam
reklam

Afganistan ve terör örgütleri

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Haziran 2019, Cuma - 10:38   Okunma Sayısı:

 

ABD Başkanı Donald Trump,  “Yeni Güney Asya Stratejisi”ni 2017 Ağustos’unda açıklayarak Afganistan’da bu strateji gereği Taliban’la savaşa devam edeceklerini vurgulamıştı. Taliban ise, saldırılarını artırıyor ve ABD’yi geri adım attırmaya sevk ediyordu.

 

ABD Afganistan’da

Esasen ABD 2001 yılından beri Taliban ile uğraşıyordu ama zafer tünelinin ucu da bir türlü görünmüyordu. Buna ilâveten geriye gelen Amerikan askerlerinin tabutları ve bu mücadelenin Amerikan halkına yüklediği 50 milyar dolarlık maliyet, hiç de göz ardı edilecek bir konu değildi.

Üstelik bir de IŞİD terör örgütü çıkmıştı. IŞİD terör örgütünün Afganistan’da yeni militan kazanma çabalarının başarılı şekilde sürdürdüğü Kabil’de hücreleri olduğunu anlaşıldı.

 

Terör örgütüne katılımlar

Trump, Taliban’ı silah zoruyla siyasi anlaşmaya zorlama şeklindeki stratejisinde değişiklik yaptı ve Taliban’la doğrudan görüşme kararı aldı. Siyasi uzmanlar, işsizliğin çok yüksek olduğu Afganistan’da, örgütün teklif ettiği yüksek maaşların eski savaşçılara cazip geldiğini belirterek,

“Ortadoğu’da IŞİD savaşçıları besliyor. Afganistan’da ise, örgüte katılan her savaşçı için yüksek fiyat ödüyor. IŞİD adına savaşan militanlar yüksek maaşlar alıyor.” demiştir.

Örgütün sosyal medya ve radyo üzerinden yayınladığı mesajlar da örgüte katılımı arttırıyor. Amerika, NATO ve Afgan ordusunun operasyonları sayesinde IŞİD’in toprak ve savaşçı kaybettiğini savunsa da, uzmanlar, örgütün değişen koşullara göre yeni stratejiler geliştirdiğini söylemektedir.

Diğer yandan Rus istihbarat örgütü (FSB) Başkan Yardımcısı Sergey Smirnov, DAEŞ'in Afganistan'ın kuzeyindeki varlığını ve sınırdaki silahlı eylemlerini arttırdığını söylemek suretiyle Amerikan açıklamalarını teyit ederek DAEŞ terör örgütünün Afganistan’ın kuzeyini ‘hilafetinin yeni merkezi’ ilan ettiği açıklamasını yapmıştır. Afganistan’da DAEŞ’in güçlendiği kesindir.

 

Tarih tekerrürden ibarettir

Ders alınsaydı hiç tekerrür eder meydi, diye sorarsak: Osmanlı devlet yapısının bozulmaya yüz tuttuğu 16’ncı yüzyıl sonlarına doğru yaşananlar, koca devletin son 10 yılında bire bir cereyan etmiştir.

15 Temmuz 2016 FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü)’nün devleti ele geçirme amaçlı gözü dönmüş ve kanlı darbe eylemi bunun en canlı örneğidir. Özellikle ülkemizin geçirmekte olduğu bu tehditkâr süreç, terör örgütlerine katılım için zemin hazırlayıcı olabilir:

 

  • Yaşadığımız ekonomik şartlar ve sosyal ortam kişileri daha menfaatperest yapabilir.

Dolayısıyla her kötü işi yapabilecek adam bulunabilir,

 

  • Öğrencilere yeterli eğitim imkânı sağlayamıyoruz. Aileler dar gelirlidir. Çocuklarımızı

dağa çıkmaktan, uyuşturucuya düşkün olmaktan, teröre bulaşmaktan alıkoyamıyor, kötü niyetli insanların tuzağına düşmekten koruyamıyoruz,

 

  • Aile yuvasında verilmesi gereken dini bilgiler yetersiz kalmaktadır. İslamiyeti herkesin

kendi penceresinden bakarak  değerlendirmesi ve atadan babadan kalan kulaktan dolma bilgilerle anlatması hem kavrama güçlüğü yaratıyor hem de yanlışlara düşülmesine neden olabiliyor.

Amerikan çıkarları

Terör bir menfaat meselesidir. Irak’ta, IŞİD’e yönelik ABD tarafından havadan başlatılan operasyonların üzerinden geçen süre zarfında Iraklı birliklerin eğitimi ve yönlendirilmesi amacıyla 3500 Amerikan askerinin bölgeye konuşlandırıldığı belirtilmişti.

ABD’nin bölgedeki askerî varlığının yanı sıra dikkat çeken diğer önemli ve pek tartışılmayan husus ise, Ortadoğu’daki operasyonları desteklemek için bölgede silah ticareti yapacak olan ABD’li şirketlerin varlığıydı.

Basında çıkan bir diğer haberlere göre, ABD ordusunda günümüzün Irak’ında ticaret ve danışmalık hizmeti yaparak operasyonlara destek sağlayan 6300 Amerikalı girişimci bulunmaktadır. Ayrıca Savunma Bakanlığı tarafından, Irak’taki tesislerde hizmet vermek üzere bakımcılar, sürücüler, dil uzmanları ve güvenlik sağlayıcıları arandığına dair iş ilanları da mevcuttur.  Bu sayılar, Irak Savaşı’nın zirve yaptığı zamanlardaki 163 binden fazla çalışan ile karşılaştırıldığında cüzi bir rakam gibi görünse de az değildir.

ABD’nin Afganistan’daki imkânları gittikçe azalırken birkaç yıl sürmesi beklenen IŞİD’le mücadele adı altında; savunma, güvenlik ve lojistik alanlarında ABD’li girişimciler için yeni iş fırsatları ortaya çıkmaktadır. Suriye işine şimdi Rusya karıştı, aynı esaslar onun için geçerlidir.

ABD ise Afganistan’da IŞİD veya DEAŞ ile Taliban’ı çarpıştırarak menfaat devşirmektedir. Tüm bu olguları görmezden gelerek hâlâ terörün biteceğini düşünüyorsak vay halimize!

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam