SON DAKİKA
reklam
reklam

Otoparklarla uğraşıyoruz vallahi (I)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 21 Haziran 2019, Cuma - 10:33   Okunma Sayısı:

Yaşadığımız İstanbul’da en önemli problemleri sayarsak bir sürü madde çıkar. Ancak hiç kuşku yok ki ulaşım maddesi üst sıralardaki yerini de korur. Son dönemde toplu ulaşımda bir atlım oldu elbette; fakat turistlerle günlük nüfusu 20 milyonu bulan İstanbul’da daha çok metro yapmaları ve toplu ulaşıma ağırlık vermeleri gerekiyor yetkilerin. Seçimler öncesinde bu uyarımızı yaptıktan sonra İstanbul’un bir başka sorunu var ki; bugünkü köşemi buna ayıracağım. Tabi Yaşar Geler hocamızın yazısına da yer vereceğim. Bir kaza atlatan Yaşar Geler hocamıza buradan geçmiş olsun dileklerimizi gönderiyoruz. Hocamın yazısına yer vermeden önce; otopark konusunda kişisel görüşlerimi paylaşacağım. İstanbul’da genişletişmiş bir otopark ağı şarttır! Seçimlerden sonra iş başı yapacak yönetimin bu konuya da ağırlık vermesi gerekiyor! İkincisi; otopark sayısının artması da yetmeyecektir; bilinçli ve dikkatli sürücülerde en az otoparklar kadar önemli. Arabasını park etmeyi becermeyen şoförler yüzünden ömür törpüsü çekiyoruz vallahi! Üçüncüsü yeni yapılacak apartman ve evlerin tümünde otopark olmalı ki; araba sahipleri de rahat etsinler. Dördüncüsü otopark yapımı yetmiyor; otoparkların güvenliği de çok önemli ki; AVM’lerde çok sayıda araç sahibi mağdur oldular. Beşincisi yeni yapılan otoparklarda, cadddlerdeki otoparklarda parklar, millet bahçesi gibi alanlarda ücret kolaylığı sağlanmalı ve belirli bir saate kadar ücretsiz hale gelmeli. Ha; 24 saat boyunca aracım orada kalmalı diyenler varsa da; yine makul ölçülerde bir bakım ücreti alınmalıdır. Şimdi geldik Yaşar Geler hocamızın yazısına. Yazılarını özel olarak kullanma izni veren hocamızın teşekkürünü aldık. Biz de; bu vesileyle Geler ailesine en derin sevgilerimizi, selamlarımızı, saygılarımızı iletiyoruz. Hocamızın “Otopark Sorunu” başlıklı yazısında şu cümlelere yer verilmiş. “Otopark, kelime anlamıyla insanların otomobillerini vb. her türlü araçlarını kullanmadıkları zaman koydukları güvenli alanlardır. Park yerleridir. Bu güvenli alanlar, kimi yerlerde kişiler, kimi yerlerde ise kamu kurumları ve kuruluşları tarafından yapılır ve işletilir. Yıllar öncesinde bu park alanları çeşitli gayri resmi güç odakları aracılığıyla işletilirdi. Çok da sorunlar ve olaylar yaşanırdı. Yer işgali yüzünden çıkan olaylarda birçok insan yaşamını da kaybetmişti. Gerçi şimdide otoparkların ne kadar güvenli oldukları da ayrıca bir tartışma konusudur. Örneğin, herhangi bir AVM’nin otoparkına aracınızı koyarsınız. Karşıda bir tabela; meydana gelebilecek olaydan dolayı sorumlu değiliz. Hemen her yerde neredeyse sokaklar, caddeler ya da yıkılmış metruk binaların yerleri otopark olmuş. Aracınızı koyduktan bir süre sonra almaya gelirsiniz, birde bakarsınız ki, ya bir tarafı çizilmiş, ya cam kırılmış hırsızlık olmuş, ya da bir başka kaza meydana gelmiş. Ancak, otopark yapılan her alanın üstünde ‘’meydana gelebilecek her hangi bir durumdan sorumlu değiliz’’ uyarı yazıları. Peki, siz bu alanları otopark diye ayırmışsınız, saatine asgari yedi lira ücret alıyorsunuz. Madem burası sizin kazanç kapınız, o halde neden aracımız güvende olmuyor?

(Devamı yarın)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam