SON DAKİKA
reklam
reklam

Güzel Anekdotlar (l)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 30 Haziran 2019, Pazar - 17:42   Okunma Sayısı:

Anekdot kelime anlamıyla; kısa, özlü bir anlatımı olan, ince anlamlı, güldürücü öykülere deniyor. Zaman zaman okuyucularımızdan bu türden istekler iletiliyor. Bu sefer; hem kendi isteğimle, hem de okuyucularımızı tebessüm ettirebilmek amaçlı olarak yazımızı anekdotlara ayırdık. Umarım memnun olur ve keyifle okursunuz. ********************************************************** Nasrettin Hoca’dan Seçmeler Nasrettin Hoca fıkra ve anekdot tarihimizde özel bir yere sahiptir. Nasreddin Hoca'nın fıkralarında da onun yol gösterici kimliği, hazırcevaplığı, ince mizah anlayışı her zaman ön planda yer almaktadır. Dolaysıyla da başlangıcı iki Nasrettin Hoca fıkrasıyla yapıyoruz. Nasreddin Hoca, bir gün eşeğiyle odun getirir. Hava da çok sıcak olduğundan hem kendisi hem eşeği kan ter içinde kalırlar. Hoca odunları indirir, yerleştirir. Karısına: - Hatun, eşek çok yoruldu, onu bir yemleyiver, diye seslenir. Karısı da o gün yorgun olduğundan: - Efendi, benim isim var, sen yemleyiver, der. Hoca sıcaktan iyice bunalmış vaziyette kendini minderin üzerine atar. - Olmaz! Hiç halim yok, veremem, sen ver der. Eşeğin yemini sen vereceksin ben vereceğim derken is kızışır. Epeyce tartışırlar. En sonunda Hoca: - Pekala! Öyleyse aramızda bahse tutuşalım. Kim önce konuşursa eşeğe o yem versin. Anlaştık mı? Eşi teklifi kabul eder. İkisi de birer köseye çekilirler. Az sonra kadın, el işini alarak komşuya gider. Hoca bir şey diyemez. Aradan biraz zaman geçer. Eve bir hırsız girer. Hoca'yı görünce kaçaçak olur. Ama Hoca'dan hiç ses ve tepki gelmediğini anlayınca kaçmaktan vazgeçer. Ortalıkta ne var ne yoksa koca bir çuvala doldurur. Hoca'nın gözleri önünde çuvalı yüklenerek evden çıkar. Karısı epey zaman sonra eve girip evin halini görür. Eşyaların yerinde yeller esmektedir. Telaşla: - Bu ne hal Efendi! diye çığlık atar. Hoca yattığı yerden doğrularak: - Haydi bakalım Hatun, bahsi kaybettin. Eşeğin yemini sen vereceksin! Allah Biliyor Yine Nasreddin Hoca bir cimri tanıdığının evine gittiğinde tanıdığı ona bayat ekmek ile bir tabak bal ikram etmiş. Nasreddin Hoca bayat ekmeği dişi kesmeyince sinirinden balı kaşıkla yemeye başlamış.Ev sahibinin gözü yerinden oynamış : -Aman efendim, bal ekmekle yenmez ise, insanın içini yakar, demiş. Nasreddin Hoca da hiç ses çıkarmadan balı bitirmiş ve : -Kimin içinin yandığını Allah biliyor, demiş. Kimin Karnesi: Bir gün Hasan koşarak odaya girdi ve elindeki karneyi babasına uzattı. Baba karneye şöyle bir göz attı, suratı asıldı, kaşları çatıldı, sertçe: – “İyi bir iş yapmış gibi bu karneyi bana gösteriyorsun değil mi? Şu karnenin haline bak. Beden Eğitiminden başka iyi bir not var mı şunda?” – “Ama babacığım kızma. Bu benim değil, tavan arasında bulduğum senin eski karnen” (Devamı yarın)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam