SON DAKİKA
reklam
reklam

Güzel Anekdotlar (II)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 1 Temmuz 2019, Pazartesi - 11:45   Okunma Sayısı:

İlacı Saklamak: Adamın birisinin kronik bir hastalığı var. Adam sürekli doktora gider ve ilaç raporunu alır. Periyodik olarak ilaç alması gerekmektedir. İlk ilaçlarını alır ve bitirmeden doktora gider. doktor reçetesini yazar ve adamcağız ilaçlarını almak için eczaneye gider. Yalnız malumunuz,kronik ve raporlu hastalıklarda ilaç bitmeden yenisini alamıyorsunuz. Adam, eczacıya reçetesini verir ve eczacıdan ilaçlarını vermesini ister. Eczacı reçeteyi internet ortamından girer ve bakar ki sistem ilaç vermiyor. Nedeni ise, henüz adamcağızın ilaçları bitmemiş. Eczacı adama döner: '' -Amca, sistem ilaçlarını vermiyor. Henüz senin ilaçlar bitmemiş,daha ilacın var. Bitince yeniden yazdır. Anca o zaman ilaçlarını alabilirsin, der.'' Bunu duyan adam şoke olur. Aklından, bu eczacı ilacımın var olduğunu nasıl anladı? sorusuyla eve döner ve kızını çağırır yanına: ''- Kızım benin ilaçlarım nerede? der.'' Kızı masanın üzerindeki ilaçlarını göstererek:'' - işte burada, der.'' Adam kızına kızmaya başlar: ''-Kızım ben sana bu ilaçları sakla demedim mi? Bak eczacı yeni! Danışmadan Ücret Alınmaz: Eşinden boşanmak üzere olan adam tanıdığı bir avukatın ofisine gider. Biraz muhabbet ettikten sonra duvardaki yazıyı görür. “Danışmadan Ücret Alınmaz”.

Bu yazıdan cesaret alarak, “benim de bir sorunum vardı, size bi danışayım” der. Avukat; “Tabi ki” der ve adamın sorularına teker teker cevap verir. Halinden memnun bir şekilde, “bu işi de bedavaya hallettim” diye düşünen adam, avukatın ikazı ile kendine gelir. – Eee, avukat bey, duvarda “danışmadan ücret alınmaz” yazıyordu, der. Avukat cevap verir: – Tamam, işte. Danışmadan ücret almıyoruz. Ama danışırsan alıyoruz. Sadece muhabbet etseydik, ücret talep etmezdim.” der. Çadırı Çalmışlar: Hamdi ve Halil adında iki profesör arkadaş varmış. Bunlar araştırma için dağa çıkmışlar, çadırlarını kurup uyuyorlarken Hamdi seslenmiş, sakin bir sesle: – “Halil gökyüzüne bak ve bana ne gördüğünü söyle” – “Yıldızlar net gözüküyor bu demek oluyor ki bulut yok ve yarın hava güzel olacak. Bu bizim için iyi ve ayrıca yıldızlar çok büyük ve parlak bu da demek oluyor ki bu dağ en az 100 m.” Hamdi sinirli bir şekilde bağırır: – Ulan Halil bırak şimdi bilimsel açıklamaları görmüyor musun üstümüzden çadırı çalmışlar!”  Allah’ım Sen Bana Sabır Ver: Daha henüz birinci sınıfa başlamış olan öğrenciler uyum haftasını tamamlamışlarken, çizgi çalışmaları başlamıştır. Hem çizgi hem resimli bir çalışma yaptırdıktan sonra öğrenciler sırasıyla nasıl yaptıklarını göstermek için öğretmenin yanına gelirler. (Devamı yarın)

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam