SON DAKİKA
reklam
reklam

Türkiye-ABD krizine İsrail’in bakışı (Bölüm I)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 2 Temmuz 2019, Salı - 11:49   Okunma Sayısı:

 

Türkiye ile büyük müttefiki ABD arasında özellikle S-400 alımı nedeniyle son bir yıldan beri ilişkiler iyi gitmiyor. Dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da 2012 yılında yaptığı açıklamada Türkiye’nin 100 adet F-35 uçağı alacağını açıklamıştı.

F-35’in üretim sürecinde dokuz ülke ortaklık yapmıştı. Bunlar ABD, İngiltere, Avustralya, Kanada, Danimarka, İtalya, Norveç, Hollanda ve Türkiye idi. O günden bugüne tansiyon zaman zaman yükselse de karşılıklı alttan almalarla bir süre için düşüyordu. 2017 yılından beri gelişen olaylara bir göz atarsak konuyu daha iyi anlama imkânını elde edebileceğimizi düşünüyorum.

 

2017 yılı önemli olayları

Lockheed Martin şirketinin liderliğinde geliştirilen ve her biri yaklaşık 100 milyon dolara satılan ve üretiminde Türkiye’nin de rol aldığı F-35’lerin bakım ve detaylı motor tamiratının ABD tarafından Türkiye’de yapılmasına karar verilmişti.

Oysa bu tarihe kadar İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerine ait uçakların büyük bakımları İngiltere’de yapılıyordu. Bir önceki yıl Türkiye’de darbe girişiminin olması ve Ankara’nın bazı NATO ülkeleriyle yaşadığı gerilimler bazı İngiliz kesimlerinde tedirginlik ve şüpheler yaratmıştı.

 

Endişeler ne yönde?

Bunun üzerine İskoç Ulusal Partisi Milletvekili George Kerevan, uçak bakımlarını Türkiye’de yaptırma planı ile ilgili olarak bir Meclis araştırması açılması gerektiğini dile getirmiş ve,

  • Türkiye ile diplomatik kriz yaşanması durumunda İngiltere’nin hangi seçenekleri

olduğunu,

  • Uçaklara Türkiye’de bakım yaptıramama durumunda İngiltere’nin ne gibi

alternatiflere sahip olacağını öğrenmek istemişti.

Bazı milletvekilleri Kerevan’ın haklı olduğunu dile getirmişler, savunma uzmanı Mark Bobbi ise konuyu bir adım daha ileriye taşımak suretiyle,

“Türkiye'de motor bakımının yapılamaması durumunda Orta Doğu’da operasyonlar yürütülürken ciddi sıkıntılar yaşanabileceğini, motorlara dair bilgilerin Türkiye’de çalınması halinde F-35 projesinin tüm ortaklarının Türkiye hakkında endişe duymaları ve herhangi bir siyasi, toplumsal veya 'askeri' kriz durumunda hızla yanıt vermeye hazır olmaları gerektiği” ifadelerini kullanmıştı.

İngiltere Savunma Bakanlığı ise, F-35’lerin uluslararası bir proje, tedarik ağının da küresel olduğunu belirterek konuyu kapatmaya gitmişti.

 

2018’de yaşananlar

İngiltere’de yayımlanan haftalık The Economist dergisi, Türkiye-NATO ilişkilerine değinerek, gelinen durumu "mutsuz bir evlilik" olarak nitelendirmiş, Türkiye’nin ittifaktan koptuğunu ancak muhtemelen yeniden dayanışmak zorunda kalacaklarını yazmıştı.

2016’daki darbe girişimi öncesi Türkiye’nin otoriterliğe kaydığına dair kaygılar olduğu hatırlatılarak, “Fethullah Gülen ile bağlantılı oldukları şüphesiyle gözaltına alınan ya da görevden uzaklaştırılanlar arasında 11 bine yakın subay ve pilot olduğuna yer verilmiştir" denilen yazıda şu görüşlere yer verilmişti.

"Türk bir askeri uzmana göre Türkiye'de generallerin yüzde 38'inin görevlerine son verildi. Bu kişilerin çoğu Batı yanlısı laikler denilerek eleştirildi. NATO'da görevli 400'e yakın askeri temsilci de ya görevden alındı ya da bu kişilerden ülkelerine dönmeleri istendi. Çoğu cezaevine girmektense yurtdışına kaçtı. Onların yerini Erdoğan'a sadık ancak daha az ehil kişiler aldı.

Bu kişilerin bazıları açıkça NATO'ya düşmanca, ittifakın karşıtlarına da sempatiyle bakıyor. NATO'nun Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı Orgeneral Curtis Scaparrotti, personelinin 'kalitesinin azalmasından' şikâyetçi oldu."

 

Diğer olumsuzluklar

Yazıda, Alman milletvekillerinin İncirlik ve Konya’daki üsleri ziyaretlerine izin verilmemesine, Almanların İncirlik’teki Tornado uçaklarını Ürdün’e taşımalarına, Türkiye’nin özellikle 15 Temmuz sonrası Rusya’yla sıcak ilişkilerine ve Ankara’nın Moskova’dan S-400 füze savunma sistemi satın almayı kararlaştırmasına değiniliyor ve bu sistemin NATO’nun hava savunma sistemlerine entegre edilemeyeceği eklenmişti.

En fazla endişe yaratan konunun, Türkiye'nin F-35 programının ortağı olmasıydı. Bu hayalet savaş uçakları, NATO’nun önümüzdeki 30 yıl boyunca hava muharebe kapasitesinin dayanak noktası olacaktı. Türkiye’ye de bu uçaklardan teslim edilecek miktarlarla ve S-400’lerle Türkiye eşsiz bir konumda olacak, tabii ki Rusya da bu durumdan istifade edebilecekti. Sonuçta karşılıklı meydan okuma, Türkiye’nin NATO’dan ayrılmasına yol açabileceği ihtimalini ortaya koyuyordu.  (Devam edecek)

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam