Yukarıda yer alan maç programında son yarışma olan karışık bayrak yarışı Hunt’un öncesindeki sekiz branşın tamamında, takımlar bitirdikleri sıraya göre 12-10-8-6-4-2 puan aldılar. Sekiz branş sonrasında toplam puandaki yerlerine göre ise The Hunt yarışına başlama sıraları ve handikapları belirlendi. Takımlar arasındaki her puan 0.333 saniyelik (yani her 3 puanda 1 saniyelik fark) handikapla start alınmasını sağladı. Örneğin sekiz branş sonunda A ve B takımları arasında 10 puan fark varsa, B takımı, A takımından 3.333 saniye sonra The Hunt isimli son yarışa girebildi. The Hunt’ın sıralaması, aynı zamanda grubun da sıralamasını belirledi. Yine DNA içindeki pist müsabakaları olan 100 metre ve 100/110 metre engelli yarışmaları, altı takımın atletinin standart yarışmasıyla yapıldı. Ancak saha içi yarışmaları (uzun atlama, cirit atma ve yüksek atlama) farklı bir şekilde yapıldı. Öncelikle her grup kendi içinde üçerli iki gruba ayrılıyor. A ve B Grubu’ndaki üç atlet birbirleriyle ikili olarak karşılaşıyor. Tek atış/atlayış sonunda ilk sıradaki iki atlet birbiriyle birincilik için, ikinci sıradaki atletler üçüncülük için, üçüncü sıradaki atletler ise beşincilik için yine tek hak kullandılar. Böylece altı takım sıralanacak ve takımlar 12-10-8-6-4-2 puanı bitiriş sıralarına göre aldılar. Birebir maçlarında eşitlik halinde en iyi derece sahibi, onun da eşit olması halinde en iyi ikinci derece sahibi, yine eşitliğin bozulmaması halinde ise yazı tura ile galip gelen belli oldu. 2'nci Avrupa Oyunları kapsamında ilk kez denenen DNA Atletizm yarışmasında 24 takım arasında ilk 12 içinde yer alan Milli Takım, finale kalamadı. Finale kalan ülkelerden Ukrayna birinci,Belarus ikinci, Almanya da üçüncü oldu. Bireysel yarışmalarda ise Jak Ali Harvey, 100 metrede 10.42'lik derecesi ile bronz madalyanın sahibi olurken, Ay-Yıldızlılar, Minsk'te 3 Türkiye rekoru kırdılar. Yarışmalarda bizler için akıllarda kalan diğer önemli performanslar ise 110 metre engellide Türkiye Rekoru kıran Mikdat Sevler ve ciritçimiz Eda Tuğsuz’un performanslarıydı. Peki yenilik olsun, heyecan olsun diye ortaya atılan ve ilk defa 2'nci Avrupa Oyunları’ında yapılan DNA Atletizm yarışması atletizm dünyasında nasıl görüldü? Açıkçası atletizm dünyasının bu konuda kafası bir hayli karışmış durumda. Kimi ülkeler yapılmasından yana, kimileri de isteksizler. DNA Atletizm yarışması atletizm altyapısı güçlü olan ülkeler için bir avantaj yaratırken, atletizm altyapısı yeterince gelişmeyen ülkeler içinse bir dezavantaj oluşturuyor. Bu haliyle; DNA Atletizm yarışmaları uzun bir süre daha konuşulacak. DNA Atletizm yarışmasının 2020 Avrupa Şampiyonasında da yer alacağı ifade ediliyor. Olimpiyatlarda ise DNA Atletizm yarışmaları gündemde değil. Bir çok atlet; olimpik barajı aşma mücadelesi veriyorlar. Türkiye’den de; şimdiden 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları'na kota alan sporculardan çoğu atlet. Köşemizi yazdığımız gün; aralarında 200 Metre Dünya Şampiyonu Ramil Guliyev ve Eda Tuğsuz’un da olduğu tam 8 atletimiz 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları için kota almaya hak kazanmışlardı. Sporcularımıza başarı ve bol şanslar dilerim.