Köpeği kansere tutulan Portekizli
Köpeğinin kansere tutulup ölmesi üzerine tatil amacıyla Türkiye’ye gelen Portekizli turist Huben Flowers, 15 gün süreyle Yedikule Köpek barınağında gönüllü hizmet veriyor. Flowers, çok sevdiği Alman cinsi köpeğinin vefatı üzerine zor günler geçirdi.
Köpeğinin hastalandığı anları anlatırken gözleri dolan Flowers, "Eve geldiğimde köpeğimi hareketsiz buldum. Alman cinsi köpeğim çok enerjik bir köpektir. Onu gördüğümde yerinden kalkamıyordu. Veterinere götürdüm. Sırtında bir problem var zannedip ilaç tedavisine başladılar. Hiçbir şey değişmeyince ultrason yaptılar.
Sonucunda karın bölgesinde ciddi bir kanama tüm vücuduna yayılmış bir kanser olduğu teşhisi konuldu. Daha sonra köpeğimi tekrar hastaneye götürdüm. Orada hayatımın en zor kararını vermek zorunda kaldım. Daha fazla acı çekmemesi için hiçbir umut olmadığı için uyutmak zorunda kaldık" diye konuşmuştur.
Flowers, bu süreçte internette sokak hayvanlarına ilişkin yaptığı araştırmada Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı’nın sosyal medya hesabına rastladı. Buradaki insanların tamamen gönüllü olarak çalıştığını öğrenen Flowers, bu durumdan çok etkilendi. Köpeğinin hastalığı sırasında yaşadıklarına unutamayan Flowers, sokağa terk edilip şiddete uğrayan köpeklere bir nebzede olsa yardımcı olmak için İstanbul’a geldi.
Barınaktaki faaliyetler
Flowers, barınaktan çok etkilendiğini insanların büyük fedakârlık içinde çalıştıklarını herkesin birbirini aile gibi sahiplendiğini onların bir parçası gibi hissettiğini ve bu durumun kendisini etkilediğini söylemiştir.
"Buraya geldiğimde çok etkilendim insanlar can yürekten büyük fedakârlık ile çalışıyorlar. Ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Buraya ilk geldiğimde tedirgindim fakat daha sonra buradaki herkesin birbirini aile gibi sahiplenmesi sanki yıllardır burada çalışıyormuşum gibi davranmaları beni etkiledi. Onların parçasıymışım gibi hissettim. Hastanede hayatımın en zor kararını vermek zorunda kaldım" ifadelerini kullanmıştır.
Yorumlama: Çalı süpürgesiyle yerde yatan köpeği rahatlatan Şişli’deki temizlik işçisi… Rize’de köprüdeki yavru köpeği faraşla nehre atan temizlik işçisi… Eskişehir-Mihalıççık ilçesinde 50 günlük köpeği döverek öldüren adam…
Akdeniz mezarlığında can pazarı
Alman yardım örgütünün gemisi Sea Watch, 12 Haziran’da Libya’dan yola çıkmış, 16 gün süreyle Akdeniz’in çalkantılı sularında yaşam mücadelesi veren 53 mülteciyi kurtarmış ve Akdeniz’de devam eden can pazarı dün noktalanmıştı.
Akdeniz’de kurtardığı 40 mülteci için liman arayan Sea Watch gemisinin hanım kaptanı Carola Rackete (31), izinsiz olsa da İtalya’nın Lampedusa limanına yanaşmıştı. Mülteciler büyük bir sevinç yaşarken, kaptan, bir savaş gemisine karşı tehlikeli bir şekilde direniş gösterdiği gerekçesiyle tutuklanmıştı.
Suç oluşuyor mu?
Suçlu bulunması halinde 3 ilâ 10 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceği söylenen kaptanın bir limana giriş izni verilmesi isteğine hiçbir ülke izin vermemişti. 26 Haziran Çarşamba günü Lampedusa’ya yanaşmaya çalışan gemi birkaç mil açıkta durdurulmuş, acil tedavi ihtiyacı duyan 13 mültecinin tahliyesine izin verilmişti. 28 Haziran Cuma günü 5 AB
üyesi mültecileri alma vaadinde bulunsa da İtalya giriş izni vermemiştir. 40 mülteci ve 22 mürettebatın bulunduğu gemideki şartlar giderek kötüleşirken Sea-Watch örgütü sosyal medya hesabından,
"Yeter! Şu anda Sea-Watch 3 Lampedusa limanına giriyor. Acil durum ilan etmemizin üzerinden neredeyse 60 saat geçti. Hiç kimse kulak asmadı. Hiç kimse sorumluluk almadı. 40 kişiyi güvenliğe taşıma görevi yine bize düşüyor, kaptanımız Carola Rackete ve mürettebatına düşüyor" açıklaması yapılmıştır.
Yorumlama
Size aynı Batı’nın iki ayrı zihniyetini anlatmaya çalıştım. Birisi köpeği için seferber olurken, diğeri can çekişen insanları açlığa, zulme hatta ölüme terk etmek istemektedir. Ne yazık ki, insanın olduğu her yerde bu olaylar olabiliyor.
Bayan kaptan üç üniversite mezunu… “Bana sunulan imkânlara erişememiş insanlara yardım etmek vicdani borcumdu” diyen doktor hanıma saygılarımı sunuyorum.
Faraşa koyduğu köpek yavrusunu köprüden nehre atan temizlik işçisiyle sırt üstü yatan köpeği çalış süpürgesiyle temizleyip rahatlatan temizlik işçisini hatırlayalım… Bunlar da bizde olan bitenler. Ayağına batan bir şeyi çıkarttırmak için eczaneye giren köpeğe tedavi uygulayan eczacı da bizden köpeklere tecavüz eden de bizden…
Bizler her şeyin iyi tarafını almalıyız. Mümkün olduğu kadar yazın sıcağında kışın soğuğunda hayvanlara yardımcı olmak, şefkat dolu olmak düşer bizlere… Yavrulayan, düşüp yaralanan ve hastalanan hayvanlara destek olmalıyız. Yaşlananları götürüp ormana bırakmamalıyız.
Yazın tatile çıkanlar, kuş, köpek, kedi ve benzeri hayvanlarını sevgisi olmayan komşularına bırakıyor. Bu komşulara söyledikleri de sadece “ekmeğini ver suyunu ver” şeklinde bir talimat oluyor. Bu komşular da sadece ekmek ve su veriyor. Peki, hastalanması, gece rahatsızlanması, havlaması veya miyavlaması, çok tüy dökmesi, kusması gibi hallerde ne yapacaklar?
Lütfen bunları da düşünerek hareket edelim!