SON DAKİKA
reklam
reklam

Nasreddin Hoca ve Fıkraları

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 14 Temmuz 2019, Pazar - 23:57   Okunma Sayısı:

Güldürü ve mizah denince Türkiye’de akıllara gelen isimlerden birisi hiç kuşu yok ki; Nasreddin Hoca’dır. Nasreddin Hoca bugünlerde Konya-Akşehir’de Nasreddin Hoca Şenlikleriyle anılıyor. 1208 yılında Sivrihisar’ın Hortu köyünde doğan Nasreddin Hoca, iyi bir eğitim almış, imamlık, müftülük, öğretmenlik ve kadılık yapmıştır. 1284 yılında Akşehir’de vefat etmiş ve farklı üsluptaki mizahı ile yüzyıllardır halkın sevgilisi olmuştur. Genellikle eşeğin üzerine ters binmiş şekilde karikatürize edilir. Aynı şekilde inşa edilmiş bir heykeli ve Nasreddin Hoca adına yapılmış Nasreddin Hoca Türbesi, Akşehir’de ziyaretçi akınına uğramaktadır.

Hazırcevap olma yönü ile herkesi hem şaşırtmayı hem de güldürmeyi başarmıştır. Toplumsal hayatta karşılaşılan sosyal problemlere mizahi bir üslup ile yaklaşan Nasreddin Hoca, fıkralarında, Anadolu insanlarının yapısını, düşüncesini ve olaylara bakışını anlatmıştır. Fıkralarının özünde insanları iyiye ve doğruya yöneltme, kusurları ve hataları espriler ile birleştirerek gözler önüne serme anlayışı hakimdir.

Bireyleri ve toplumları her yönü ile çok iyi tanıyan Nasreddin Hoca, aile, komşuluk, dostluk ve iş ilişkilerinde gördüğü aksaklıkları kendine has tarzı ile dile getirip insanlara ders verecek şekilde latifelerle birleştirmiştir.

***************************************************************************

Halkın yoğun sevgi ve aşırı ilgisi sebebi ile hoca hakkında birçok söylenti ortaya çıkmıştır. Bu sebeple olağan üstü niteliklerden de bahsedilmiştir. Örneğin Selçuklu hükümdarı ile tanıştığı, Mevlana hazretleri ile yakın ilişki içinde olduğu, aynı anda bir kaç yerde birden görülebildiği gibi olağan dışı söylentiler de vardır.1243'te Kösedağ savaşında Selçuklular Moğollara yenilince Moğolların hakimiyetine girip halk sıkıntılı zamanlar geçirdi. Bu yüzden de Timur’la ilgili anlatılan fıkraların aslında Timur’un atalarıyla ilgili olduğunu tahmin edilmektedir. Nasreddin Hocaya ait olduğu söylenen veya ona affedilen fıkralar ve gülmeceler incelendiği zaman onun bir dönemin değil Anadolu’nun yaşam biçimini dile getirdiği görülmektedir.

Nasreddin Hoca kişiliği ve güldürüleri ile Türk halkının sevgisini kazanmıştır.Sevgi, yergi, alaya alma gibi ince oyunlar ile karşısına çıkan bilgisiz, açıkgözlü, kurnaz insanları ti ye almaktadır. Fıkralarında Anadolu insanının olaylar karşısındaki tutumunu yansıtmakta ve düşünmeye sevk etmektedir. Halkın duygularını yansıtarak gülmeceler ortaya çıkarmıştır.Bütün gülmecelerin de soyut olmayan yaşanmış, yaşanabilecek veya olağan durumları kullanan Nasreddin Hocanın tanıklık ettiği olaylar genellikle halk arasında gerçekleşmektedir.

Nasreddin Hoca, bütün gülmecelerinde, soyut bir varlık olarak değil, yaşanmış, yaşanan bir olayla, bir olguyla bağlantılı bir biçimde ortaya çıkar. Olay karşısında duyulan tepkiyi ya da onayı gülmece türlerinden biriyle dile getirir.

Nasreddin Hoca gülmecelerinde dile gelen, onun kişiliğinde, halkın duygularını yansıtan başka bir özellik de eşeğin yeridir. Hoca eşeğinden ayrı düşünülemez, onun taşıtı, bineği olan eşek gerçekte bir yergi ve alay öğesidir. Anadolu insanının yarattığı gülmece ürünlerinde atın yeri yoktur denilebilir. Eşek, acıya, sıkıntıya, dayağa, açlığa katlanışın en yaygın simgesidir. Soyluların, sarayların çevresinde üretilmiş gülmecelerde eşek bulunmaz, oysa at geniş bir yer tutar. Bu konuda, başka bir çelişki sergilenir, gülmecede güldürücü öğe ile yerici öğe yanyana getirilir. Bunun örneği de kendisinden eşeği isteyen köylüye, "eşek evde yok" deyince ahırda onun anırmasını duyan köylünün "işte eşek ahırda" diye diretmesi karşısında, Hocanın "eşeğin sözüne mi inanacaksın benimkine mi" demesidir.

Osmanlı’nın hakim olduğu coğrafyanın büyük kısmında bilinen Nasrettin Hoca, bir çok ulus tarafından da sahiplenilmektedir. Öyle ki; Afgan’lardan İranlılara, Özbek’lerden Araplara kadar pek çok halk tarafından sahiplenilen Nasrettin Hoca, Hoca, Molla, Hacı, Efendi gibi lakaplarla anılır. Orta Asya’da Efendi lakabıyla bilinen Nasrettin Hoca’nın Özbek, Azeri veya Uygur kökenli olduğu düşünülmektedir.

Evrensel ve zaman tanımaz fıkra ve hikayeleriyle Nasrettin hoca insan ilişkilerine yaptığı mizahi vurgularla yalnızca Türk değil dünya edebiyat tarihinin önemli bir figürü olup 1996-1997 yılları UNESCO tarafından Uluslararası Nasrettin Hoca yılı ilan edilmiştir.

Akşehir, Nasreddin Hoca ile adını Dünya'ya duyurmuştur. 1208-1284 yıllarında Akşehir'de yaşayan ünlü düşünür ve mizah ustası Nasreddin Hoca anısına yaşatmak için uluslararası ve ulusal düzeyde kutlamalar ve festivaller düzenlenmektedir. Nasreddin Hoca'nın mezarı (türbesi) Akşehir'dedir.

***************************************************************************

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam