İtalya, Sea Watch gemisinin kaptanı İtalyan savcısı tarafından sorgulandı. İtalya göçmen girişlerine karşı limanlarını kapatmakta ısrarlı görünüyor.
Avrupa’daki farklı ülkelere dağıtılacağı söylenen düzensiz göçmenler, halen Lampedusa Adası’nda bekletilirken, gemi kaptanı Rackete, önce ev hapsine alınmış, 2 Temmuz’da ön soruşturma hâkiminin kararıyla serbest bırakılmıştı.
Askerin hayatını riske atmak
Ön soruşturma hâkimi, savcılık tarafından, Akdeniz'de kurtardığı düzensiz göçmenleri İtalya’ya getirmek ve Lampedusa Adası’ndaki limana giriş sırasında Sahil Güvenlik botunun engellemelerine karşı gelerek, askerlerin hayatını riske atmakla suçlanan Rackete’nın tutuklanması için yeterli gerekçe olmadığına kanaat getirmiş ve Alman kaptanın "düzensiz göçmenlerin hayatını kurtarmak için yapılması gerekeni yaptığını" savunmuştu.
İtalyan hükümetinin çıkardığı yasa gereği 2 ila 10 yıl hapis ve 50 bin avro para cezası alma riski bulunan gemi kaptanı Rackete’nın serbest kalması için Almanya ve Fransa hükümetleri de İtalya hükümetini eleştiren açıklamalar yapmıştı.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sea Watch’un İtalya hükümetine karşı suçlamalarını kabul etmeyerek, Alman sivil toplum kuruluşunun Akdeniz’de kurtardığı düzensiz göçmenleri, en yakınındaki ülke olması bakımından Tunus’a götürmesi gerektiğini savunmuştu.
Kasap et derdinde koyun can derdinde… Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de rotasını şaşırmış olsa gerek… Adı üzerinde insanların haklarını koruyacakken onların İtalya’ya çıkmasını hoş görmeyip Tunus’a çıkmalarını istiyor. Kocaman bir aferin benden (!).
Trafik kuralı
İngiltere’de ehliyet aldıktan sonra iki yıl içinde altı ceza puanı alan gençlerin ehliyetine el konacak şeklinde bir ceza uygulamasına geçilecekmiş. Yapılan araştırmada yeni ehliyet alan gençlerin büyük çoğunluğunun bu süre içinde kaza yaptığı ortaya çıkarılmış. Şimdi de gençlerin gece araç kullanmalarına yasak getirilecekmiş.
Kıbrıs’tan bir anı
Kıbrıs’ta görev yaptığım 1982-1984 yıllarında Girne girişinde bir trafik levhasının bazı yanlış anlamalara yol açtığı ve kazaya neden olabileceği kaygısıyla Girne Emniyet Müdürlüğüne bildirimde bulunmuştum. Talebimi aldılar. Ertesi günü baktığım levhaya bir işlem veya değişiklik yapılmaması üzerine yeniden Emniyet Müdürlüğüne gitmiştim. Bana;
- Konunun ele alındığını,
- Emniyet Müdürlüğünden, Bakanlıktan, Merkez Komutanlığından, Karayollarından ve
Belediyeden birer temsilcinin katıldığı bir toplantı yapıldığını ve bu heyetin yerinde inceleme ve uygulamayı yaptıktan sonra rapor yazacağını, ilgili merci tarafından da karar alınacağını söylemişlerdi.
Toplantılar
Bizde yapılan “havanda su dövmeli toplantılar” aklıma gelmiş ve bundan sonuç alınmaz demiştim. Oysa Kıbrıs yıllarca İngiliz kurallarıyla yönetilmişti. Polisin üniforması, trafik akışının sağdan olması gibi uygulamalar halen geçerliydi. Benim basit gördüğüm konu ne kadar ciddiye alınmıştı. Koca bir heyet toplanıyor, fayda ve mahzurlarını tek tek ele alarak uygulamalı şekilde konuyu incelemiş ve üç gün sonra levha benim dediğim yere dikilmişti...
Sözü tekrar İngiltere’deki trafik olayına getirirsek; yeni hazırlanan yasa taslağı daha önce de ele alınmış ama eğitim ve istihdamı önleyeceği için vaz geçilmiş. Bir konu ancak bu kadar ciddi şekilde ele alınabilir ve kabul ya da reddedilir.
Atinalı hatibin toplantısı
Yunan Hatip Demostenes, bir gün Atina’daki toplantıda konuşmak için kürsüye çıkmış. Halk, kendi arasında konuşuyor, gürültüyü kesmiyormuş. Bunun üzerine Demostenes halka hitaben,
---Size yalnızca iki cümlecik söyleyeceğim. Sözünü tamamlar tamamlamaz bir fıkra anlatmaya başlamış.
---Vaktiyle bir Atinalı gitmek istediği yer için eşek kiralamış. Eşeğini kiraya veren adam da aynı yere gideceği için beraberce yola koyulmuşlar. Tam yarı yola geldiklerinde havanın ısısı artmış, sıcak basmış. Dinlenmek için mola vermek zorunda kalmışlar. Fakat ortalıkta hiç gölgelik yer yokmuş. Eşeğin asıl sahibi hemen eşeğin gölgesine sığınmış. Bunu gören öteki adam hiddetlenmiş,
---Oraya oturmak benim hakkım, demiş.
---Niçin?
---Çünkü eşeğini kiraladım ben!
---Ama ben eşeğin gölgesini kiraya vermedim ki! Derken aralarında muazzam bir kavga çıkmış. Demostenes, sözün burasına gelince, hemen kürsüden inmiş. Halkın,
---Sonra ne olmuş, anlatsana? diye bağırması üzerine, tekrar kürsüye çıkmış ve,
---Ey ahali sizin iyiliğiniz için bir lâf edeyim dedim, dinlemediniz. Ama bir eşeğin gölgesini nasıl da merak ediyorsunuz, demiş.
Onun bu sözleri orada bulunanları fena halde utandırmış ve bu sayede Demostenes, kendisini dikkatle dinlemek zorunda kalanlara güzel bir konuşma yapmış.