İngiltere’ye bağlı Cebelitarık Özerk Yönetimi, 4 Temmuz günü Suriye’ye yönelik ambargoları ihlâl ettiği gerekçesiyle İran tankerini alıkoymuştu. İranlı yetkililer, "Grace-1" adlı tankerin serbest bırakılmasını, aksi halde misillemede bulunacaklarını açıklamıştı. Cebelitarık Yüksek Mahkemesi, sonraki günlerde ise Cebelitarık Yüksek mahkemesi, İran tankerini alıkoyma süresini 15 Ağustos’a kadar uzatmıştı.
Olayın devamında
Bu olaydan sonra yarı resmi İran ajansı Mehr, Suudi Arabistan’ın 30 Nisan’dan bu yana Cidde limanında alıkoyduğu İran bandıralı "Happiness 1" adlı petrol tankerini serbest bıraktığını bildirmiş, İran Ulusal Tanker Şirketi’ne ait tankerin mürettebatıyla birlikte İran’a doğru denize açıldığını ifade etmişti.
Söz konusu tanker, 30 Nisan’da Kızıldeniz’den Süveyş Kanalı’na doğru hareket halindeyken motoru arızalanmış, Suudi Arabistan sahil muhafaza birlikleri de gemiyi onarılmak üzere Cidde Limanı’na çekmişlerdi. İran, Suudi Arabistan’a tankerin bakım masrafları için 10 milyon dolar ödeme yapmış; ancak Suudi Arabistan, tankerin serbest bırakılması için İran’dan günlük 200 bin dolar talep etmişti.
Yeni gelişmeler
19 Temmuz günü ise, İran devlet televizyonunda okunan Devrim Muhafızları'nın açıklamasına göre, ilk olarak İngiliz bandıralı gemiye Hürmüzgân Eyaleti Denizcilik İdaresinin talebi üzerine el konulduğu ve İran kara sularına çekildiği açıklanmıştı.
Birleşik Arap Emirlikleri’nden yola çıkan ve içinde 23 mürettebatı olan Stena Impero isimli geminin, "uluslararası denizcilik kurallarına uymadığı” gerekçesiyle durdurulduğu ve İran kara sularına çekildiği ve tankerin;
- GPS (konum belirleme sistemi) cihazını kapattığı,
- Hürmüz Boğazı'na giriş yönünden değil çıkış yönünden girdiği
- Uyarıları dikkate almadığı ihlâllerini işlediği açıklanmıştı.
“Northern Deniz İşletmeleri” şirketinin yetkilileri geminin Suudi Arabistan’a gittiğini,, gemiyle bağlantının İngiltere saatiyle 16.00 (TSİ 18.00) sıralarında Hürmüz Boğazı'nda, uluslararası sularda kesildiğini, gemiye kimliği belirsiz botlarla birlikte bir helikopterin yanaştığını, ardından geminin İran’a yönelmesiyle irtibatın kesildiğini ve bir daha kurulamadığını söylemiştir. İngiliz bandıralı geminin İsveçli sahibi de, geminin saldırıya uğradığını belirtmiştir.
İngiltere Dışişleri Bakanlığı devrede
“Stena Impero”nun alıkonulmasından yaklaşık 40 dakika sonra Liberya bandıralı, Glasgow merkezli Norbulk şirketinin sahibi olduğu ve işlettiği Masdar isimli ikinci bir petrol tankerinin de Hürmüz Boğazı’ndan geçtikten sonra yönünü ani şekilde değiştirerek kuzeye, İran yönüne doğru ilerlediği duyurulmuştur.
Bu gelişmeyle birlikte İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, "İranlı yetkililerin Hürmüz Boğazı'nda iki tankere el koymasından son derece kaygılıyım" açıklamasını yapmış ve "Bu alıkonulmalar kabul edilemez. Denizlerde yolculuk özgürlüğünün sağlanması ve bölgede her geminin güven içinde özgürce hareket etmesi çok önemlidir" demiştir.
İngiltere Dışişleri Bakanı Hunt, "Henüz askeri seçenekleri değerlendirmediklerini, diplomatik bir çözüm bulmaya çalıştıklarını, ancak denizde seyahat özgürlüğünün kısıtlanması halinde Tahran’ın en büyük kaybeden olacağı" açıklamasını yapmıştır.
Değerlendirme
İranlı yetkililer bu operasyonla ve İngiltere’nin karşı hareketlerine misillemelerle karşılık vereceklerini söyleyerek bir süre oyalanacak ve gururlanacaklardır.
İngiliz hükümeti ise Hürmüz Boğazı’ndaki İngiliz bandıralı gemileri güvenlikleri konusunda uyarmıştır. Her iki devlet birbirlerine karşı tehditlerini savuracak ve birbirlerini "saldırgan olmak” ve "korsanlık yapmak”la suçlayacaklardır.
Şunu unutmamak gerekir ki, Batılı devletler kendilerine yapılanları hiç unutmazlar. Bir yerlere not eder, fırsat ve zaman kollarlar acısını çıkarmak için… Hiçbir Batılı yönetici bağırmaz, yüksek perdeden konuşmaz, uzun nutuklar atmaz. Kibardırlar; ama fırsatçıdırlar…
İki devletin bu şekilde denizlerde birbirlerine karşı yapacakları zecri hareketlerin deniz hukukuna ters düşeceği, bazı fırsatçılara örnek teşkil edeceği, sivil hedef ve vasıtalara karşı yapılacak askeri önlem ve operasyonların sivil kişilere zarar vereceği kaçınılmaz olacaktır.
Daha itidalli davranılması bölgemiz açısından da önemlidir. Tansiyonun mutlaka düşürülmesi, dünya ticaretinin feraha kavuşması ve bu eylemlerin mutlaka üçüncü devletlere de zarar vereceğinin bilinmesi gerekir.