1. Hafta: Stüdyoya; tuğla, harç karmak için leğen, mala, kereste ve benzeri inşaat malzemelerinin getirilmesi. İnşaata başlanıp, gecekondunun kabasının tamamlanması. 2. Hafta: Gecekonduya ailenin yerleşmesi, evin reisinin pijamayla dolaşmaya başlaması. Evin hanımının leğende çamaşır yıkaması. yıkadığı çamaşırları, Mahmut Tuncer orkestrasının darbukacısının yanındaki çamaşır ipine asması. Ve 3. Hafta: Ailenin evin önünde koyun beslemesi, koyunun önüne yem konulması. Hayvanın sapı samanı kıtır kıtır yemesi. Evin reisinin damın üzerine çıkıp uyuması. Tabi tüm bunlar olurken, konuk sanatçıların stüdyonun boş yerlerinde şarkı/türkü söylemesi. izleyenlerin alkışlaması. Mahmut Tuncer’in kameraya "gel hele" deyip yanına çağırması, Mahmut Tuncer abimizin de bu arada tüm Türkiye’ye mesajlar vermesi. Merhum Tayfun Talipoğlu; adını tüm Türkiye’ye tanıtan Bam Teli programını sunuyor. Tabi; dağda bayırda dolaşırken bir avcıya denk geliyor. Hani avcı dediysek de, elinde tek kırma bir tüfek 65 yaslarında bir amcamız. E haliyle de ayaküstü sohbete başlıyorlar Sonra mı? O da diyalogda geçiyor ; Talipoğlu; Amca tüfek dolu mu? Amcamız -Dolu Talipoğlu; Peki bir kere atabilir miyim? Amcamız ; Al at Talipoğlu atar ,tufegi amcaya verir. Amcamız da tüfeği alır ve sorar; "Baska sıkıntın?" Gerçekten de yurdum insanının naifliğini ve doğallığını bulduğunuz programdı Bam Teli. Nuray Yılmaz’ın televizyon klasiklerinden Gezelim Görelim programından çok ses getirmiş ilginç bir anıyla devam ediyoruz. Program için güney illerinden birine gidilmiş, oradaki köylerden birinin meydanında köylülere bale gösterisi izletmek için hazırlıklara başlanmıştır. Nuray yılmaz, köy meydanında toplanan insanlara mikrofon uzatıp bale ne demektir bilip bilmediklerini, hayatlarında hiç canlı bale gösterisi izleyip izlemediklerini sormaktadır bu arada. Tabii içlerinde izlemiş olan hiç yoktur. Bu esnada pala bıyıklı, kasketli bir amcamız ''Ben biliyorum'' diye ortaya atılır. Mikrofon ona uzatılır. N-Y: Hadi o zaman anlat, bale nasıl yapılıyor? Amcamız ( Yerel lehçeyle) : Garılar böyle başbarnaklarının üstünde dönüyorlar. Yerel televizyon kanallarının birinde, ev yaptığı arsada kemik vs. bulan amca ile konu hakkında bir röportaj yapılır. Muhabirin, bulunanın toplu mezar olup olmadığı yönündeki sorusuna amcamızın cevabı aynen şudur: “Yok yok toplu değil bunlar. Bunlar, normal perakende vatandaşın mezarı.” (Devamı yarın)