SON DAKİKA
reklam
reklam

Fırat’ın doğusu

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Ağustos 2019, Çarşamba - 10:12   Okunma Sayısı:

 

Son zamanlarda haberler arasında çok duymaya başladığımız güvenli bölge terimidir. Türkiye ile ABD arasında Fırat’ın doğusunda bu konuda mutabakata varılmasından tam bir hafta sonra Türkiye’ye ait insansız hava araçları (İHA) hattın Suriye tarafında uçmaya başlamışlardır.

MSB, ABD ile yürütülen müşterek harekât merkezi çalışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bölgede insansız hava araçlarıyla görevin icra edildiği”ne yer verilmiştir. Bölge ile sınırın Suriye tarafı yani Fırat’ın doğusu mu kastediliyor, sorusuna, “Açıklama gayet nettir. Güvenli bölgenin nerede kurulacağı bellidir. Başka bölgeyi kastetme durumu yok” yanıtı verilmiştir.

İHA’larımız daha önce söz konusu hattın Türkiye tarafı ile Suriye’de Rusya’nın izniyle kimi zaman İdlib’in yanı sıra TSK’nın denetiminde olan Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekât bölgelerinde uçuyordu. Böylece Türk İHA’ları ilk kez Fırat’ın doğusunda Suriye tarafında da uçuş yapmaya başlamıştır.

 

Hava sahasının denetimi

Suriye’nin kuzeyindeki bölge ABD’nin kontrolündedir. Eğer Türk İHA’ları Fırat’ın doğusunda uçuyorsa bu durum, ABD’nin hava sahasını Türk İHA’larına açtığı anlamına gelmektedir. Halen bölge üzerinde uçan İHA’lar keşif yapmaktadır.

Bu keşiflerle, terör örgütü PYD/YPG’nin bölgedeki konuşlanması, mevzi, beton blok ve tüneller gibi tahkimatı, hareketliliği, bölgeden geri çekilmeye başlayıp başlamadığı tespit edilmektedir.

ABD ile varılan mutabakat uyarınca, terör örgütünün tahkimatı ile birlikte ağır silahlarının da imha edilmesi gerekiyor. Kulislerde, ileri aşamada savaş uçaklarının da bölgede keşif yapabileceği değerlendirilmektedir.

 

Bölgedeki kolorduya görev

ABD ile tesis edilmesi planlanan güvenli bölge planları üzerinde çalımalar devam etmektedir. Harekât merkezinin yeri konusunda Şanlıurfa Akçakale’de 3’üncü Hudut Alay Komutanlığı’nda yapılan toplantılara Diyarbakır’daki 7’nci Kolordu Komutanı ve diğer üst düzey askeri yetkililer de katılmıştır.

Harekât merkezinin Şanlıurfa’daki 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda veya Akçakale’deki 3’üncü Hudut Alay Komutanlığı içinde kurulması ihtimal dahilindedir. Türkiye ve ABD’nin 5-7 Ağustos tarihlerinde ‘güvenli bölge’ için mutabakata varmış, bunun üzerine 6 ABD’li ve 11 Türk askeri yetkili Şanlıurfa’da müşterek harekât merkezi kurma çalışmalarına başlamıştı.

 

Rusya’nın Şam vurgusu

Fırat’ın doğusuna düzenlenmesi planlanan harekâta ilişkin değerlendirmede bulunan Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Suriye topraklarında düzenlenecek her nevi askeri harekât için Şam yönetiminin onayının alınması gerektiğini söylemiştir.

Zaharova, Türkiye’nin Suriye topraklarında Fırat’ın doğusuna harekât düzenleyeceği yönündeki açıklamalara karşılık,

"Terörle mücadele faaliyetleri için Şam'ın onayı alınmalı. Burada egemen bir ülke söz konusu olduğu için bu, ilk ve mutlak şarttır. Bu, Rusya’nın hiçbir şekilde değişmeyen ilkesel duruşu olup, Türkiye tarafından düzenlenecek her nevi harekât için de geçerlidir. Hiç kuşkusuz, Türk partnerlerimizle iletişim halindeyiz.

Halihazırda çözülen ve henüz çözüm bulunmayan sorular var, ancak bu, egemen bir ülke olarak Suriye’nin topraklarını kontrol etmesi gerektiği ve topraklarında yaşananlara ilişkin kararlar alma hakkına sahip olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz" diye konuşmuştur.

 

Rusya’nın kararlı tutumu

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere her ne kadar Rusya ile ilişkilerimiz iyi ise de, Rusya’nın Suriye’yi parçalamayı öngören her türlü girişime karşı olduğu da kesin… Erdoğan, bu ayın başında yaptığı açıklamada, "Afrin’e, Cerablus’a, El-Bab’a girdik. Şimdi de Fırat’ın doğusuna gireceğiz. Biz bunu Rusya ile ABD ile paylaştık" demesine rağmen Rusya cephesinden farklı bir açıklama duyuyoruz.

Rusya, Suriye’nin bölgelerinin hiçbir gerekçeyle koparılamayacağını ve bunu kabul etmeyeceğini ısrarla vurgulamaktadır.

Bu arada YPG’nin, Türk birliklerinin gireceği yerlere mayın döşemeye başladığı da gelen haberler arasındadır… Suriye rejiminin bayramdan bu yana evlerini terk etmek zorunda bıraktığı sivillerin kuzeye doğru çıktığı ve 124 bin kişinin yerinden edildiği belirtilmiştir.

Bölgedeki aktör sayısı çoktur. İran, sessiz şekilde Suriye’yi desteklemekte, Rusya, siyasi arenada Suriye’nin arkasında ve yanındadır. ABD, Türkiye ile mutabakat çalışmalar sağlarken YPG’yi silahlandırmaktadır. Bu aktörlerin hepsi de kendi menfaatleri doğrultusunda hareket etmekte, ama ortak oldukları “Türkiye’ye karşı olma” noktasında buluşmaktadırlar.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam