SON DAKİKA
reklam
reklam

Zafer Bayramı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 30 Ağustos 2019, Cuma - 08:14   Okunma Sayısı:

Sömürgecilerin kucağında büyüdü istilacı liderler

aptalca şımarmayla

Bağımsızlıklarına kavuştular… sevindi yurttaşları, huydaşları.

Megalo İdea’nın küllerini eşelerken irkildiler bir şamarla

Yine de üzerimize saldırdı, ortak paydamız Ege’nin kıyıdaşları

 

Ayvalık’a, İzmir’e çıktılar, gururumuzu kırarcasına

Anadolu içlerine daldılar, Afyon’u aldılar, kırıp dökerek,

Trakya’dan giren kuvvetleriyle her yanımızı sararcasına

Bandırma’ya, Mudanya’ya çıktılar, İngiliz’in elini öperek

 

İnönü, Eskişehir, Kütahya ve Dumlupınar muharebeleri

Karşımıza çıkardı, aşinası olduğumuz insan yüzlerini

Harp tarihimizin acılı insanları, yakılıp yıkılmış harabeleri

Gözler önüne koydular barbarlığın ve karanlığın çirkin gizlerini

 

Sakarya boyunda uzunca bir bekleme… Bir yiğit, doru atlı…

Cepheyi gezdiği sırada attan düşerek kaburgalarını kıran

Kahraman komutan! Selamlıyor seni tepelerden bakan Polatlı!

Çanakkale’den sonra yine sen, ülkesi için canını ortaya koyan

 

***                              ***                         ***

 

30 Ağustos’a nasıl gelindi?

*Yegâne taşıma vasıtamız olan kağnılara, Fransızlardan satın alınan 150 kamyon ilave edilmiştir.

*Büyük taarruz planının bir kez daha gözden geçirilmesi için Başkomutan Mustafa Kemal, 27 Temmuz 1922’de Akşehir’e gelir. Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile planın ayrıntılarını bir kez daha gözden geçirirler. Eksiklerin 15 Ağustos’a kadar tamamlanmasını kararlaştırırlar.

Ertesi gün ordu birlikleri arasında yapılacak bir futbol maçı bahane edilerek ordu ve bazı kolordu komutanları Akşehir’e davet edilir. Yapılan görüşmeler sırasında 2’nci Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa, Başkomutanın onayladığı plana karşı çıkar.

 

    ---Türk milletinin nesi var nesi yoksa hepsi bu… askeri bu… silahı bu… Siz onu bir tek ihtimal için nasıl harcarsınız? der. Mustafa Kemal Paşa,

    ---Türk milletinin bütün verebileceği bundan mı ibaret?

    ---Evet!

    ---O halde kesin sonucu onunla almak zorundayız.

 

***                              ***                         ***

İlginç kısa alıntılar

*30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi gereği Osmanlı Silahlı Kuvvetlerinin elindeki silah, araç ve gereçler toplatılmış, tüfeklerin mekanizmaları, makineli tüfeklerin kapak takımları ve topların kamaları sökülerek İtilâf devletlerinin gözetimindeki depolara alınmış, bir kısmı ise denize atılmıştır. Anadolu’nun çeşitli yerlerindeki ustalara askerin ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmış, su borularından namlu, eritme demirden süngü ve tüfeklerin ahşap aksamı yaptırılmıştır. 

*Batı Cephesi Komutanlığı’nın 323 top, 198 kamyon, 33 otomobil ve 10 uçağına karşılık Yunan Ordusu’nun elinde 418 top, 4036 kamyon, 1776 otomobil ve 50 uçak bulunuyordu. Hava üstünlüğü düşmanın elindedir. Büyük Taarruz’un arefesinde uçak sayımız 17’ye ulaşmıştır.

*26 Nisan 1922 tarihinde Enosis adlı Yunan şilebi Karadeniz’de iki motor gambotumuz tarafından ele geçirilmiş ve gemide bulunan 11 çuval külçe altın ve gümüş, Milli Mücadele’ye önemli ölçüde destek sağlamıştır. (s: 337)

*26 Ağustos günü saat 06.00’dan başlamak üzere 18 sorti hava görevi başarıyla icra edilmiştir. Bu görevler, İstiklâl Harbi’miz boyunca icra edilen diğer hava görevlerinde olduğu gibi elde edilen başarıya büyük katkı sağlamıştır. Garp Cephesi Kumandanlığı, düşman tayyaresi düşüren tayyarecilere 1.000 TL mükâfat verileceğini günlük emirle bildirmiştir.

 

***                              ***                         ***

 

26 Ağustos Tınaztepe muharebeleri

… Çekil veya Çiğil Tepe’ye taarruz eden 57’nci Tümen hedefine ulaşamamıştı. Bu duruma üzülen Tümen Komutanı Albay Reşat Bey intihar etmiştir. Ölümünden biraz sonra ise Tümen tepeyi ele geçirmiştir.

Türk ulusunu yeniden dirilişe götüren Erkmentepe, Tınaztepe, Belentepe, Çiğiltepe, Kocatepe gibi kana kan, dişe diş muharebelerin geçtiği yerleri gezmek, Afyon Ovası’nda ağustos ayının sıcağında yaşananları hissedebilmek için buralardaki kuru dere yataklarını, eski telgraf direklerini, Afyon-İzmir eski demiryolu hattını görmek gerekir.

Ben buralarda saatlerce yürüyerek harita incelemeleri yaptım. Beraberimde gelen kafileleri gezdirdim. Arazinin zorluklarını, arka çantasıyla bırakın hızlı yürümeyi, günlerce süren uykusuzluk nedeniyle ayakta durmanın bile ne kadar güç olduğunu hissettim.

 

Törpülenen değerler

Ne yazık ki, 10 yıldan beri milli değerlerimiz yıpratılmış, Milli Mücadele’nin lider kadrosu küçük düşürülmeye çalışılmıştır. Kazanılan muharebeler vatan, millet, Sakarya edebiyatıyla küçümsenmiştir. Bölücü unsurlar, provokatörler, ajanlar ve emperyalist zihniyetle işbirliği yapanlar vatan topraklarımızda tahripkâr faaliyetlerini sürdürmüşler ve halen de sürdürmektedirler. Meczupları Atatürk heykellerine yönelterek gizli intikam alma hislerini tatmin etmektedirler.

Kerameti kendinden menkul araştırmacı yazarçizerler, birtakım tarikat mensupları, etnik ayrıştırmayı gözeten siyasi parti mensupları televizyonlarda boy göstererek insanımızı zehirlemeyi ve ulusal değerlerimizi kemirmeyi kendilerine görev edinmişlerdir. Gelinen nokta ortadadır.

Başta yüce Atatürk olmak üzere tüm Milli Mücadele kahramanlarını rahmetle anıyorum. Galiba hazırı bulduk biraz keseden yedik. Bizleri affetmelerini diliyorum.

   

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam