Günümüzde bilgisayar, cep telefonu, internet gibi teknolojik gereçlerin bağımlılığa dönüştüğü bir dönemde yaşıyoruz. Özellikle, aile içi iletişimin zayıf olduğu ortamlarda yetişen çocukların böylesi bağımlılığa düşme riskinin oldukça yüksek olduğu görülmekte. Bu duruma paralel olarak aile içinde bir bireyin teknolojik gereçlerden birine bağımlılık kazanması diğer bireyleri de anında etkilemekte. Peki ne yapmalıyız? Ben de bu soruyu da; meslek büyüklerim Melek-Tayfun Köselerden çiftinin değerli kızı ve Sosyolog – Aile Danışmanı Dilara Akman’a danıştım . Dilara kardeşim de ailelerin “Ne Yapmalıyız” sorusuna bir yazısından alıntıladığı ( Yazının özgün halini http://halkhabergazetesi.com/yazar-okul-oncesi-donemde-teknoloji-bagimliligi-100.html linkinden okuyabilirsiniz ) güzel bir cevapla yanıt verdi. “Özellikle, aile içi iletişimin zayıf olduğu ortamlarda yetişen çocukların böylesi bağımlılığa düşme riskinin oldukça yüksek olduğu görülüyor. Örneğin anne/babanın evde bulunduğu saatlerde akıllı telefonlar ile oynamasının, aile içi iletişimi zayıflattığı ve bu durumun ailenin diğer üyelerini iki yoldan etkilediği gözlemlenmiştir: İlk olarak iletişimi zayıflayan aile bireylerinin oyalama aracı olarak bilgisayar ve internetlere yönelmesini, ikinci olarak da ebeveynin bu davranışına karşın çocuğun anne babanın davranışını rol model alarak taklit etmesini ortaya çıkarmıştır. Yapılan araştırmalarda çocukların iletişim araçları ile geçirdikleri zaman diliminin gün içerisinde ortalama 5-6 saat olduğu gözlemlenmiştir. Bu zaman diliminin oluşmasının ardında yatan sebepler, çocuğun anne babasından kendi duygularına karşılık alamaması, evde 24 saat açık olacak şekilde teknolojinin kullanılıyor olması, teknolojik aletlerin bireysel kullanım içinde olması çocuğun bağımlılık riskini artırmasıdır. Peki, böylesine durumlarda anne babalar ne yapabilir? Öncelikle teknolojinin bir oyun değil bilgiye ulaşma aracı olduğu çocuğa tanımlanmalıdır. Akabinde aile içi iletişim artırılmalıdır. Çocuğunuzun internet ve teknoloji bağımlısı olduğunu düşünüyorsanız, anne yâda babanın kontrol mekanizması ile bu kullanım kurallı hale getirilmelidir. 4-7 yaş arasındaki çocuklarda internet, TV gibi haz kaynakları kesildiğinde bunların yerine bir etkinlik oluşturulamaz ise çocukta şiddet eğilimi başlar. Bu nedenle aile içinde belirleyeceğiniz yeni etkinlikler ile haz kaynaklarının kısıtlanması çocuğunuzda travmatik bir etki yaratmadan uygulanmış olur. Böylece aile içi sağlıklı iletişimin temellerini atmış olursunuz.” Sevgili okurlarım teknoloji hayatı pratik yapma, yolunda önemli bir vasıta. Bilgiye erişim de bizlerin işine geliyor. Ancak; çocuklarımızın sağlıklı gelişimi için onların sosyal medya kullanımının da kısıtlanması gerektiğine inanıyorum. Bu emin olun onların da işine yarayacak. Büyüklerde sosyal medya kullanımı ve yaşanan sorunlar da bambaşka bir yazının konusunu oluşturuyor. Onu da ileride değerlendireceğiz.