İstanbul’da yaşayan futbol severler olarak özlemiştik doğrusu milli maç izlemeyi. Hazırlık maçları haricinde tam dört yıl on aydan sonra ciddi bir sınavla karşı karşıyayız. İstanbul Dolmabahçe Vodafone Park Stadı'na(İnönü Stadı) giderken, milli bir coşkuyla karşılaşıyoruz yazarımız ve çok değerli kardeşim Utku Eryılmaz’la beraber. Her takımından, her renkten insanla karşı karşıya kalıyor ve heyecanlarını paylaşıyoruz.
Maç öncesinde tribünleri dolduran izleyiciler, maçı güle oynaya alacağımıza inanıyorlar. Rakibimiz Andorra özellikle de amatör liglerde gördüğümüz toplama takımlardan hallice bir takım kurmuş görüntüsünü veriyor. Daha önce karşılaşmış ve farklı skorlarla geçtiğimizi hatırlıyorum. Millerimizin takım kaptanı Emre Belezoğlu’nun da milli takımlar tarihinde 100.maçla dalya dediği Andorra maçı başlıyor; ilk dakikalardan itibaren üstünlük kuran millilerimizin hemen gol veya goller bulabileceğini düşünüyoruz. Bir de bakıyoruz ki; Andorra takım halinde kapalı defans ve savunma ağırlıklı oynamaya çalışıyor ve bizimkileri çabuk kilitliyorlar. Üstüne üstelik hakemin tarafgir tutumu ve millilerimizin boş kaleye atılamayan şutları da devreye giriyor ve sahada bizler de doğal olarak gerilmeye başlıyoruz.
Bu dakikalarda anladığımız en iyi şeyin hiçbir takımın hafife alınmaması gerekliği oluyor. Bu süreçte futbolcularımız inanılması güç pozisyonlar kaçırıyor. Hele ikinci yarıda maç adeta tek kaleye dönmüş vaziyette. Yani anlayacağınız; un var,yağ var, şeker var ancak helvayı kavuran biri henüz çıkmamış ve de çok zorlanmaya başlamışız. Panik atak geçiriyoruz, neredeyse puanlar kaybetme noktasındayız. Bu arada gününde olan Andorra’nın kalecisi Gomes’de taraftarların dahi takdirini kazanır nitelikte kurtarışlar yapıyor. Son dakikalara bu hava içinde girilmiş durumda.
Dakika 89. ‘da Yusuf Yazıcı'nın kullandığı kornerde Ozan Tufan'ın attığı kafa vuruşu millilerimizin 1-0 öne geçmesine yol açıyor. Bu genç yetenek bir dönem parlamış ve Fenerbahçe’de forma giyme şansı bulmuştu. Sakatlıklar ve sonrasında yaşananlar Ozan Tufan'ı takımdan koparmış ve unutulmaya yüz tutmuştu. Derken; geçen sezon kiralandığı Alanyaspor’da dönemin(2018-19) teknik sorumlusu Sergen Yalçın bu genç yeteneğe bir şans daha verip rehabilite etmeyi başarmış ve Ozan Tufan Alanyaspor’da eski günlerine dönmüştü. Bütün bu süreci takip eden A Milli Takımımızın teknik sorumlusu Şenol Güneş de formda olan Ozan Tufan'ı kadroya alıyor. 61.Dakikada yedekten giren Ozan Tufan son dakikada attığı golle takımı kurtarıyor, Vodafone Park yıkılıyor, taraftarlar sevinç içindeler.
İşte bu golle bitiyor maç ve dersler veriyor bize. Birinci ders; her takıma eşit mesafede ve ciddi şekilde hazırlanacaksın, yani rahatlığa kapılmayacaksın. İkinci ders; kapalı defansa ve kapalı savunmaya anında ve etkin bir cevap vereceksin. Andorra kapalı savunmayla neredeyse maçı kendi lehine çeviriyordu. Üçüncü ve son ders panik atağa kesinlikle kapılmak olmamalı. Bizimkiler bunu böyle bir maçta yaptılar, ya seviye olarak üst düzey görülen bir takımla oynanırken panik atağa girseydik. Olacakları bile düşünemiyorum!
Futbolda böyle bir galibiyetle moral bulmuşken Kadın Voleybol A Milli Takımımızın Polonya’yı yendiği maçın öncesinde ve devre arasına anons olarak geçiliyor ve tribünlerden alkış kopuyor. Bir gün sonrasında ise finalde Sırbistan’a 3-2 yenilen Kadın Voleybol A Milli Takımımız Avrupa Voleybol Şampiyonasında 2. olma başarısını gösteriyor. Onları bizler de tebrik ediyoruz.