SON DAKİKA
reklam
reklam

Şiir yazmak

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 16 Eylül 2019, Pazartesi - 09:33   Okunma Sayısı:

 

Aristoteles için sanat, bir maddeye biçim vermektir. Ona göre doğa en büyük sanatçı ve en büyük şairdir. Doğa bir ağacı yaratır, ormana dönüştürür; insan bir ağacı tahtaya dönüştürür ve ancak ev yapar.

Yahya Kemal şiiri tanımlarken “Darası alınmış söz” diye ifade eder. Bu şekildeki bir anlatım bile herkesin ulaşamayacağı bir seviyeyi gözler önüne seriyor. Çoğumuz telefonda en kısa tümcelerle en doğru şekilde derdimizi anlatamazken bizlerden bir de şiir yazmamız istenirse varın siz düşünün içine düşeceğimiz halleri…

Bana göre de şiir, kontrol altına alınan duyguların güzel sözcüklerle inşa edilmiş harmonisidir. (Benim sözüm) Seslendirmeyle renklenir. Ritim de katılabilir. Dikkat edilecek önemli konu, duyguların her zaman kontrol altına alınamadığıdır. 

Bir şimşeğin çakışı kadar kısa zamanda akla gelen duygu veya hazları yakalamaktır esas olan… Yakalanabilirse ne âlâ! Yoksa geçmiş ola! Sonrasında insan hatırlamakta bile güçlük çekiyor. Sabır işidir vesselâm…

Gece uykumda dahi aklıma gelen sözcükleri defterime yazardım. Bazen bir mısradaki ahengi yakalamak için günlerce söz dizimi üzerinde çalıştığım olurdu. Hâlâ da bu konuda iddialı olduğumu söyleyemem.

 

Düş Ülke

                                       I

İzleyerek yalnız kötü meleklerle dolu

Karanlık ve ıssız bir yolu

GECE adlı bir hayaletin, kapkara

Bir tahtta dikilip hükmettiği bu diyara

Kuzeyin en ucundaki

Müphem bölgeden geldim yeni

Vahşi tuhaf bir iklimden, heybetle uzayan

ZAMAN’ın dışında, dışında UZAY’ın.

 

                                             II

Dipsiz vadiler ve sonsuz tufanlar

Uçurumlar, mağaralar ve dev ormanlar

Ki, çiğ düştüğünden hep üstlerine

Keşfedemiyor onları hiç kimse

Dağlar ki devriliyorlar mütemadiyen

İçine hudutsuz denizlerin

Denizler ki yerlerinde duramıyorlar

Kabararak ateşten göklere can atıyorlar

Yayıyorlar o göller ki sonsuz

Yalnız sularını, yalnız ve cansız

Durgun sularını, durgun ve serin

Karlarıyla sarkan zambağın

 

                                              III

O göller ki, yayıyorlar böyle

Yalnız sularını, yalnız ve ölü

Üzgün sularını, üzgün ve serin

Karlarıyla sarkan zambağın

Dağlar, bir nehrin yanındaki

Ki, hafifçe mırıldanır sürekli

Gri ormanlar, bataklıklar,

Kurbağa

 

Ve semenderin kamp kurduğu o saha

Civarı netameli dağ gölleri

Mesken edindiği o kötü hayaletlerin

Her bir yer ki yerlerin en lanetlisi

her bir kuytu ki kuytuların en kasvetlisi

Orada dehşet içinde karşılaşır gezgin

Örtülü hatıralarıyla geçmişin

Kefenli suretler o gezinenden ürkerler

Ve geçerken yanından iç çekerler

Çok önceden acı içinde, içinde beyazların

Toprağa ve göğe verilmiş suretleri dostların

 

(Edgar Alan Poe, Şiirler ve Anılar, s: 161)

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam