SON DAKİKA
reklam
reklam

Skandallar gerçek oldu

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 30 Eylül 2019, Pazartesi - 10:11   Okunma Sayısı:

ABD-Türkiye ilişkileri pek de hoş gitmiyor. Artık Türkiye’ye karşı sürdürülen hasmane tutum ve davranışlar aleni olarak ve yüksek perdeden ortaya konuyor. Aslında bugünlere boşuna gelinmedi. Büyük dost ve müttefikimiz (!), NATO toplantılarında bile hileli oyunlar oynuyordu. İsterseniz bu oyunların geçmişine kısaca bir göz atalım:

 

Norveç’teki NATO tatbikatında

Norveç’te bulunan NATO Müşterek Harp Merkezi’nde 08-17 Kasım 2017 tarihleri arasında “Trident Javelin” adlı bir tatbikat icra edilmişti. Bu tatbikatın son safhasında, ‘Karşıt Kuvvet’ ülke liderlerinin fotoğrafları arasına ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ATATÜRK’ün resmi konulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına da sahte hesap açılarak her iki Cumhurbaşkanı hedef gösterilmişti.

NATO’nun Deniz Kuvvetleri Komutanlığındaki Türk subaylarının tespiti sonrasında sahte hesap açan kişinin Türkiye kökenli bir Norveç subayı olduğu ortaya çıkmıştı.

Norveç Savunma Bakanı, NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ve NATO Ortak Harp Merkezi Komutanlığı Türkiye’den özür dilemişler, biz de 40 askerimizi geri çekmiştik.

Şimdi dikkat edin. İş bu kadarlık olsa neyse! Tatbikat senaryosunun jeneriğinde yazılanlar bugünleri işaret ediyor adeta… 2017 yılında yapılan bir tatbikatın jenerik senaryosunda, hayali Skolken ülkesiyle Türkiye arasındaki benzerlikler yaratılıyor ve “Skolken ülkesinin S-400 edinme yönünde önemli aşamalar katettiği” ve “son dönemde Skolken ile S-400 üreticisi ülke arasındaki yakınlaşmanın arttığı” varsayılarak NATO Türkiye’ye savaş açıyor.

 

Küçük bir araştırma

Geçmişte Norveç ile sıkıntılı veya nahoş bir durum yaşadık mı diye merak etmiş ve Osmanlı arşiv belgelerinde araştırma yapmıştım… Osmanlı döneminde sorun olabilecek bir konu yok. Cumhuriyet döneminde ise çok sayıda ticarî [1]ve malî yardım anlaşmasının yapıldığı kayıtlarda yazılı...

Oysa bugün NATO ittifakı içinde olan Norveç çevresindeki ülkeler, II. Dünya Savaşı yıllarında Norveç’e karşı bakın nasıl davranmışlar.

 

  1. 19 Eylül 1939’da Churchill, İngiliz kabinesine Norveç karasularına mayın döşeme

projesini sunmuş ve böylece İsveç’in Gallivare kentindeki demir madenlerinin Norveç’in Narvik limanından Almanya’ya sevkiyatının durdurulması için baskı yapılmasını istemiştir.

  1. Müttefikler, Norveç, İsveç ve Finlandiya üzerinden Almanya’nın arka taraflarına

sarkmak istemişlerdir. Fransa’nın düşmesinden sonra Almanlar, Fransız Yüksek Komutanlığı’nın plan ve belgelerini ele geçirince gizli planların açığa çıkmış, bunun üzerine Almanlar, 9 Nisan 1940’ta Norveç’in başkenti Oslo’yu, Narvik ve Larvik başta olmak üzere bütün ana limanları ele geçirmişlerdi.

 

Belgelerde yeni üsler

Ele geçirilen belgelerden Alman cephesinde önemli bir görüş oluşmuştur. Alman Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Raeder’in ileri sürdüğü “Norveç kıyılarında Trondheim’de üsler elde edilmesinin Alman denizaltı muharebelerinde avantajlı durumlar yaratacağı” görüşü ekim ayının başında ortaya konulmuştur.

Norveç ve Danimarka’da General Stumpff’un komutası altında 5 No.lı Hava Filosu’nda 123 adet yüksek irtifa bombardıman uçağı bulunmaktadır. Bunlar muharebeye sadece bir gün katılmışlar; ama ağır zayiat vermişlerdir.

Ruslar, Almanya ile çatışmaktan kaçınmak için her şeyi yapıyorlar, 7 Haziran tarihinde ise Yugoslavya, Belçika ve Norveç’i diplomatik olarak tanımaktan vaz geçerek Hitler’in eline geçmesine imkân sağlamışlardı.

 

Sonuç

Türkiye I. Dünya Savaşı’ndan ağır yaralarla çıkmış, toparlanmaya fırsat bulamadan İstiklâl Harbi’ne girmiştir. İşgal gören İstanbul, yabancı askerlerin onur kırıcı davranışlarından çok çekmiştir. Atatürk hayattadır. Donanma üssümüz İzmit’te olduğu için buraya yabancı gemilerin girmesine karşı hassas davranılmaktadır.

Müttefik kuvvetleri bütün İskandinavya meselesi süresince Norveç halkına sefalet getirmiştir.

Geçmişte ve günümüzde hiç problem yaşamadığı bir ülkeyi hedef tahtası yapabilen Norveçli askerler, nedense ağır travma ve kayıplar yaşadığı Alman zulmünü görmüyor. Bizde bir söz vardır; “deveye kıymık mı” ne deniyordu hatırlayamadım.

 

 

[1] Cumhuriyet Arşivi. Tarih: 08.12.1948, Dosya: 118, Gömlek. 81-2

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam