SON DAKİKA
reklam
reklam

ABD haraç peşinde

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 16 Ekim 2019, Çarşamba - 10:08   Okunma Sayısı:

İran ne yaparsa yapsın ABD’nin bahanesi hazırdır. Suyumu bulandırıyorsun diyerek petrolün kontrolünü ele geçirmek… İran’ın tek çaresi var: Ver ve kurtul… Sudiler silah aldı, Almanya emisyonda hile yaptığını kabul edip haraç verdi.

Çin direniyor, ne yaptı ise olmadı. Tekrar Uygur Türkleri kullanılmaya başladı Çin son hedef; ama büyük lokma. Türkiye uçak satın aldı, Patriot almak zorunda bırakıldı. Bunlar modern haraç alma yöntemi.

ABD, kendi çıkarları için bu yöntemleri uygularken AB’yi de kışkırtmakta, Arap Birliğini ise Türkiye aleyhine husumet içine itmektedir.

 

AB ülkelerinde yapılanlar 

1.Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusuna yaptığı harekât nedeniyle sivillerin yerinden edildiğini ve bölgedeki kimi hastanelerin çalışamaz duruma geldiğini duyurmaktadır.

Örgütün Suriye’deki acil durum sorumlusu Robert Onus "Bölgede yaşayan nüfusun ihtiyaçlarını karşılama konusunda halihazırda zorlanırken, insanların yerinden edilmesi ve çatışmalar nedeniyle yaşanan yaralanmalar hastanelerin sınırlı kaynakları üzerinde ilave baskı yaratıyor" demiştir. 

Bombardıman nedeniyle Tel Abyad’daki tek devlet hastanesinin kapandığını duyuran örgüt, sağlık çalışanlarının çoğunluğunun aileleri ile birlikte bölgeyi terk ettiğini bildirmektedir. 

2. Alman hükümeti, Türkiye’ye gidecek vatandaşlarını uyarmış ve Türkiye’nin Suriye’ye yaptığı harekâtı durdurmasını istemiştir.

3. Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) eş başkanlığı için devam eden yarıştaki adaylardan biri olan Roth, “Kürt bölgelerine saldırı devam ettiği müddetçe Almanya silah ihraç etmemeli” diye konuşmuş, daha önce satışına onay verilen silah ve savunma sanayi ürünlerinin sevkiyatının da durdurulmasını öngören bir moratoryum getirilmesi çağrısında bulunmuştur.

 

Yaptırımlar gündemde

AB, Türkiye’nin Suriye harekâtına son verme çağrısını yinelemiş, Türk hükümetine yaptırım uygulanması konusunda diplomasi trafiği hız kazanmıştır. Lüksemburg’da pazartesi günü üye ülke dışişleri bakanlarının ön hazırlık toplantısı yapılacak, perşembe günü ise Brüksel’de üye ülke hükümet başkanları son sözlerini söyleyecektir. 

İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, ülkesinin "AB genelinde uygulanacak bir silah ambargosu kararı” için çaba göstereceğini açıkladı. 

Sveriges adlı radyonun yayınına katılan bakan, durumun daha kötüye gitmesi halinde ekonomik ya da belirli kişileri hedef alacak yaptırımları, kısıtlayıcı önlemleri gündeme getirebileceklerini duyurmuştur. 

Hollanda Başbakan Yardımcısı Hugo de Jong ise, pazartesi günü yapılacak AB dışişleri bakanları toplantısında, Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok’un diğer mevkidaşlarına silah satışlarının askıya alınması dahil Türkiye’ye yaptırım uygulanması çağrısı yapacağını duyurmuştur. Norveç ve AB üyesi Finlandiya, Türkiye’ye silah ihracatını durdurma kararı aldıklarını açıklamışlardır.

 

NATO’dan açıklamalar

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik başlattığı harekâtı değerlendiren NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg harekâtın "orantılı ve ölçülü" olması gerektiğini kaydettikten sonra itidal çağrısı yapmıştır.

Stoltenberg "Bölgeyi daha da istikrarsızlaştıracak, tansiyonu artıracak ve insanların daha fazla acı çekmesine neden olacak eylemlerden kaçınılması çok önemli" demiştir.

Stoltenberg NATO üyesi Türkiye'nin yaşadığı "korkunç terörist saldırılar" nedeniyle "meşru güvenlik endişelerine" sahip olduğunu ifade ederek, "Türkiye'nin itidalli davranacağını hesaba katıyorum ve kuzey Suriye'deki her eyleminin orantılı ve ölçülü olacağından eminim" ifadelerini kullanmıştır.

Buradan şu sonuca varabiliriz ki, dünya karşımızdadır. Aynı dinden olmak yetmiyor. Dindaş ülkelerden de destek göremiyoruz. Dış siyasette din olgusunu ön plana almanın pek de tutarlı bir yol olmadığı ortadadır. Özellikle bugünkü Arap âlemi halen uykudadır. Onlardan bir dik duruşun beklenemeyeceği açıktır.

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam