SON DAKİKA
reklam
reklam

Adaletin Temsilinde Tatar Ramazan Figürü

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 15 Mart 2017, Çarşamba - 09:00   Okunma Sayısı:

Bir önceki yazımızda  filmlerinde Adalet ‘e verilen değeri ve adaletin olmazsa hiçbir şeyin olamayacağına dair vurguyu filmlerinde işleyen Melih Gülgen’i; Cemil ve devamı Cemil Dönüyor ile Adalet, İnsanları Seveceksin, Evlatlık ve Baba Ocağı filmleri üzerinden anlatmaya çalıştık. 
12 Eylül 1980 Darbesi öncesi ve sonrasına derin bir krize giren Yeşilcam’daki furyalardan (Erotik/Şarkıcılı Filmler/Video Filmler ) etkilenen isimlerden birisi de  Melih Gülgen’dir.Buna rağmen derinlikli filmler çekmiş ve hakkı biraz geç teslim edilmiştir. 
Bu filmlerden adaleti işleyen öyle bir filmi vardı ki; Steven Spielberg’in en çok sevdiği 10 film arasına girmiştir.Evet;kıymetli okuyucularım Kerim Korcan'ın aynı isimli eserinden uyarlanıp 9 hikayeden sürgüne gönderilişine kadar olan hikayeleri içeren Tatar Ramazan(Kadir İnanır) tıpkı Cemil (Cüneyt Arkın ) bozuk giden adaleti sağlamaya çalışan bir figürdür.Yanlız arada bir fark vardır;Cemil kanun gücüyle ve işlemiyor, sıkıntıya düşüyor olsa dahi (ki filmin geçtiği dönem    12 Eylül 1980 Darbesi öncesi bir dönemdir ) yasanın verdiği yetkililere dayarsak  adaleti sağlamaya çalışırken,Tatar Ramazan  şart ve ortamın da etkisiyle (hapishane şart ve koşuları )  biraz silah biraz da bilek gücüyle adaleti sağlamaya çalışmaktadır. 
Bu ilk filmi kısaca anlatırsak; toprak sahiplerinden Abidin Ağa`nın oğlunu vuran Tatar Ramazan dört yıl hapis yatmıştır. Çıktığında Zeynep(Esin Moralıoğlu )ailesinin baskısına rağmen Tatar Ramazan`ı karşılar, köye dönerler. Oda sahnesinde, Ramazan evi satıp beraber İzmir ya da İstanbul`a gitmeyi planladığını söyler. Fakat Abidin Ağa`nın oğlu Necmi yakasını rahat bırakmaz ve kısa bir süre sonra yağmurlu bir günde Hamdi`yle birlikte Ramazan`ı sıkıştırır, Ramazan yaralanır fakat bıçağıyla Hamdi`yi öldürür. Necmi kaçar.
Bu olay üzerine 11 yıl hapis yiyen Ramazan tekrar hapishaneye düşer.  Gittiği hapishanede kimseye bulaşmamaya çalışan Tatar Ramazan esrar satan, kumar oynatan bir koğuş ağasıyla karşılaşır. Başlarda "rahat durmadı demesinler" diye kimseye bulaşmamaya çalışır. Aynı zamanda hapishanede İdamlık Hüseyin`e(Salih Kırmızı) de ağabeylik eder ve hapishane müdürüne Ankara'ye mektup yazması için konuşur. Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır. Zamanla koğuş ağasının (Koca Mustafa ve Cıbıl Halil) da gardiyanlarla beraber olduğunu görür. Sonunda dayanamayarak “Ben Bu Oyunu Bozarım “ diyerek  Mustafa`ya(Yaman Okay)  bir tokat patlatır. Buradan sonra ise Tatar Ramazan ile Mustafa arasında kıyasıya bir savaş başlayacaktır. Evet; haksızlığa ve adaletsizliğe isyan eden, kötülük için yapılmış  bütün planları boşa çıkartan Tatar Ramazan’ın sinemada gösterdiği bu büyük başarı üstüne bir de devam filmi de çekildi kıymetli okuyucularım .
Evet Tatar  Ramazan Sürgünde’de ise bu kez Tatar Ramazan sürgüne gelmeden ünü gelmiştir. Bütün hapishanede Tatar Ramazan`ın adaleti koruyup kollayan, güçsüzü ezdirmeyen, mert biri olduğu konuşulmaktadır. Bütün cezaevi Tatar Ramazan`ın gelişini merakla beklemektedir.Tabi Tatar Ramazan da “Merhaba yarenler, merhaba felaket arkadaşlarım" diyerek sürgün edildiği hapishanesine gelir.Bu kez  Tatar  Ramazan’ın rakipleri; gene koğuş ağası Abdurrahman Çavuş(Hayati Hamzaoğlu ) ve yardımcısı Akseli Ali (Kazım Kartal)’dır  ve  ikili bu durumdan rahatsızdırlar. En başta Tatar ile iyi geçinmeye çalışırlar, diğer mahpusların üzerine gittikleri gibi gidemezler. Fakat Tatar Ramazan durumu Kirmastılı(Yıldırım Gencer) ile konuşarak anlar, fakat gene de kendini tutmaya çalışır.Tatar’ı asıl çıldırtan olay ise sevgilisi Zeynep’in ölmesi olur. Bundan sonra ise artık kimsenin Tatar’ı durdurmaya gücü de yetmeyecektir. 
Tatar Ramazan figürü tıpkı Melih Gülgen’in yönettiği Cemil serisinde olduğu gibi Adaletin  temsiliyetini  içeren bir karakterdir. İşin  başka değerlendirmesi gereken detayı  ise  her iki karakterinde gerçek hikayelerden alınma olmasıdır. Yani 40’lardaki Tatar Ramazan ile 70’lerdeki Cemil adeta ruh ikizi gibidirler. Dahası her ikisi de kadınına sahip çıkan (gerçi Cemil evlat acısıyla biraz eşiyle tartışıyor;fakat üzmemeye de gayet ediyor ) ve ona iyi davranan, güçsüzleri garibanları gözeten, ezmeyen, gücünü kötüye kullanmayan birer aslandırlar. İyi niyetli, yardımsever ve ince ruhlu karakterlerdir.
Yusuf Hayaloğlu’nun sanki 700 kasaba.70 vilayet.7 düvelde namı söylenen Tatar Ramazan’ı anlattığı bu şiiri bizlerin Ramazan’ı anlamamıza yardımcı oluyor.  Ben bu şiiri  yazan Yusuf Hayaloğlu, Serinin Yönetmeni;Melih Gülgen, Kitabın Yazarı; Kerim Korcan, Yeşilçam’ı Yeşilçam yapa Usta Oyuncular ;Hayati Hamzaoğlu, Kazım Kartal,Yaman Okay, Serinin  Müziklerini yapan Ahmet Kaya ve çok   sonradan kendi usulünce gayet de başarılı okuyan Müslüm Gürses’nın  anılarına paylaşmış olayım.
“Şu dağlarda kar olsaydım
Bir asi rüzgar olsaydım
Arar bulur muydun beni
Sahipsiz mezar olsaydım
Şu yangında har olsaydım
Ağlayıp bizar olsaydım
Belki yaslanırdın bana
Mahpusta duvar olsaydım
Şu bozkırda han olsaydım
Yıkık perişan olsaydım
Yine sever miydin beni
Simsiyah duman olsaydım
Şu yarada kan olsaydım
Dökülüp ziyan olsaydım
Bu dünyada yerim yokmuş
Keşke bir yalan olsaydım”

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam