SON DAKİKA
reklam
reklam

Suriye hattında soru işaretleri

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 1 Kasım 2019, Cuma - 10:39   Okunma Sayısı:

 

Amerikalılarla Fırat’ın doğusunda yapılan ‘operasyona mola’ anlaşmasının ardından yaşanan süreçte çekildikleri söylenen ve hatta sahayı tamamen boşalttıkları belirtilen teröristlerin evlerde tuzaklamalar, ÖSO karargâhlarına İHA’lı saldırılar ve çekilme yollarında mayınlamalar yaptıkları görülmektedir.

Bu durumda güvenli bölgenin nasıl kurulacağı ve Türkiye-Esad diyaloğunun geleceği kafalarda yeni soru işaretleri yaratmıştır. Türkiye’nin operasyona ara verdiği 120 saat yani beş gün içinde YPG güçleri, Suriye’nin kuzeyinde oluşturulacak güvenli bölgenin gerisine çekilecekti. Çekilme tamamlanır tamamlanmaz da Türkiye, icra ettiği operasyonu bütünüyle durduracaktı.

 

Adana Mutabakatı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin, Ocak 2019’da yılın ilk görüşmesini yapmışlar, Putin, 21 yıl önce Türkiye ile Suriye arasında imzalanan Adana Mutabakatı’nı gündeme getirmişti.

Adana mutabakatı, Suriye yönetiminin PKK ve uzantılarıının kendi topraklarını kullanarak Türkiye’ye tehdit oluşturmasını önlemeyi amaçlıyor; ancak 2011’den bu yana fiilen uygulanamıyor. Putin'in Ocak ayında bu protokolü gündeme getirmesinin amacının Türkiye ile Suriye arasında diyaloğun başlatılması ve böylece Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni bir sınır ötesi operasyonunu önlemeyi amaçlıyordu.

ABD’nin Suriye’den çekilme kararının ardından Ocak 2019’da yapılan ilk yüz yüze görüşmede, Türk ve Rus yetkililer, başta Türkiye-Suriye sınırında oluşturulması gündeme gelen güvenli bölge, IŞİD’le mücadele, İdlib’deki son durum ve siyasi çözüm çabaları olmak üzere birçok konuda kapsamlı müzakereler yapmışlardı.

Putin’in, ortak basın toplantısında, Türkiye’nin YPG’den kaynaklanan güvenlik kaygılarıyla ilgili konuşurken 1998 yılında yapılmış Türkiye-Suriye Adana Mutabakatı'nı anımsatması görüşmelerin sürpriz konu başlığı olarak öne çıkmıştı.

 

Sorunlar kısa sürede çözülemez

ABD Başkanı Trump, kendi A takımını Ankara’ya göndermiş ve saatlerce süren müzakereler yapılarak 13 maddelik bir anlaşma ortaya konulmuştu. Anlaşmadaki YPG’nin ağır silahlarının toplanması, mevzilerinin ve tahkimatlarının imha edilmesi gibi iki önemli hususu kim takip edecek kim yapacak?

Fırat’ın doğusundan çekilen Amerikan askerlerinin YPG’den silah toplaması nasıl izah edilebilir? Bu işlem beş günde nasıl tamamlanabilir? ABD, YPG konusunda Türkiye’yi kandırmış, IŞİD’le mücadeleyi öne çıkarmaya çalışarak taktik aldatma yapmıştır.

 

Güvenli bölge

YPG’nin Suriye’nin kuzeyinden 20 mil, yani 32 kilometrelik bir alandan çekilmesiyle güvenli bölge bu alanda oluşturulacaktı. Ancak taraflar arasındaki sözlü uzlaşmanın 13 maddelik anlaşma metninde olmadığı görüldü.

Putin’in güvenli bölgeye destek verdiği pek söylenemez. Onun anafikri Türk birliklerinin Suriye’den çıkması yönündedir. Putin sadece Adana Mutabakatı çerçevesinde Türkiye’nin Suriye’deki varlığını kabul edebileceğini belirtmektedir.

Bu Mutabakat’ta Türkiye’nin, Suriye sınırının 5 kilometre ötesinde terörle mücadele kapsamında operasyon yapma yetkisine sahip olsa da, bu yetkiyi kullanabilmek için Esad yönetimi ile diyalog kurması şart koşulmuştur.

 

 

Arap Birliği ve Suriye aşiretleri

Arap Birliği, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde başlattığı harekâtın ardından Mısır’ın çağrısıyla acil olarak toplanmıştı. Arap Birliği Genel Sekreteri, Türkiye’nin Suriye’deki harekâtını ‘işgal’ ve Suriye’nin egemenlik hakkının ihlâli olarak görmüştür.

Kuzey ve Doğu Suriye’deki Arap aşiret ve kabile kanaat önderleri, Özerk Yönetim’in ilan ettiği seferberliğe ilişkin ortak açıklama yapmıştır. Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşayan Arap aşiretler, Özerk Yönetim’in ilan ettiği seferberlik kapsamında 50 bin savaşçı ile direnişe katılacaklarını duyurarak, aşiret gençlerinin Osmanlı’yı yeniden diriltmeyi hedefleyen saldırılara karşı sonuna kadar direneceklerini ifade etti.

Suriye sınırlarını koruyacaklarını açıklayan aşiretler ise, “Osmanlı işgalciliği gerçek olmayan iddialarla bölgeyi işgal etmek istiyor. Hiç kimsenin bize insanlık öğretmesine ihtiyacımız yok” demişti.

 

Galiba yurt savunmasıyla ilgili edilmiş yeminler Suriye’nin bazı kesimlerinin yeni aklına geliyor (!). ABD’lilerin Suriye’de konuşlandığı bölgeden çekilişinin videolarını izliyoruz. Halkın namus ve ahlakına el atanlar, küfürlerle, atılan taşlarla ve araçların tekmelenmesiyle uğurlanmıştır.

Trump’ın, “petrolün olduğu arazi kesimleri bizde kaldı” demesi işin ciddi bir boyutudur. Rusya, Suriye tarafını tutmakta, Suriye’nin hak ve menfaatlerini kollamaktadır. YPG, Rusya’nın kontrolü altındaki bölgeden çekilme öncesi tahripler yapmıştır. Anlaşmaya göre bunun sorumluluğu kime aittir?

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam