SON DAKİKA
reklam
reklam

Dersim Seyahatname (Kitap tanıtımı)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 23 Kasım 2019, Cumartesi - 09:58   Okunma Sayısı:

Size bir kitap tanıtacağım. Çoğunuz kitabın baş aktörünü okuyunca hatırlayacaksınız: Antranik… Kitap, Antranik Yeritsyan adlı yazarın 1900 yılında Tiflis’te yayımlanan Dersim Seyahat ve Topografi (Dersim: Canabarhortutyun yev Değakrutyun) adlı Ermenice kitabının çevirisidir.

Bu kitap 2009 yılında Kürtçe olarak da basılmış ve yayımlanmıştır. Ermeniceden çeviren Payline Tomasyan’dır. Bazı alıntıları sizlere sunmak istedim. Osmanlı yönetiminde Millet-i Sadıka olarak geçen Ermeniler neden “Tehcir” gibi bir olaya sebebiyet vermişlerdi?

Kitabı yazanlar Türkçe ve Ermenice sözcükler, yer adları ve yazım kuralları kaynaklarından bahsetmiş iseler de hangi tarihi kaynaklardan faydalandıklarını belirtmemişlerdir.

Bu önemli eksikliğin karşısında yazılanların ne kadar doğru olabileceğini de takdirlerinize sunuyorum.

 

Dersimlilerin Osmanlılarla çarpışmaları

…Dersim’in geçmiş yaşamı hakkındaki bilgimiz ancak yarım yüzyıl öncesini kapsar; o da Dersim’e komşu halklar arasında ağızdan ağıza nakledilenlerden ibaret bölük pörçük bilgilerdir.

   Dersim’in deyim yerindeyse siyasi tarihi 1828’de başlar; çünkü o tarihe kadar Ermenistan, Yeniçeri yönetimindeydi ve sultanların rızasıyla tam bir anarşi hüküm sürüyordu. Rusya ilk defa halkların özgürlüğü için Osmanlı halifelik tahtında oturan Sultan Mahmut’a karşı savaş açıp onun gücünü dağıtmıştır.

   Yunanistan’da da bağımsızlık ilan edilince Sultan Mahmut, çok geniş bir alana yayılmış olan imparatorluğundaki çeşitli halkların Yunanistan’ı örnek alabileceklerini, bunun da kutsal halifelik tahtını tehlikeye düşürebileceğini hissetmiştir.

   Dolayısıyla bu talihsiz deneyimden kurtulmak ve tahtını sağlam kılabilmek için bir fermanla Osmanlı İmparatorluğu içinde ne kadar farklı millet varsa dinlerini değiştirmelerini emretti. Bilinmeyen ani bir nedenle hemen fermanı değiştirerek imparatorluktaki tüm vilâyetlerde reforma yönelerek şu değişiklikleri yaptı.

 

  1. Tüm vilâyetlerde yeniçeriliği kaldırmak,
  2. Ülkedeki tüm güçleri örgütlemek,
  3. Tüm bölgelere yeni kanun ve kurallar koymak. (Vilâyetler molla ve şeyhlerin

idaresinde, sırf dini mahkemelerle, yani şeriat kanunlarıyla Kur’an’ın ruhuna uygun olarak yönetiliyordu.)

 

Dersim’e saldırı

… Tam o sıralarda Rusya ve Türkiye arasında yeniden savaş çıkmıştı (1855-1856). Osmanlı ordusu Ermenistan’dan geçerek doğuya, Rusya’ya ilerleyecekti. Savaş alanına varmadan önce aniden Dersim’e saldırdı. Dağları bombalayarak, ormanları yakarak gücünü gösterdi… (s: 157)

 

Bir muharebeden

… Osmanlılar sadece Munzur’u geçmek için çok büyük kayıp verdiler, bir kez daha başarılı olamadılar. İçlerinden Arnavut bir binbaşı, elinde Osmanlı bayrağı “Padişahım çok yaşa” diye bağırarak zar zor Munzur’un öbür tarafına geçti. Tabii bu cesur hamlesiyle de esir düştü.

… Kürtler Osmanlı bayrağına tükürmesi için onu zorladılar, ama zaferin kendilerinin olacağı inancıyla buna yanaşmadı. Binbaşıyı yüksek kayalıklardan aşağıya yuvarladılar. Osmanlılar akşama kadar çatışıp sonuç alamayınca ateşi kestiler. Harekâtın hedefi olan Kutu Deresi’ne de girmeyeceklerini hissetmeye başladılar. Askerlerin bir kısmı irili ufaklı çatışmalarda ölmüş, bir kısmı da Dersim’in iklimine dayanamayıp ağır hastalıklara yakalanmıştı… (s: 166)

 

Sonuç

Osmanlı yönetiminin sürekli olarak Ermenilere karşı olduğunu belirten bir görüşün hâkim olduğu anlaşılıyor. Bundan sonraki yazılarım ise bölümler halinde konuya açıklık getirecektir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam