Kıymetli okuyucularım; Hugh Jackman’lı son Wolverine filmi olan “Logan “ dram içeriğinin ağır bastığı bir veda filmi olmuş. Bunun yanında son dönemde benzerlerini çokça gördüğümüz kahraman içerikli bilim- kurgu işlerinden de tema olarak farklılaşmış. Bilim kurgusal sahnelerin yerini ağırlıklı olarak insanı ve yaşadığımız dünyayı anlatan ve sorgulayan sahnelerin çokluğu doğrusu filmi izlerken bizi çok etkiledi. Aksiyonla dramın başarılı bir biçimde harman olduğu filmin konusunu kısaca anlatalım.
Yakın gelecekte (2029)yaşlanmış ve yorgun olan Wolverine ve Professor X, Meksika sınırında saklanmaktadır. Fakat Logan'ın dünyadan gizlenmesi ve mirası, karanlık güçler tarafından takip edilen genç bir mutant(X-23) geldiğinde sona erer. Şimdi Wolverine'de genç bir kadın klonunu Nathanial Essex'in liderliğindeki kötü bir organizasyondan korumalıdır.
Filimdeki Wolverine yorgun ve hayattan bıkkın ve karamsar. Bildiğin ölsem de kurtulsam düşüncesine katılan birisi olmuş. İşte ümitsizliğe kapılan Logan kızı olduğunu sonradan öğreneceği Laura’nın varlığı sayesinde insanlığını ve ruhunu kurtarmak için son bir şansa sahip oluyor. Aslında Logan burada önemli bir sorumluğu da üsleniyor.Logan’ın çevresinde ise Alzheimer’la savaşan bir babası (Charles) ve mutantların yok olması sonucu Charles’a bakmaya çalışan albino Caliban var.Onların hikayeleri ayrıca trajik ve duygusal bir şekilde işleniyor.
Film oldukça gerçekçi bir anlayışla çekilmiş.Nitekim; şiddet sahnelerinin çok gerçekçi olduğunu belirtelim. Çocuk okuyucularımızı rahatsız etmemek için bu sahneleri detaylı bir şekilde anlatmıyoruz haliyle. X-Men Origins Wolverine ve The Wolverine’deki Wolverine bildiğimiz Hollywood usulü bilim kurgu filmlerindeki isleyişe göre gösterilen Wolverine bu son filmde ise dram filmlerinin yapısına göre gösteriliyor. Bu da Logan Wolverine’nin Marvel’ın diğer filmlerinden farklı bir yapıda olmasının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.
Filmdeki oyunculukları değerlendirirsek; en büyük alkışları dedesi Sakız Adası doğumlu olan ve “An Evening with Hugh Jackman” gösterisi için İstanbul'a gelmeden önce Savaş Özbey'e verdiği röportajda (2015) "Ben Osmanlı torunuyum ve kendimi Türk hissediyorum" diyen Usta Aktör Hugh Jackman’a ve Laura’yı oynayan Çocuk Yıldız Dafne Keen’e gönderiyorum. Zaten de Hugh Jackman rolünü bildiğin yaşamış. Tabi; Patrick Stewart (Charles ) ve Stephen Merchant ( Profesör X' ) da rollerinin hakkını vererek oynamışlar. En büyük sürprizi yıllar öncesinden Acil Servis (E.R) dizisinden de tanıdığım Eriq La Salle (Will Munson) yaşattı bana. O da rolünün hakkını verenlerden olmuş.
Tabi filmin bazı politik ve sosyal mesajları da verdiği gözlerden kaçmıyor. Örneğin A.B.D’deki son göçmen politikalarına dair verilen mesajlar özelikle bu mesajların Meksikalılar üzerinden verilmesi, teknolojiye rağmen suç oranların beklendiği gibi düşmeyip artması, aile bağlarına yapılan vurgular tespit edebildiğimiz politik ve sosyal mesajlardan bazılarıydı.
Filmle ilgili bazı ilginç detayları da paylaşmadan olmaz kıymetli okuyucularım . Hugh Jackman'in Wolverine oynayacağı son film olan Logan: Wolverine aynı zamanda Sir Patrick Stewart'ın Profesör X'i oynayacağı son film olarak düşünüldü. Ancak; daha sonra Stewart, X-Men filmlerinde rolünü yeniden canlandırmak istediğini açıklamış. Artık bu nasıl olacak. Onu da ileride göreceğiz. Filmin adı aynı zamanda Mark Millar'ın grafik romanı "Old Man Logan"a da birer göndermedir. James Mangold’un Western filmlerine olan hayranlığı da filmin bir başka ilginç yönü.
Sonuçta her ne kadar ;Daha karizmatik bir son olur muydu? Mesela Logan’ı daha karizmatik öldürebilir miydi? gibi soruları düşünsem de Logan: Wolverine başarılı, içten ve gerçekçi bir veda filmi olmuş. Sinemadan çıktığımda ablamla birlikte uzun süre etkisinden çıkamadık. Bir başka veda filmi olarak tanıtılan Bilim Kurgu içeriğe sahip; Resident Evil: Son Bölüm’ü de bir sonraki yazımızda işleyelim.
Başsağlığı Ve Kutlama: Logan: Wolverine rol icabı da olsa beyazperdeye veda etti. Lakin; Halk müziğinin unutulmaz sanatçılarından Emre Saltık fani dünyaya veda etti. Saltık’ın ailesine baş sağlığı ve sabır dilerim. Yine Oyuncu Çağlar Çorumlu'nun babası Vedat Çorumlu, yaşadığı Amasya'nın Merzifon İlçesi'nde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Çağlar Çorumlu'ya da baş sağlığı ve sabır dilerim.