Bildiğiniz gibi denizcilik dünya tarihinden daha ilk zamanlardan beri oldukça önemli bir yer tutar. İlk kıyıdan kıyıya geçişler, ilk yük taşımalar, ilk deniz yolculukları ve tatlı-tatlı mehtap altında gezintilere değin denizcilik insanlık tarihinin vazgeçilmez bir unsuru olmuştur.
Kıtaları bir etmiş, uzakları birleştirmiş, yeni ufuklara fersah-fersah ulaşılır olmuş denizcilik sayesinde.
Zaman içinde de bir takım aksaklıklar baş gösterir olmuş, kazalar, kayıplar ve olmaz denen gemi kazaları inanılmaz canlar alır olmuş. İşte böylesi bir ortamda, geceye kalıpta kıyıya ya da bir karaya yanaşmak isteyen gemiler için, gece yol alan gemiler için bir fikir gelmiş akıllarına.
Fenerin kullanıma girmesi
Kıyılarda ya da denizin ortasında bulunan adalara çarpmamak için denizden gelenlerin görebileceği bir halde yüksekçe bir yere bir ateş yakar olmuşlar. Zamanla bu açıkta yakılan ateşler; hem rüzgârda sönmesin, hem de daha uzun süreli ve yanında kimse olmadan da yanabilsin diye önce kulübelere, sonra da kulelere taşımışlar.
Öyle bir an gelmiş ki, deniz kazaları hemen hemen kaybolmuş, insanlar ve malları kurtulur olmuş bu sayede. "Deniz feneri" demişler bunun adına… Gemiciler, ne zaman denizde kaybolduğuna dair bir hisse kapılsa, bu ışığı gördüklerinde oraya yönelirlermiş, korkunun ve kurtuluşun çaresi olarak.
Nice sonra art niyetli insanlar çıkmış ortaya. Gemilerinde, altın, kumaş, mücevher ya da gıda taşıyan bu gemilere göz dikmiş birileri. Ve kurnaz bir çakal başı bulmuş kolayını. İnsanların korkularından ve onların kurtuluş ümidinden faydalanarak soyar olmuş onları.
Nasıl mı?
Kıyıya yakın seyreden bir gemi gördüklerinde, uygun bir yerde sahte bir deniz feneri yakıyorlarmış hemen. Bunu gören kaptanlar, sığınma amacıyla o tarafa doğru yöneliyorlarmış. Uygun mesafeye geldiğini düşünen çakal sürüsü de hemen gemiye atlıyor, personele karşı gasp talan ve tecavüze başlıyormuş.
Fenerbahçe feneri
18’inci yüzyıla ait tarihler, burasının HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/Sadrazam" \o "Sadrazam" sadrazam ve devlet ricalinin sürgüne gönderildiklerinde kısa bir süre burada tutulduklarını yazar. 1707’de HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/III._Ahmed" \o "III. Ahmed" III. Ahmed’in kubbe veziri olan Seyyid Firarî Hasan Paşa, Fenerbahçe Feneri’nin fenerci odasında, fenere çıkan kapının dibinde boğdurulmuş ve başı kesilerek vücudu buradan denize atılmıştır. Kesik baş, önce saraya götürülmüş sonra da HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/Sarayburnu" \o "Sarayburnu" Sarayburnu’ndan denize atılmıştır.
Bugünkü fener binası 1837’de HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/II._Mahmut" \o "II. Mahmut" II. Mahmut zamanında yenilenmiş ve daha sonra da zaman zaman tamir edilmiştir. Zeminden 21 m. yükseklikteki yuvarlak kulesinin üzerinde iki ayrı kat halinde etrafı parmaklıklı gezinti yeri bulunmaktadır. Kulenin dibinde ise tek katlı bir bina fenere ait depo ve lojman olarak kullanılmaktadır.
Ayrıca HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/Mercek" \o "Mercek" mercek yapısı sabit HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/Kristal" \o "Kristal" kristal olan fener, ışığın 15 HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/Deniz_mili" \o "Deniz mili" deniz mili uzaktan görülmesini sağlamaktadır. Fenerbahçe Feneri, idamlar dahil pek çok olaya sahne olmuş, HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0ngiliz" \o "İngiliz" İngiliz işgali sırasında İngiliz askerleri kuleye çıkmak istemişlerse de Fenerci Mediha Hanım ve annesi, içkili askerleri elinde sopayla kovalamıştır.
HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/Cumhuriyet" \o "Cumhuriyet" Cumhuriyet'in 10’uncu yıl kutlamalarında ışıklandırılıp süslenmiş, HYPERLINK "http://tr.wikipedia.org/wiki/II._D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1" \o "II. Dünya Savaşı" II. Dünya Savaşı yıllarında fenerin kristali siyah perde ile kapatılarak karartılmıştır.
Küçükçekmece Gölü’nde deniz feneri
Geçtiğimiz yıllarda yapılan araştırmalarda göl kıyısında taş iskele ve rıhtım kalıntılarıyla evlere ait duvar, seramik ve mermer parçaları bulunmuştu. Göl içindeki sığlıkları deniz taşıtlarına göstermek ve limana giriş yönünü belirtmek için yapılan deniz fenerinin büyük blok taşlarla yapıldığı görülmüştü.
Deniz fenerinin kalıntısındaki harç malzemesiyle Sazlıdere’deki Bizans’ın dış surlarından alınan harç örneklerinin aynı yöntemle yapıldığı belirlenmişti. Deniz fenerinin yüksekliği ve yapılış amacının yapılacak çalışmalarla belirleneceği belirtilirken, Küçükçekmece ve HYPERLINK "http://www.milliyet.com.tr/index/Avcılar/default.htm" \t "_blank" Avcılar Belediyesi ile HYPERLINK "http://www.milliyet.com.tr/index/Shell/default.htm" \t "_blank" Shell tarafından desteklenen çalışmaların önümüzdeki yıl bir kazıya dönüştürüleceği açıklanmıştı…
Denizcilere yol göstermek amacıyla yapılan ve o dönemlerde odun ya da kömürün yakılmasıyla aydınlatılan fenerler, aynı zamanda deniz ticaretinin ve denizlerdeki egemenliklerin kanıtı niteliğini taşıyordu.HYPERLINK "http://www.milliyet.com.tr/index/Kocaeli%20Üniversitesi/default.htm" \t "_blank" Kocaeli Üniversitesi’nden Yard. Doç. Dr. Şengül Aydıngün’ün yürüttüğü “ HYPERLINK "http://www.milliyet.com.tr/index/İstanbul/default.htm" \t "_blank" İstanbul Tarih Öncesi Araştırmaları” çalışmaları kapsamında deniz ve göl araştırmalarını üstlenen Doğu HYPERLINK "http://www.milliyet.com.tr/index/Akdeniz%20Üniversitesi/default.htm" \t "_blank" Akdeniz Üniversitesi Sualtı Görüntüleme ve Araştırma Merkezi ile Uluslararası HYPERLINK "http://www.milliyet.com.tr/index/Kıbrıs/default.htm" \t "_blank" Kıbrıs Üniversitesi Sualtı HYPERLINK "http://www.milliyet.com.tr/index/arkeoloji/default.htm" \t "_blank" Arkeoloji Merkezi, HYPERLINK "http://www.milliyet.com.tr/index/Küçükçekmece/default.htm" \t "_blank" Küçükçekmece Gölü’nün tabanında HYPERLINK "http://www.milliyet.com.tr/index/Bizans/default.htm" \t "_blank" Bizans döneminden kalma bir deniz fenerinin kalıntılarına ulaştı.
Araştırmalara katılan 40 kişilik bilim heyetinden Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi, sualtı arkeoloğu Hakan Öniz’in verdiği bilgiye göre, HYPERLINK "http://www.milliyet.com.tr/index/Deniz%20Feneri/default.htm" \t "_blank" deniz feneri erken Bizans dönemi (Milattan sonra 4-5. yüzyıllar) eseri.