SON DAKİKA
reklam
reklam

Rusya’yı küstürmek

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 11 Nisan 2017, Salı - 09:00   Okunma Sayısı:

ABD Suriye’yi vurdu. Bilmem kaç tane “tomahawk” füzesi fırlatmış. Efendim, füzelerin yarısına yakını Suriye’ye ulaşmış, diğerlerinin nereye gittiği veya düştüğü bilinmiyormuş. Rusya ABD ile dalga geçmişe benziyormuş.
Ne kadar komuta edilse de deniz muharebe vasıtalarından fırlatılan güdümlü füzelerin teknik, meteorolojik ve balistik nedenlerle sapma yapabileceği, verilen koordinatlara ulaşamayabileceği ihtimal dahilindedir. Nitekim basında füzelerin yarısının üsse düştüğü diğer yarısının nereye gittiğinin bilinmediği yönünde haberler de yayımlanmaktadır.
İkisi de kötü haber
Bu durum doğru ise üzerinde durmak gerekir. Füzeler üsse düşmediyse Suriye topraklarına düşmüştür. Sonuçta daha fazla can kaybı, daha fazla tesisin tahribi demektir.
ABD için bir kötü haber daha ortaya çıkıyor. Suriye’nin dövülmesinde kullanılmış olan Tomahawk füzeleri test edildiğini kabul edersek başarı yüzdelerinin düşük çıktığını, dolayısıyla ABD’nin bunları satamayacağını söylemek de mümkündür.  
Rusya cephesinden bakılınca 
Doğu Akdeniz’deki ABD donanmasından Suriye’nin vurulması Rusya’yı fazlaca kızdırmışa benziyor. Bu bakımdan Rusya;    
1. ABD ile sıcak temas hattını kapatmış,
2. Suriye hava sahasının güçlendirileceğini belirtmiş,
3. ABD ile uçuş güvenliği anlaşmasını askıya almış,
4. Bir savaş gemisini Doğu Akdeniz’e göndermiş,
5. ABD ile istihbarat paylaşımını durdurmuştur.
Bu durum ABD’nin birçok eyaletinde eylemlerin düzenlenmesine yol açmış, Batı dünyası ikiye bölünmüştür. İran çok tepki göstermiştir.
ABD’nin bölgeyi bombalaması Rusya’yı daha çok müdahil kılacak, Esad’ın yerinde kalmasına ve Rusya tarafından daha fazla savunulmasına katkı sağlayacaktır.
Türkiye açısından
Rusya ile kanka olmuştuk. Şimdi safımızı Rusya’nın karşısında aldık. ABD ile sarmaş dolaş vaziyetteyiz. NATO harici ülkelerden –Çin- füze alacaktık. Çin şimdi bize ne diyecek? Rusya bize ne söyleyecek? Turizm, meyve-sebze satışı? Astana muhabbeti?
İran, bölgede hep söz sahibi olmak istemiştir. Türkiye zaman zaman onu rahatlatacak demeçler verse de yakınlaşmalar gösterse de İran bu tavırların samimi olmadığını anlamayacak mı?
Sonuç
Bölgenin huzura kavuşamayacağı kesinleşmiştir. Yeni gruplaşmalar ve yeni etnik yapılaşmalar farklı siyasi çıkışlara yönelebilecektir. Yeni pazarların ortaya çıkması, yeni ekonomik paketlerin beklenmesi mümkündür. 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam