Kıymetli okurlarım; Sinema ve Tiyatro Sanatçısı Halit Akçatepe’yi yani kimimiz için Hababam Sınıfı’ındaki “ Güdük Necmi” , kimimiz için Fantastik Kahraman Tarkan'ın arkadaşı ve yoldaşı “Kulke” kimimiz için de Türk sinemasının en iyi dram filmlerinden birisi olan Canım Kardeşim’deki “Halit” olan bir değeri yakın zamanda sonsuzluğa uğurladık . Akçatepe'nin annesi ve babası da oyuncudur kıymetli okurlarım; yani aileden sanatçı olmuştur. Annesi Türk sinemasında genelde”Fedakar Anne” rolleriyle hatırlanan Leman Akçatepe babası ise Hababam Sınıfı filmlerinde "Paşa Nuri" rolüyle tanınan Sıtkı Akçatepe'dir.Sıtkı Akçatepe ise annesi tarafından Osmanlı İmparatorluğu'nun Lale Devri’nin Ünlü Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın torunudur. Hepiniz Hababam Sınıfındaki Paşa Nuri’yi bilirsiniz herhalde. Aslında Fizik öğretmeni olan Paşa Nuri; Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 30 Ağustos Büyük Taarruz Zaferiyle(Zafer Bayramı) ilgili tebrikleri kabul ederken “Bu zaferi kazanan ben değilim. Bunu, asıl, tel örgüleri hiçe sayarak atlayan, savaş meydanında can veren, yaralanan,kendini esirgemeden düşmanın üzerine atılarak Akdeniz yolunu Türk süngülerine açan kahraman askerler kazanmıştır. Ne yazık ki onların her birinin adını Kocatepe'nin sırtlarına yazmak mümkün değildir. Fakat hepsinin ortak bir adı vardır: Türk askeri... Tebriklerinizi onların namına kabul ediyorum!... “Diyerek ifade ettiği Kurtuluş Savaşı’nın içinde bulunan bir kahramanıdır. Gazisidir. Hep kendisini; Hababam sınıfı öğrencilerinin omuzlarında bulan Paşa Nuri’nin Büyük Taarruz'da (26-30 Ağustos 1922)anlattıklarının ise gerçeklik payı %100’dür.Çünkü Paşa Nuri’ye hayat veren; Sıtkı Akçatepe de 26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan Büyük Taarruz'da savaşmış bir gazidir.Aileden sanatçı olan Akçatepe sinemadaki İlk filmini 1943'te 5 yaşındayken çeker. Zamanın film yönetmenlerinden birinin, babasına "bize bir çocuk oyuncu lazım" dediği zaman, babası tülüatçı (doğaçlama sanatcısı ) olan Sıtkı Bey oğlu Halit'i 5 yaşındayken oynatmıştır. Akçatepe Keyif Tuzla Dergisi’ne verdiği bir röportajda bu yılları şöyle anlatır: ” Pek fazla bir şey hatırlamam o zamanlardan. 5 yaşındayken ben sorumluluk almak niyetiyle babama gidip “Beni sinemada oynat.” demedim tabii ki. Nasrettin Hoca Düğünde filmin adı. Yönetmen koltuğunda Ferdi Tayfur var o zamanlar. Tabi sizin tanıdığınız Ferdi Tayfur değil. Türkiye’deki en iyi dublajcı denilen adamdır. Üç Silahşörler’in üçünü birden konuşur. Lorel ve Hardy’nin ikisini birden konuşur. Öyle bir yetenek. Ufak bir çocuk arıyorlar. Kimi alalım nasıl bulalım derken Sıtkı’nın oğlunu çağıralım diyorlar. Babam da tamam diyor. İşte ben o filmde oynadım. Öylece başlamış oldum. 15 yaşına kadar 40 taneye yakın film çektim”.
Bu konuyla ilgili olarak çok ilginç bir detayı da paylaşalım kıymetli okurlarım. Sıtkı Akçatepe; küçük yaşta oyuncu olmak istemiş, ailesi karşı çıkınca oyuncu olmak için evden kaçmıştır.Ne var ki Sıtkı Akçatepe oğlunun tiyatrocu olmasını da istememiştir. Okuması için ise Saint Benoit’e gönderir. Tiyatrocu olmaya kararlı olan Halit Akçatepe ise çok uzun yıllar Ertem Eğilmez ile çalışır . 1971 yapımı olan ve Tarık Akan ve Hülya Koçyiğit’in başrollerini paylaştıkları Beyoğlu Güzeli hem Tarık Akan’ın ilk başrolüdür;hem de Halit Akçatepe için uzun yıllar sürecek bir dönemin de (Arzu Film Ekolu) başlangıç filmidir . Kıymetli okurlarım Beyoğlu Güzeli Vedat Örfi Bengü'nün yönettiği 1953 yapımı filmiyle sadece isim benzerliği taşır.Halit Akçatepe bu yıları aynı röportajda söyle anlatacaktır; “Tabi tabi. 9 yıl çalıştım Ertem Abi ile. Yalnız benim değil birçok kişi üzerinde payı vardır. Kemal’i(Sunal) bulan, Ayşen’i,(Gruda) Şener’i(Şen) çıkartan Ertem Abi’dir. Çok iyi anlardı işten. Yani ben desem “Çok iyi bi arkadaş var. Yakışıklı çocuk, gelsin oynasın, çok iyi bir kız var, güzeller güzeli, fotoğrafını getireyim?”, “Olmaz” derdi hep. “Ne olacak?” derdik? Geleceksin, onun filminden birinde şuradan şuraya yürüyeceksin. Onun için hareketli fotoğraf önemlidir. O fotoğraf seyirciye geçiyor mu geçmiyor mu? Ben bir ay bekledim Ertem Abi’nin filminde oynamak için. İskemlede oturup bekledim acaba beni ne zaman oynatacak diye. Bir ay sonra Beyoğlu Güzeli diye bir film çekti. Sen de oynayacaksın dedi. Sevindim ben de oyuncu oldum diye. Filmin jeneriğinde Tarık Akan, Hülya Koçyiğit falan var. En sonda ve misafir oyuncu Halit Akçatepe yazıyor. Filmin jeneriğinde ismimin yazdığı bölüm rolümden daha uzundu. Kapıyı açıyorum. “Abla mallar geldi.” diyorum. Bitti. Ama o orada oynayan resmi gördü. Kim olsa aynı şeyi yapardı.”
“Ertem Abi’nin filminde oynamak için. İskemlede oturup bekledim acaba beni ne zaman oynatacak diye. Bir ay sonra Beyoğlu Güzeli diye bir film çekti. Sen de oynayacaksın dedi. Sevindim ben de oyuncu oldum diye. Filmin jeneriğinde Tarık Akan, Hülya Koçyiğit falan var. En sonda ve misafir oyuncu Halit Akçatepe yazıyor. Filmin jeneriğinde ismimin yazdığı bölüm rolümden daha uzundu.”
“Ertem Abi filmlerde es payı bırakırdı. Sinema da olur mu? Tiyatroda seyirci gülerken sonraki repliği kaçırmasın diye sus payı bırakır. Ertem Abi bunu sinemada yapardı. Çünkü seyircinin neye gülüp gülmeyeceğini çok iyi biliyordu.”
Aslında Muammer Karaca Tiyatrosunda da oynadığı kekeme rolleriyle akılarda yer etmeye başlar sinemada Akçatepe.Tabii pek çok filmde de yöresel konuşan karakterlere can verir. Bu dönemde 1974 yapımı ve Aziz Nesin' in aynı adlı eserinden sinemaya uyarlanan” Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” ses getiren işlerinden olur.Aziz Nesin bu eserinde bir hantallaşan bürokratik yapıyı irdeleyip eleştirmiştir. Filim ;Akçatepe’nin yanında Münir Özkul,Şener Şen İhsan Yüce,Suna Pekuysal,Bülent Kayabaş,Necdet Tosun,Hayri Karabey gibi güldürü sinemamıza damga vuran isimleri de bir araya toplamıştır. Çok değil kısa bir zaman(1973) öncesinde yer aldığı bir başka filmi olan yönetmenliğini Ertem Eğilmez'in üstlendiği ve Halit Akçatepe’nin “Halit” karakterine hayat verdiği ” Canım Kardeşim” ise bir “Türk Drama Klasiği” olmuştur. 1970’li yıllara aile temalı filmlerle damga vurmuş, Yeşilçam’ın en unutulmaz filmlerine imza atmış bir yapımcı ve yönetmeni olan Ertem Eğilmez için de özel bir filmdir. Zira çok sonra birlikte çalışacakları Yılmaz Güney’in toplumsal içeriğe sahip olan filmlerinden hem düşünce hem de eylem olarak çok etkileneceği Tarık Akan’ın babası gibi sevdiği Ertem Eğilmez’den bir dramda başrol oynamasını istemiştir. Eğilmez de Akan’ın bu isteğini kırmaz ve usta senaryo yazarı Sadık Şendil'den toplumcu ve gerçekçi bir senaryo ister. Ertem Eğilmez gelen senaryoyu okur, çok beğenir. Virgülüne dahi dokunmadan kamera önüne koyar filmi. Film öncesi yapılan eleştirilere kulak asmaz ve filmle alakalı kendisine çekincelerini ileten Halit Akçatepe'ye şu yanıtı verecektir; "Film gösterime girdiğinde, yalnız ben, sen ve Tarık olacağını bilsem bile salonda, yine de çekeceğim filmi"
Kıymetli okurlarım Halit Akçatepe başta olmak üzere oynayan tüm oyuncuların mükemmel oynadıkları ” Canım Kardeşim” ve ” Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” çok sonra Akçatepe’nin ne kadar güçlü bir oyunculuğa sahip olduğunu gösteren iki ayrı örnektir. Halit Akçatepe bu güçlü oyunculuğu pek çok filmde koruyup “Güldürü Geleneğinin “ başarılı birer temsilcisi olmuştur. İnsanımız Akçatepe’yi de ;sinemada tanımış ,sevmiş ve takdir etmişlerdir. Şimdi az önce bahsettiğimiz röportajın Adile Naşit’in cenazesiyle ilgili bölümü paylaşıyoruz. Bu kısım halkımızın sinemaya ve sanatçılarına olan sevgisini çok iyi göstermiyor mu ?
“İnsanlar bizi sinemada gördüler ve sevdiler. Seyirci sevince seni içine alır. Bunun en büyük örneği de Adile Hanım’ın cenazesidir. Ben o cenazede sevginin resmini gördüm. Şişli’den aldık cenazeyi, Karacaahmet’e götüreceğiz. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü daha yeni açılmış. O köprünün üstü tıklım tıklım doluydu. Yolları saymıyorum bile. Son bir kez görsünler diye. İşte bu sevgidir. Öyle herkes tarafından elde edilemez. Allah bana bunu verdi. Ne güzel.”
Şimdi ise; Akçatepe ailesi ,Ertem (Eğilmez) ağabeyi, Adile(Naşit) ablasıyla yakın bir zamanda yitirdiğimiz Ayberk Atilla’ın da aralarında bulunduğu pek çok tanınmış isimle birlikteler. Güle Güle Halit Akçatepe Kemal ve Tarık abilere selamlarımızı ilet.