SON DAKİKA
reklam
reklam

2019 yılına ait değerlendirme

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 2 Ocak 2020, Perşembe - 10:35   Okunma Sayısı:

    Bir koca yılı geride bıraktık. Yıl içinde acısını yüreklerimizde hissettiğimiz olaylar oldukça ağırlıklıydı. Dünya, 6 ölçeğinin üzerinde depremlerle sallandı. Bizim de bazı illerimizde 4 şiddetinin üzerinde depremler kaydedildi. Dünyamızın volkanik bölgelerinde yanardağlar alev kustu, lav püskürttü. Bazı ülkelerde tsunami alarmları verildi.

    Bu doğal olayların yanında uçak kazaları meydana geldi, mabet ve okullara silahlı saldırılar yapıldı. TSK, Suriye Milli Ordusu ile Suriye’nin kuzeyinde PKK/YPG ve DEAŞ terör örgütlerine karşı “Barış Pınarı Harekâtı”nı başlattı. Türk siyasetinde kirlilik durulmadı. Kadın cinayetleri ve kadın dövmeler hız kesmeden devam etti.

    Bu yıl yine ağırlığını koruyacak ve baş ağrısı yaratacak olaylar arasında belki de siyasi nitelikli olanlar ön sıraları işgal edecektir.

  • Füze alımı: ABD Senatosu Dış İlişkiler Komisyonu, S-400 füzesi satın alınması ve

Suriye'nin kuzeydoğusunda başlattığı askeri operasyon sebebiyle Türkiye’ye yaptırım uygulanması kararını onayladı. Cumhuriyetçilerin liderliğindeki Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki "2019 Amerikan Ulusal Güvenliğini Koruma ve IŞİD’in Yeniden Ortaya Çıkmasını Engelleme Yasası" oylaması, 4’e karşı 18 oyla geçti.

  • Sözde soykırım: ABD Kongresi’nin üst kanadı ola Senato, 1915’te yaşananları

gündemine alarak Ermeni Soykırımını tanıyan yasa tasarısını oybirliğiyle onayladı. Kongre’nin alt kanadı olan Temsilciler Meclisi ise, 1915’te yaşananları soykırım olarak tanıyan bir yasayı daha önce onaylamıştı. Bundan sonra iki meclisten geçen metinlerin ortaklaştırılması ve ABD Başkanı Trump’a sunulması bekleniyor. Trump’ın yasayı onaylaması durumunda ABD Ermeni Soykırımını tanıyacak, veto etmesi halinde ise Kongre’nin iki kanadında da üçte iki çoğunluk sağlanması durumunda yasa tekrar Trump’a gönderilebilecek.

  • Dersim olayları: Tartışılan bir diğer konu 1937 Dersim olaylarıydı. Aslında sorunun

temelinde Osmanlı Devleti’nin Tunceli (Dersim) bölgesinde ekonomik olanak ve kolaylıklar sağlayamaması gibi bir neden yatmaktadır. Cumhuriyet döneminde de yoksulluk istismar edilerek belli gruplar tahrik edilmiştir. Kürtçülük propagandalarına bu bölgede ağırlık verilmiş, Alevilik tahrik edilmiştir. Olaylar Cumhuriyet idaresinin sert önlemlerini içeren tedip harekâtıyla bastırılmıştır. Bu olay iç siyasette malzeme yapılmış, siyaset adamlarımızın gereksiz şekilde enerjisini ve vaktini almıştır.

Gelelim bugüne

    35 yıldan beri süregelen ve insanımızı bezdiren PKK terörü halen devam etmektedir. Yeni yıla uzanan şu kısa süreçte bile PKK’ya darbe üstüne darbeler vurulmakta, etkisiz hale getirilen teröristlerin yanında teslim olan, örgütten kaçıp devlete sığınan gençlerimizin sayısında da artış kaydedilmektedir. PKK’ya karşı icra edilen operasyonlarda olumlu sonuçlar alındıkça örgüte müzahir kitlelerde meydana gelen rahatsızlık, demokratik eylem kisvesiyle şiddet ve tepkilere dönüşmektedir.

    Akan kanın durdurulması, dağdaki teröristlerin indirilmesi ve terörün bitirilmesi için çalışmalara devam edilmektedir. Bütün bu gelişmeler şüphesiz iyi niyet taşımakta ve yeni yılda da devam ettirilmek istenmektedir.

Değerlendirme

    Dünyada ve çevremizde meydana gelen siyasi olaylar ile çevremizdeki terörist faaliyetler karşısında askeri operasyonların giderek geniş alanlara yayılması, Libya gibi Akdeniz ötesi ülkeyle yeni ittifak bağlantılarına girilmesi ve Kıbrıs Adası açıklarında petrol arama çalışmaları sebebiyle Deniz Kuvvetlerimizin istim üzerinde olması ülkemizi, dış politikada yeni arayış ve yönelişlere sevk etmiştir.

    Ağır maliyetli bu teşebbüsler ve iktisadi ve ticari dış baskılar karşısında Türkiye kendi ekonomisini yardım almadan mevcut kaynaklarını en verimli şekilde kullanarak, ithalatta kısıtlamaları uygulayarak, para politikasını sıkı tutarak dengelemeye çalışmaktadır. Şimdiye kadarki bu çabalar başarı hanesinde gözükse de olumsuz koşulların devam etmesi halinde daha ne kadar dayanılacağı endişe verici olacaktır.

    Türkiye’nin özellikle finansal alandaki darboğazdan kurtulma çabaları şirketlere de yansımış ve yansımaya devam etmektedir. Birçok şirket bu ortamda zorlukla ayakta kalabilme mücadelesi vermektedir.

    Özellikle ABD kaynaklı zorlamaların ticaret hayatımızı etkileyeceği ve Türk ekonomisi üzerinde yeni yükler yaratacağı ihtimal dahilindedir. Dolayısıyla 2020 yılının Türkiye’ye yeniden kemer sıkma politikaları uygulatacağı kaçınılmaz olacaktır.   

 

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam