SON DAKİKA
reklam
reklam

Şöhret Olma Macerası (Bir Zamanlar Hollywood)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 2 Ocak 2020, Perşembe - 10:57   Okunma Sayısı:

2019’un hiç kuşku yok ki: en çok merak edilen filmlerinden birisi de Quentin Tarantino’nun yönetmenliğini ve senaryosunu üslendiği, Brad Pitt, Leonardo Di Caprio ve Margot Robbie’nin baş rollerde oynadıkları Once Upon a Time İn Hollywood “Bir Zamanlar Hollywood’da” idi ve  aynı zamanda yönetmenin dokuzuncu filmiydi.  Film gerek oyuncu kadrosu gerekse de Quentin Tarantino’nun filmin Cannes’teki gösteriminden sonra “Kariyerimde bir film daha çekeceğim ve sinema filmi çekmeyi bırakacağım “  şeklindeki açıklamasından dolayı daha çok merak edilmeye başlanmıştı.

Yakın bir zamanda değerli bir arkadaşımızla bu çok merak ettiğim çalışmayı izlemeye koyulduk. Sinemadaki az bir kalabalık vardı ve yaşıtlarımız çoğunluktaydı. Filmi izleyenlerin çoğu da ya Pitt, Di Caprio ve Robbie hayranları, ya da film izleyelim sinemada vaktimiz geçsin diye düşünenlerdi.

Hepsi de gerçek karakterlere atıf yapılan söz konusu filmi iki ana karakter ve onların ekseninde gelişen iki bölüm üzerinden değerlendirmek daha doğru olacaktır. Di Caprio’un canlandırdığı  Rick Dalton  ve dublörü olan  Cliff Booth(Pitt).

Rick alkolik ve kariyeri istediği gibi gitmeyen biri. Cliff de Rick’in yakın arkadaşı ve kötü gün dostu. Filmde de bu dostluğa vurgular var. Ancak Cliff’in kariyeri de kankası Rick’ten çok farklı değil.  Filmin devamı ise ikinci bölümde şekilleniyor. Baş karakterlerimiz  kendileri gibi şöhrete kavuşmak isteyen Sharon Tate(Robbie)  ve o günlerde yeni yeni tanımaya başlanan Roman Polanski'yle tanışmalarıyla film bambaşka bir boyuta varıyor.

Buradan sonra peş peşe yaşanan gelişmeleri biraz da yönetmenin alternatif bir yorumla değerlendirdiğini görmekteyiz. Burada bir örnek vermek istersek; dövüş sanatlarında sembol ve popüler bir isim olan Bruce Lee’nin dövülme sahnesi izleyiciye “Koskoca Bruce Lee’yi de dövmüşler. Vay vay. ” cinsinden bir tepkiye sebebiyet veriyor. En azından arkadaşım böyle bir tepki vermişti.

Filmdeki diğer bir alternatif yorum örneği de; Charles Manson ve çetesinin Sharon Tate ve Roman Polanski’nin evi yerine Rick Dalton’ın evine girmeye karar vermeleri.  Filme konu olan 1969’da  Charles Manson ve çetesinin  cinayetleri o sene büyük gündem oluşturuyor. Müzik kariyeri yapmaya çalışan Charles Manson da  bu kariyerinde başarısız olunca yapımcısı tarafından aşağılanır ve bu gelişme üzerine, intikamcı bir yaklaşıma kayan Manson da  çözümü, “domuz” dediği zengin ve başarılı insanları öldürmekte bulur. Charles Manson ve çetesinin  cinayetleri arasında hem en çok bilineni, hem de en korkuncu Sharon Tate’in öldürülmesi oluyor. Tabi; filmi henüz izleyemeyenler için bir ipucu verelim, o süreçte yaşananlar tamamıyla Tarantino’nun alternatif yorumuyla anlatılıyor.

Tarantino sinemasında absürt öğeler çoktur, dram ve mizah yer değiştirir. Once Upon a Time İn Hollywood Tarantinosal anlayışın bolca örneğinin sunulduğu bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin; filimde hippilerle inceden dalgasını  geçen yönetmen dalga geçişini absürt öğelerle anlatmıştır.

Tarantino sinemasının bir diğer özelliği de dikkatleri çeken unsurların yer almasıdır. Film içinde Hollywood kültürüne bolca atıfta bulunulmaktadır. Örneğin; Cliff Booth’un kimi sahnelerinde bu atıfları fark ediyoruz. Bununla birlikte zaman zaman Tarantino sinemasından farklı sahneler de barındıran bir yapıya sahne olması filmi ilginç kılan bir diğer faktör olarak karşımıza çıkmakta.

Tarantino’nun Hollywood tarihine farklı bir gözle baktığı Bir Zamanlar Hollywood üst düzey sinematografisi ve oyunculuklarıyla akıllarda kalıcı bir eser. Ancak yönetmenin sinema tarihine mal olan filmlerin( Ucuz Roman, Jackie Brown, Kil Bill) ardından geliyor olması da; bu önemli filmin bir talihsizliği olsa gerek!  Yine de; usta işi bir yorumla karşı karşıya olduğumuzu belirtelim.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam