Aspirinlerin Kulanınım Alanları
Değerli okurlarım aspirinleri kimler kulanmmalıdır;
-Aspirine karşı hassasiyetleri olanlar,
-Doğumsal ve edinsel(sonradan gelişen Kanama sorunu olan hastalar(hemofili hastaları, von willebrand hastalığı gibi)
-Hemolitik anemi(Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz eksikliği gibi)
-Gut ve böbrek hastalığı olanlar,
-Mide ve bağırsak sorunları olanlar(ülser, helikobakter pylori enfeksiyonu gibi),
-Kulak problemleri(çınlama, sağırlık gibi),
-Aspirin direnci olanlar(Kadınlarda aspirin direnci daha fazla görülür),
-Gebelerde kullanım güvenliği kanıtlanmadığından önerilmez. Süt veren anneler de kullanmamalıdır.
-Çocuklarda aspirin kawasaki, akut romatizmal ateş, poststreptokoksik reaktif artrit, inme gibi hastalıklar dışında kullanılmamalıdır. Çünkü aspirine bağlı ölümcül olan Reye sendromu oldukça nadir görülen, beyni ve karaciğeri etkileyebilen ciddi bir hastalıktır. Genelde grip ve nezle geçiren çocuklarda aspirin kullanılmasına bağlı olarak görülür. Reye sendromu virüssel rahatsızlıklardan sonra 1 gün ile 2 hafta arasında başlar. Neden olan virüssel hastalık bulaşıcıdır, fakat reye sendromu bulaşıcı değildir. Pek çok vakada bulgular hafiftir ve teşhis edilemeyebilir; bazılarında ise bulgular ağırdır ve yoğun tedavi gerekir.
Grip veya nezle geçiren bir çocuk çok sık kusuyorsa, akli dengesinde, bilincinde veya davranışlarında değişiklik varsa, ensefalit ya da reye sendromu düşünülmelidir. İnfluenza ve suçiçeği enfeksiyonu geçiren çocuklarda asipirin kullanılırsa reye sendromu gelişme riski %90’a çıkar. Yine influenza ve suçiçeği aşısı yapılan çocuklarda da ateş düşürücü tedavi için aspirin kullanılmamalıdır.
Reye sendromu sıklıkla 4-14 yaş arası çocukları etkiler. Genelde sonbahar ve kış aylarında grip ve nezle salgınlarından sonra gelişir. Belirtiler fark edilemeyecek kadar hafif olabilir. Buna rağmen nadiren de olsa Reye sendromunun birkaç saat içinde ölüme neden olduğu vakalar bildirilmiştir.
Reye sendromunun belirtileri neredeyse her zaman virüssel bir hastalığı takiben başlar. Genelde ateş yoktur. En sık görülen belirtiler çok sık kusma, yorgunluk, uykusuzluk, uykuya eğilim, ishal, hızlı nefes alma, huzursuzluk, agresif(sinirli) davranışlardır. İleri evrelerde bilinçte kapanma, nöbet, kas zayıflığı, görme, işitme ve konuşma bozukluğu görülür.
Burada bir uyarıda bulunalım: reye sendromlularda aspirin veya salisilat ailesinden diğer ilaçlar, su çiçeği, nezle, grip veya diğer virüssel hastalıkları tedavi etmede kullanılmamalıdır. Reçetesiz satılan birçok ilaç salisilatlar içerir, bundan dolayı ilacın etiketi okunmalı ve alınmamalıdır. Genelde, aspirin (salisilatlar) belli koşullar için doktor tavsiyesi haricinde gençlerde veya çocuklarda kullanılmamalıdır.
Reye sendromlu çocuklar çoğunlukla hastanede tedavi edilir. Ciddi şekilde hasta olanlar ise yoğun bakımda tedavi edilir.
Tedavi destekleyicidir, çünkü ilacı yoktur. Sağlık çalışanları çocuğun bol su içtiğinden ve elektrolit dengesinin korunduğundan emin olmalıdır. Hastanın besin alımı ve kardiyorespiratuvar (dolaşım-solunum) durumuna bakılmalıdır. Elektrolitler, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarına bakmak için kan testi yapılmalı, beyindeki ödemi değerlendirmek için MR(magnetik rezonans) görüntüleme yapılmalıdır.
Mekanik ventilasyon (solunum makinesi) eğer solunum çok yavaşsa gerekli olabilir. İntrakraniyal basınç (beynin içinde sıvı basıncı) ve kan basıncı incelenebilir. Çocuğun glukoz metabolizmasını artırmak için küçük miktarlarda insülin, beyindeki şişliği indirmek için kortikosteroidler ve fazla sıvıdan kurtulmak için diüretikler verilebilir. Eğer kasılma nöbetleri varsa nöbet ilaçları kullanılır.
Reye sendromlu çocukların iyileşme oranında gelişme vardır. Erken teşhis ve daha iyi tedaviler sayesinde hayatta kalma oranı neredeyse %80’e ulaşmıştır. Durum ne kadar erken belirlenirse hayatta kalma şansı da o kadar yüksektir. Sendromun ilerleyen aşamalarında teşhis konulan çocuklarda beyin hasarı ve engellilik görülebilir.
Aspirinleri astma, nazal polip veya nazal allerjisi olanlarda dikkatle kullanılmalıdır. Yine; karaciğer harabiyeti olanlarda, ayrıca cerrahi müdahale geçirecek kişilerde dikkatle kullanılmalıdır.