SON DAKİKA
reklam
reklam

Bunları anlayamıyoruz

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 17 Nisan 2017, Pazartesi - 10:00   Okunma Sayısı:

Anlamakta ve açıklamakta zorlandığımız şeyler oluyor ülkemizde. Toplu katliam, bombalı araç saldırıları ve suikastler... Öldürmeler, önceden oluklu demirden çıkan ve tek tek atılan bir mermiyle

gerçekleştiriliyordu. Bu standart şekil artık çağın icaplarına ayak uydurarak, seri ateş eden silahlarla yapılmaya ve hatta daha çok cana mal olması için canlı bomba, bombalı araç veya belirli yerlere tahrip kalıpları yerleştirilmek suretiyle ifa edilmektedir.

Rusya’nın bakışı

Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, 21 Ekim tarihinde düzenlenen basın toplantısında, ABD’nin Rusya’nın Suriye’deki saldırılarına nasıl karşı konulabileceği ile

ilgili konuyu Avrupalı ortaklarıyla görüştüğünü bildirmişti. Josh Earnest, bu bağlamda Rusya’ya karşı

yeni yaptırımların uygulanmasının de ele alındığını

belirtmişti.

Bu açıklama üzerine Rusya’nın BM temsilcisi Vitaliy

Çurkin, Rusya ve ABD arasındaki ilişkilerin,

1973 yılı Yakın Doğu savaşlarından bu yana en koÅNtü

seviyede olduğunu söylemişti. ABD ile NATO’nun

daha önce Sovyetler Birliği’ne bağlı olan Doğu Avrupa

ülkelerini NATO üyesi yaparak kendi güvenliklerini

kurduklarını, Rusya ve ABD arasında halen

Suriye meselesinde olduğu gibi “ciddi anlaşmazlıklar”

olmasına rağmen iki ülkenin birlikte çalışmaya

devam ettiğini belirtmişti.

Rus RİA Novosti haber ajansının bildirdiğine

göre; saygı temelinde oluşan eksikliğinin siyasi konuların

derin şekilde goÅNrüşülmemesinden kaynaklandığını

kaydeden Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı

Sergey Ryabkov, “ABD’nin uydurma ve birçok açıdan

anlamsız gerekçelerden dolayı yaptırım listesini genişletmesi

halinde başka bir güc dengesinin oluşmasını

sağlayacak karşılık verme yolunu bulacağız. Bu

denge ABD’nin lehine olmayacak” demiştir.

ABD’nin bakışı

IŞİD karşıtı koalisyonda görevli ABD’li Komutanı

Albay John Dorrian ise Irak topraklarında bulunan

Türk askerinin koalisyon güclerine dahil olmadığını

söyleyip “Türk ordusu izinle gelmemiştir ve illegaldir”

demişti. Dorrian daha sonra verdiği demeçte bu açıklamayı

yalanlamıştı.

Son olarak da ABD Dışişleri Bakanlığı SoÅNzcüsü

Mark Toner, “Irak’ta yapılması planlanan operasyonlar

Irak hükümeti önderliğinde olacak. Türk askerinin

bu operasyonlarda yer alıp almayacağıysa Irak yönetimine

bağlı” demişti. ABD; Türkiye’nin Musul’daki askeri

varlığı için topu Irak’a atıyor, Başika’daki durum

için “Irak’taki askeri eylemler Irak hükümetinin rızasıyla

olmalı” diyordu.

Türkiye’nin düşünceleri

Buraya kadar Batılı dostlarımızın (!) söylemlerini

anlatmaya çalıştım. Hepsinin ortak düşüncesi IŞİD’i

temizlemekten ziyade zenginlik kaynağı topraklardan

bir parsel olsun kapabilmek… “Nerede çokluk” anlayışıyla

Suriye ve Irak’ta sorunlara coÅNzüm bulunamayacağı

ortadadır.

Türk hükümeti, müşterek harekât için PYD’nin

kullanılmasına karşı… ABD’li korgeneral ise PYD’nin

kullanılması yoÅNnünde ısrarlı. Cumhurbaşkanı Erdoğan,

ABB Başkanı ile yaptığı telefon goÅNrüşmesinde

bu konuyu dile getirdiğini belirtiyor. Obama’nın ne dediğini

bilmiyoruz.

ABD, “tamam, PYD’yi katmıyoruz” der; ama yine

kullanabilir.

Büyük müttefikimiz topraklarımızın içinde gece

helikopter uçuşlarıyla Gabar Dağı’nda bile teröristlere

yardım malzemesi atmıyor muydu? Bildiğimiz halde

ne yapabildik? Kaldı ki, sınırlarımızın dışında üstelik

cephede böyle bir uygulama olursa bunu kim izleyecek,

kim denetleyecek, kim tespit edecek? Ve karşılığında

ne yapılacak?

ABD ve terör

Terör oÅNrgütü IŞİD büyük oÅNlcüde zayiat vermiştir.

Bir terör oÅNrgütü için kritik olan husus, temininde güclük

çekilen insandır. Zayiattan kurtulmak ve daha az

risk altına girmek amacıyla İnsansız hava araçları

gibi dragon ve uzaktan komutalı yer araçlarıyla da

saldırı düzenleyebilir.

Evet, şehitler veriyorduk, yaralılarımız oluyordu.

Yerel kaynaklar ve IŞİD medyası, ABD’nin oÅNncülük

ettiği IŞİD karşıtı koalisyon uçaklarının yanlışlıkla

Suriye’nin Tabka şehrindeki YPG güdümlü SDG (Suriye

Demokratik Gücleri)’nin iki ayrı mevziini vurduğu

haberini vermiştir. Hava bombardımanının akabinde

18 terörist yaşamını yitirmiştir.

Alıştığımız ve bildiğimiz bir şey var. ABD, gerek

tatbikatlarda gerekse hava bombardımanlarında yanlışlıklar

(!) yapabiliyor.

1. ABD savaş uçakları 1 ay önce de IŞİD’e

karşı savaşan muhalifleri Mare’de yanlışlıkla

vurmuştu,

2. ABD’li yetkililer, son olayın aslında harekât

sahasında bulunan dost unsurların hedef

bildirimlerinin esas alınmasıyla ortaya çıktığını

belirtmişlerdir,

3. Daha öncelere gidersek; 1992’de Ege Denizi’nde

yapılan NATO Kararlılık Gösterisi

-92 Tatbikatında Saratoga uçak gemisinden atılan

2 adet Sea Sparrow füzesiyle Muavenet gemimizi

vurmuştu.

Bütün bunlar güce sahip olan bir devletin istediği

her hususu istediği yer ve zamanda yapabileceği kanaatini

kuvvetlendirmektedir. Evet, risk faktoÅNrü her

zaman vardır ve beklenen bir şeydir.

I. Dünya Savaşı yılları bugün yaşadıklarımızın sayısız

örnekleriyle doludur. Katar bizi seviyor olabilir,

Suudi Arabistan yüzümüze gülüyor olabilir; ama sınır

komşularımız Arap ülkelerinin bizi pek de sevmedikleri

ortadadır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam