SON DAKİKA
reklam
reklam

İran-ABD gerilimi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 11 Ocak 2020, Cumartesi - 12:12   Okunma Sayısı:

Bugün İran ve Irak’ın yaptığı mahalle hamamında kurna kavgasıdır. Bunu daha önce de gördük. Nükleer tesis ve faaliyetlerinin denetimi konusunda Batı’nın isteklerini yerine getirmeyen ve yüksek perdeden demeçlerle öfkeleri üzerine çeken İran, ABD’nin sıkıştırma ve dayatmalarına maruz kalınca kanat kırarak hizaya giriyor, Türkiye’yi yanına çekmeye çalışıyordu.

General Kasım Süleymani’nin Irak’ta Amerikan roketiyle vurulmasının ardından Irak toprakları yeniden acılara boğuldu. Vekâlet savaşlarının en yoğun görüldüğü bu topraklar yeni gelişmelere de gebedir. Her iki ülke de birbirlerine karşı duydukları husumeti ve cezalandırma yöntemlerini kendi topraklarında uygulamıyorlar. Peki, bundan sonra ne olacak?

İran
İran’ın büyük şehirlerinde gösteri yürüyüşleri, miting ve toplantılar yapılacak, ABD
tel’in edilecektir.
Her zaman olduğu gibi mağduru oynayacak ve Türkiye’yi yanına çekmek isteyecektir.
Terör örgütleriyle daha sıkı pazarlık ve işbirliği yapacak, riski az olan Amerikan
hedeflerine sabotajlar düzenleyecektir.
İranlı yetkililerin açıklamalarında, “İntikamımız geniş bir coğrafyada, zaman içinde ve
belirleyici etkilerle olacaktır." sözleri yer almıştır. Bu da ilk günlerdeki fevri çıkışların biraz törpülendiğini, daha itidalli davranılacağını göstermektedir.
İran’ın ABD’ye karşı tepkilerinin eyleme dönüşüp dönüşmemesi o kadar önemli
olmasa da bölge ülkeleri kaygılarını muhafaza etmektedirler. Gerek ABD’nin gerekse İran’ın fanatik bir kişi veya grubunun yapabileceği kontrolsüz bir hareketin geniş bir alanı kavga içine çekeceği düşünülebilir.
İran, petrol naklinde Hürmüz Boğazı üzerinde tedbirler alacağını ima etmiştir. Oysa Basra Körfezi şu anda Amerikan donanmasının kontrolünde olup İngiltere de Hürmüz Boğazı’na iki harp gemisi göndermiştir.

ABD
Saddam rejimini devirmek için 2003 yılında Irak'ı işgal eden ABD ordusu, "ülkede güvenliği sağlamak, Iraklı güvenlik güçlerini eğitip donatmak, terör örgütü DEAŞ ile mücadele ve ardından son olarak İran'ı gözetleme" gibi gerekçelerle halen bu ülkede varlığını sürdürmektedir
ABD, 2003'ten bu yana sadece 2011-2014'teki 3 yıllık çekilmenin dışında ülkenin farklı bölgelerindeki 9 askeri üssü ve 5 bin 200 askeriyle Irak'ta konuşlanmış durumdadır. Terör örgütü DEAŞ'ın Aralık 2017'de Irak'tan tamamen temizlenmesinin ardından ABD ve İran arasındaki "askeri nüfuzdan" kaynaklı gerilim de yavaş yavaş tırmanmaya başlamıştı.
Kıta Amerikası olayların çok uzağındadır. Ancak ABD’nin Arap ülkelerinin çoğunda askeri ve tesisi bulunmaktadır. Amerikalı yetkililer, Katar ve Kuveyt’teki ABD üslerinin İran’ın bölgedeki uyuyan hücreleri tarafından hedef alınabileceğini belirtmişlerdir. Yetkililer ayrıca, İran'ın bazı füzelerini, Irak’taki ABD üssüne yakın bölgeye çektiğini söylemişlerdir.
Her iki ülkenin basını olayları abartılı şekilde vermekte ve yangına adeta benzin taşımaktadırlar. ABD’nin bölgeye yeniden harp gemileri, kara birlikleri ve Patriot füzeleri gönderdiği bilinmektedir. Bu gelen takviye unsurlar ise tabii ki yine Irak topraklarında konuşlandırılacaktır.
ABD, öncelikle çatışmaya girmeksizin bir müddet İranlı yöneticileri itibarsızlaştırma çalışmalarını yürütecek, gerek Irak gerekse çevre üslerden İran’a yönelik tedbir ve harekât planlarını gözden geçirecektir. En önemli konu ise siber saldırılarla İran’ın mali durumunu çökertecektir.
Amerikan tehditleri
Başkan Trump’ın İran’a ait 52 stratejik hedefin tespit edildiğini ve en küçük saldırı halinde bunların imha edileceğini belirtmiştir. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı tehdide devam ederek İran'ın herhangi bir ABD üssüne saldırması durumunda en yeni silahlarını İran'ı vurmak için göndereceğini ve İranlıları daha önce hiç olmadığı kadar sert bir biçimde vuracağını belirtmiştir.
İkinci tehdit paylaşımında ise ABD Başkanı, "Amerika Birleşik Devletleri askeri ekipmanlar için 2 trilyon dolar harcadı. Biz dünyanın en büyüğü ve en iyisiyiz. İran bir Amerikan üssüne ya da bir Amerikalıya saldırırsa, bu yeni ve güzel ekipmanlardan bazılarını tereddüt etmeden onlara göndeririz" demiştir...

Sonuçları İran için ağır olabilecek bir Amerikan saldırısı, tüm Orta Doğu’nun askeri ve siyasi dengelerini etkileyebilecek; ama tüm dünyanın iktisadi durumunu da daha fazla etkileyebilecek sonuçlar doğuracaktır.
Böyle bir senaryo umarım gerçekleşmez. Türkiye’yi doğrudan ilgilendirecek yanı ise Kürecik radarının bir İran füzesiyle saldırıya uğratılması ve İran’dan sığınmacıların ülkemize akın etmesi şeklinde cereyan edecektir.

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam