SON DAKİKA
reklam
reklam

Batı’nın heyecanı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 17 Ocak 2020, Cuma - 10:43   Okunma Sayısı:

 

    Libya’da 2011 yılında Muammer Kaddafi’nin devrilip öldürülmesinden sonra ülkede iki ayrı yönetim baş göstermiştir. Bu yönetimlerden birisi Türkiye’nin desteklediği Serrac liderliğindeki hükümet olup Libya’nın batısında yer almakta, diğer büyük bölümü ise Libya’nın doğusu başta olmak üzere Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’nun kontrolünde bulunmaktadır.

    General Hafter; Rusya, Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa tarafından destekleniyor. Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni ise Türkiye dışındaki destekçiler Katar ve İtalya desteklemektedir.

 

Dört ülkenin yaptığı ön toplantıdan

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, İtalya, Fransa, İngiltere ve Almanya'nın Dışişleri Bakanları ile Brüksel’deki görüşmenin ardından basın toplantısı düzenlemiştir. Bu toplantıdan çıkan sonuçları Borrell şöyle açıklamıştır:

  • Libya ve İran’daki gelişmelerden endişe duyulmaktadır,
  • Bu ülkeye dış müdahalelerin durumu kötüleştireceği değerlendirilmektedir,
  • Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından 2011’de Libya’ya karşı

alınan silah ambargosu kararının tam olarak uygulanması gerekmektedir.

  • Libya’daki gelişmelere ilişkin Türk yetkililerle iletişim halinde olduklarını belirten

Borrell, "Son zamanlarda 'artan dış müdahale' derken, Türkiye’nin Libya'ya asker göndermesine işaret ettiğim çok açık. Bunu kabul etmiyoruz ve Libya’ya ilişkin endişelerimizi artırıyor." değerlendirmesinde bulunmuştur.

 

Bildiri yayımlandı

İtalya, Fransa, İngiltere ve Almanya’nın Dışişleri Bakanlarının görüşmesinin ardından yayımlanan ortak bildiride, "Libya sorunu askeri yollardan çözülemez ve çatışmaların uzaması, sivillere daha fazla acı getirecek, ayrılıkları derinleştirecek, bölünme riskini artıracak, bölgede istikrarsızlığı yayacak ve terör tehlikesini alevlendirecektir. Bu nedenle düşmanlıkların sona erdirilmesi hayati önemdedir." ifadelerine yer verilmiştir.

Libya’ya dış müdahalelerin krizi tetiklediğine işaret edildikten sonra "Çatışmaları artırabilecek anlaşma imzalamak gibi tek taraflı adımlardan ya da Libya halkının ve Avrupa çıkarlarının aleyhinde dış müdahaleye yol açabilecek eylemlerden kaçınılmasının gerekliliğine değinilmiştir." ifadesine yer verilmiştir.

 

Libya yerine AB’de yapılan toplantı

Brüksel’de gerçekleştirilen görüşmede bir araya gelen AB liderleri, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanı Fayiz es Serrac’ı Türkiye ile imzaladığı askeri destek ve deniz yetki alanı anlaşmaları nedeniyle uyarmıştır. Serrac, Brüksel’de Avrupa Birliği (AB) liderleri ve Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile bir araya gelmiş, görüşmenin ardından AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Serrac’a “askeri çözüm olmayacağını” söylediğini açıklamıştır.

Almanya Dışişleri Bakanı Maas ise Libya’nın Suriye’ye dönüşmesinin engellenmesi gerektiğini, Libya’nın vekâlet savaşlarına sahne olmaması için gayret edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Libya, ikinci bir Suriye olamaz. Bu nedenle hızla siyasi sürece girilmeli” demiştir.

Türkiye’ye bir uyarı

AB liderleri, Brüksel’de görüştükleri Serrac’a Türkiye ile Doğu Akdeniz konusunda imzaladığı münhasır bölge anlaşması nedeniyle de uyarıda bulunmuşlar, AB Konseyi Başkanı Michel, Libyalı lidere, bu mutabakatın herhangi bir hukuki temeli olmadığını, Libya-Türkiye anlaşmasının, “üçüncü tarafların egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne uymadığını” belirtmiştir.

 

Libya'nın Birleşmiş Milletler

    Temsilci Hassan Salame yaptığı açıklamada, "Libya'daki bütün ülkeler Libya'dan çıksın" demiş ve olayı BM platformundan dünyaya duyurmaya çalışmıştır. Libya’ya silah ambargosuna rağmen bölgede binlerce silah taciri olduğunu ve silahların Libyalılara satıldığını açıklayan Salame’nin sözlerini aktaran Washington Post gazetesi,

    “Salame, Libya’da şu an yeteri kadar silah ve silah taciri olduğunu söyleyerek her iki tarafı da destekleyen bütün ülkeleri ‘Libya kabusundan çıkmalılar’ diye uyarmış, buna Libya tezkeresi çıkaran Türkiye de dahildir”  şeklinde okurlarına duyurmuştur.

   Türkiye, yayılmacı bir güç değildir ve yayılmacı amaç gütmez. Türkiye, Afganistan ve Kosova harekâtlarının içinde olmuştur. Libya’da da olacaktır. Batılılar da tenkitlerine devam edecektir.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam