İki kangal köpeği ölesiye kapıştırılmış. Etrafı insanlar çevirmiş, çocuklar da var. Hayvanlar kan içinde. İki canlının birbirini öldürmesi bahis konusu olmuş. Neyse ki, jandarma baskın yapmış ve yakalamış, zanlıları…
Haberlerde bir yabani dağ keçisi… Avcı vurmuş, yarası muhtemelen boyun ve göğüs bölgesinde. Avcılardan kaçan hayvan insanlara sığınmış. Onlar da yaralı yerlerine tampon yaparak veterinere götürmüşler. Yavru keçi ürkek gözlerle etrafına bakıyor.
Kadına karşı vahşet, hayvana karşı vahşet, bitki ve ağaçlara karşı vahşet… Bitkiye nasıl olur demeyin. Yazın Bostancı-Kartal arasında deniz kıyısı alanlar ağaçlıklı yollarla insanlara güzellik sunar. Mangalı ve eti kapan buralara gelir, bir ağacın altında mangal kömürünü yakar. Ağaç dumana boğulur Daha yazın ortasına gelmeden bahar ayında yaprakları sararır ve kurur.
BBC Türkçe haberler
Avustralya’nın güneyinde aşırı sıcaklık ve kuraklık nedeniyle binlerce devenin helikopterlerden ateş açılması yoluyla itlaf edileceği yönündeki haberleri okuyunca kahroldum. Develer, esasen 19’uncu yy’da İngiltere’nin sömürgeleri olan Hindistan, Afganistan ve diğer Orta Doğu ülkelerinden gelip buraya yerleşenlerle getirilmişlerdir.
Yani bu hayvanlar Avustralya'nın doğal hayvan nüfusu arasında değildir. Şimdi ise, Avustralya’nın orta kesimlerinde deve sayısının yüz binleri bulduğu tahmin edilmekteymiş. Kıtanın doğu ve güney kısımlarını etkileyen ve 2019 Eylül ayından beri süregelen yangınlarda “develer” suçlu bulunmuş. Bu suçlamanın yanı sıra bakın develere daha hangi suçlamalar yöneltilmiş:
*Çitleri yıkmak,
*Tarım araçlarına ve yerleşim alanlarına zarar vermek,
*İnsanların ihtiyacı olan suyu tüketmek,
*Ayrıca develerin sindirim ve boşaltım sistemlerinde üretilen metan gazının sera gazlarından biri olmak ve iklim değişikliğine sebep gösterilmek…
Beş gün süreli itlâf kararı, Güney Avustralya eyaletinde yaşayan yerli Aborjinlerin, yerleşim alanlarını ve binalarını yabani develerin yıkıma uğratması şikâyetleri üzerine alınmış. İtlâfa bazı yabani atların da dahil edileceği, içecek su arayan develerin bölge insanlarına, bu insanların besledikleri hayvanlara ve mevcut altyapıya zarar verdiği, deve nüfusunun acilen kontrol altına alınması gerektiği belirtilmiş.
Hatta Kanyapi yerleşim bölgesinde yaşayan Marita Baker, "Develer sokaklarda dolaşıp su arıyor. Çocuklarımızın güvenliğinden endişe ediyoruz" demiş. Kıtada yüzbinlerce deveden söz edildiğine göre bu itlâfın ardı arkası kesilmeyecek demektir.
** ** **
Nedir bu hayvanların insanlardan çektiği? Binlerce deve yakalanıp Müslüman ülkelere verilse hac zamanlarında kurban olarak kullanılsa ve yoksul Müslüman Afrikalıların midesine girse daha iyi olmaz mı? Hayvan sayısını azaltmak da beş gün sürmesin beş ay sürsün, ne çıkar bundan?
Dünyanın en güç işi, bir şeyin nasıl yapılacağını
bilirken, başka birinin
nasıl yapamadığını ses çıkarmadan izlemektir.
(Juspe Kunde)
Gelelim kıtadaki yangınlara: Avustralya’da 2019 Eylül ayından beri devam eden yangınlarda bugüne dek en az 25 kişi hayatını kaybetmiş, 2000 konut ve 8 milyon hektar orman yanmış. Kıtanın doğu ve güney kesimlerini daha fazla etkileyen yangınlarda 480 milyon hayvanın da öldüğü tahmin ediliyormuş. Tanrı’nın bizlere emanet ettiği ve yeryüzünü bizlerle paylaşması için gönderdiği bu canlılara neden gereken hassasiyeti göstermiyoruz? Bunun vebali çok ağırdır? Bu bedeli kim ödeyecek? Veya sorumlulara kimler ödetecek?
Vizyon, başkalarına görünmeyeni görme sanatıdır.
(Jonathan Swift)