Tarihte SİHA saldırısı
Kayıtlara geçen ve ilk SİHA saldırısı olarak sınıflandırılabilecek saldırı, 1849’da Avusturya İmparatorluğu tarafından Venedik’e gerçekleştirildi. Avusturyalılar tarafından sıcak hava balonlarına bağlanan bombaların kentte patlaması hedefleniyordu. Bombaların bir kısmı hedefini tuttursa da, rüzgârın değişmesi sonucu bir kısmı da Avusturya askerlerinin üzerine düşmüştü.
Balonlarla bombardıman 1899’da, Lahey Barış Konferansı’nda imzalanan sözleşme ile yasadışı ilan edildi. Bu tür bir yasak, ilerleyen yıllarda gelişen uçak teknolojisine uygulanmadı. Sonraki yıllarda önce Sovyetler Birliği’ne karşı torpido atabilen insansız helikopterler geliştiren ABD ordusu, Vietnam Savaşı’yla birlikte insansız savaş uçaklarını test etmeye başladı.
Gelişen teknolojiyle birlikte SİHA’lar yaygınlaştı. Özellikle 2000’li yıllarda, savaş uçakları gibi uçak pistlerine ihtiyaç duymayan, daha uzun süreler havada kalabilen ve eski modellere göre daha ağır bombalar taşıyabilen SİHA’lar geliştirildi. Bugün onlarca ülkenin envanterinde SİHA bulunmaktadır.
Orduların SİHA’ları tercih etmesinin nedenleri:
- Savaşlarda pilot kaybının azaltılması,
- Savaş uçaklarının uçabileceğinden çok daha uzun süre havada kalma potansiyelinin
bulunması,
- Gelişmiş SİHA modellerinin otomatik olarak iniş ve kalkış yapabilmesi, otonom bir
şekilde uçabilmesi ve merkezle iletişiminin herhangi bir nedenle kesilmesi durumunda üsse kendiliğinden geri dönebilmesi.
Türk SİHA’larının özellikleri
1990’lı yıllarda Türkiye’nin envanterine kattığı ilk insansız hava araçları İsrail yapımı Heron ve ABD yapımı GNAT modelleriydi. 2000’li yıllarda GNAT’ın gelişmiş versiyonları olan Predator ve Repaer SİHA’larının Türkiye'ye satışına ABD Kongresi’nden izin çıkmaması üzerine Türkiye, kendi SİHA’larını geliştirme sürecini hızlandırdı. Bugünkü yerli SİHA’lar arasında Anka ve Bayraktar bulunmaktadır.
Bayraktar’ın üreticisi Baykar, 2015’te yaptığı açıklamada SİHA’nın 250 kilogram mühimmat taşıma kapasitesi olduğunu açıklamıştı. Diğer yerli SİHA olan Anka’nın 2016 itibariyle silah taşıma kapasitesi bulunmuyordu. Gözlem amacıyla kullanılan Anka’lara 2017 yılında ilk defa roket eklenmişti.
Her ikisi de TÜRKSAT uydularının kapsama alanında olan her yerde kullanılabilmektedir. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ)’nin geliştirdiği Anka, 200 kilograma kadar silah da taşıyabilecek hale getirilmiş olup her iki SİHA da Roketsan’ın geliştirdiği roketler kullanılabilmektedir.
Yerli SİHA’ların motor gibi kritik parçaları ise yurtdışından ithal edilmekte, yerli motor üretim çalışmaları devam ettirilmektedir. Bir de Vestel’in geliştirdiği Karayel adlı bir SİHA modeli üzerinde çalışılmaktadır.
SİHA kullanan ülkeler
SİHA kullanan ülkelerin sayısı her geçen yıl artış kaydetmektedir. ABD merkezli düşünce kuruluşu New America’nın verilerine göre 2014 yılı öncesinde yalnızca ABD ve İngiltere çatışmada SİHA kullanmışken 2016’dan itibaren Nijerya, Türkiye, Irak, İran, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Pakistan’ın SİHA’ları kullandığı görülmüştür.
Henüz bir çatışmada kullanmamış olsalar da İspanya, Fransa, İtalya, İsviçre, Yunanistan, İsveç, Belarus, Ukrayna, Gürcistan, Kazakistan, Güney Afrika Cumhuriyeti, Hindistan, Türkmenistan, Çin ve Tayvan’ın da SİHA’ları bulunmaktadır. Rusya, Avustralya ve Ürdün’ün de SİHA geliştirdiklerine veya satın almayı hedefledikleri ifade edilmiştir.
Vatandaşına karşı kullanan
New America’nın verilerine göre dünyada kendi vatandaşlarını SİHA ile öldüren ilk ülke ABD olmuş. ABD, El Kaide’nin İngilizce dergisi Inspire’ın editörü olan Suudi Arabistan doğumlu ABD vatandaşı Samir Khan’ı 30 Eylül 2011’de Yemen’de öldürerek kendi vatandaşını SİHA ile öldüren ilk ülke olarak tarihe geçmiştir.
2015 yılında ise İngiliz vatandaşları Mohammed Emwazi, Reyaad Khan ve Ruhul Amin Suriye’de Kraliyet Hava Kuvvetleri tarafından öldürülmüştür. Bu iki ülkenin dışında Pakistan, Taliban üyesi vatandaşlarına karşı; Irak, IŞİD üyesi vatandaşlarına karşı; Nijerya da Boko Haram üyesi vatandaşlarına karşı kendi toprakları içinde SİHA saldırıları düzenlemiştir.
İsrail ise Gazze’de "terörist" olduğunu öne sürdüğü Filistinlileri SİHA’larla vurmaktadır. Öldürülenlerin sıklıkla, çocukların da dahil olduğu siviller olması gerekçesiyle bu askeri politika eleştiri toplamaktadır.
Eleştiriler
SİHA'ların kullanımına hukuki, insani ve felsefi açılardan çeşitli eleştiriler getirilmektedir. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği, SİHA’larla insanların yargılanmadan hedef alınarak öldürülmesini ABD anayasası ve uluslararası hukuka aykırı olarak nitelemektedir.
Glasgow Üniversitesi'nde Uluslararası Hukuk Profesörü ve Birleşmiş Milletler'in İşkence Özel raportörü olan Nilse Melzer, Uluslararası Hukukta Hedef Alarak Öldürme adlı ödüllü kitabında bir kişinin hedef alınarak öldürülmesinin yasalara uyması için "insan hayatlarına yönelik hukuksuz bir saldırı gerçekleştirme tehdidi bulunan kişinin öldürülmesinden başka bir yol olmaması gerektiğini" söylemiştir.
Drone Teorisi kitabının yazarı Fransız felsefeci Grégoire Chamayou’yu alıntılayan Graham, SİHA saldırılarıyla ilgili "Daha önce hiçbir devirde şiddet uygulayan taraf kendisini tamamen görünmez ve şiddet ile yanıt verilemez kılmamıştı. SİHA kullanan biri için öldürürken ölmek imkânsız hale gelmiştir" diyor.
Yorumlama
Bugün Türkiye SİHA’ları üretmekte hatta talep halinde pazarlayabilmektedir. PKK terörü nedeniyle de kullanıldığı dikkate alınırsa yakında Batılılar tarafından Türkiye’ye yönelik bir itham söz konusu olacağı da değerlendirilebilir..