Erzurum’un Şenkaya ilçesi babamın ve ailesinin doğduğu, yetiştikleri topraklar. Bu nedenle; oraların bizim için özel bir yeri var. Bugün; güzel Anadolu’muzun cennet bir köşesini tanıtmak istiyorum. Şenkaya; Erzurum’un kuzeydoğusunda, yer alan Şenkaya Allahuekber dağlarının batı eteklerinde kurulmuştur. Doğu’da Selim, batıda Oltu, güneyde Kars- Sarıkamış güneybatıda Narman, Kuzeyinde Olur, kuzey doğuda Ardahan- Göle İlçeleri ile çevrilidir.
Şenkaya’nın iklimi karasal iklim ile Doğu Karadeniz ikliminin tesiri altındadır. Yaz ayları rakımı yüksek yaylalarda serin, vadi ve düzlüklerde ise sıcak geçmektedir. Doğu kesimleri Sarıçam ormanları ile kaplıdır. 2000-2500 rakımlı yaylalar, dağların etekleri ve orman boşluklarında verimli doğal çayır ve meralar mevcuttur. İlçe toplam arazisinin büyük bir kısmını mera ve yaylalar teşkil eder.
İlçe nüfusunun çoğu geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlamakta, özellikle köylerde küçük çaplı da olsa mera ve yayla besiciliği dikkat çekmektedir. Erzurum ilçeleri arasında eğitim düzeyi oldukça belirgin, çokça göç veren bir ilçe duruma gelen, burası özellikle Bardız Kilimi ile meşhur olmuştur.
Şenkaya’yı bugünlere taşıyan isim olan Hüseyin Köycü(D.T:1895- Ö.T: 1958), hayatı örnek alınması gereken bir kişiliktir. Babası din alimi ve halk ozanı Hıfzı Efendi, devrin ünlü ozanları olan Sümmani ve Şenliği ile aynı meclislerde bulunmuş önemli bir kişiydi. Daha 12 yaşına geldiğinde Kuran’ı hafzetmiş, Arapça ve Farsça’yı bilen, babası gibi şiirler yazan bir çocuktu. Bu arada tarih, coğrafya, edebi, içtimai ve iktisadi konularda kendini geliştirmesi için kitaplar getiriliyor, adeta özel bir öğrenim görüyordu. 17 yaşında yörenin en büyük köylerinden olan Örtülü Köyü’ne muhtar seçildi. ( 1912) .Buradan sonra yörede milli bilinci uyandırmak için caba sergiledi. Oltu’nun Rus işgalinden kurtarılması için caba sarf etti. 1919’da Cenubi Garbi Kafkas Cumhuriyeti kurucu üyesi, Oltu Milletvekili ve Meclis İdare Amiri seçildi. Aynı yıl Allahuekber Cephesi komutanlığı da Hüseyin Sırrı Efendi’ye verildi. Bu hükumetin İngilizler tarafından dağıtılmasından sonra Oltu Serbest Gençler Teşkilatı’nı kurdu ve başkanı oldu. İkinci Oltu şurası üyeliğine seçildi. 1920’de Oltu İslam Terakkiperver Cemiyeti’nin kurucusu ve umumi kâtibi oldu. Bu yıllarda Kâzım Karabekir Paşa’nın Kars’ta çıkardığı haftalık Varlık Dergisi’nde makaleler yazmaya başladı.
1920’de TBMM’de kurulması ve Atatürk’ün ışığının bütün yurdumuzu aydınlatmasından ve Anadolu’muzun düşman işgalinden kurtulmasından sonra o yöresini aydınlatmanın peşine düştü. İşe köylünün eğitiminden başladı ve bu yıllarda köye öğretmen getirip, gençleri eğitmek için hususi mektep kurdu. “Savaş bize toplu olarak bilgi dairesinde çalışmamızın gerekliliğini öğretti .” demişti. Bu gelişmeyi, köyde halka açık şirket ve kooperatif kurması takip etti.(1928) 1929 yılında Örtülü ve havalisine örnek olursam bu çalışmalar ülkemizin birçok yöresinde emsal teşkil eder diyerek, adına Sarı Karton Projesi dediği Kalkınma Planını kaleme aldı. 1930’lu yıllarda eğitici ve öğretici tiyatro eserleri yazıp sahneye koyarak çevre ilçelerde turne düzenliyordu. Evini vererek ortaokul açılması yönünde çalışmalara başlıyordu.